AKP davası ve Ergenekon

02.07.2008 04:49

Avni Özgürel

Tam da ‘Herhalde bu soruşturmadan bir şey çıkmayacak’ derken dün Türkiye’yi sarsan Ergenekon soruşturması kapsamında bir dizi operasyon gerçekleştirildi ve çok sayıda önemli isim gözaltına alındı. Bu gelişmenin tahliline geçmeden, kritik dönemeçteki AKP davasının olası sonuçları üzerinde kısaca durmak istiyorum.
Türkiye’nin sorunlarını demokratik yollardan çözmesi gerektiği düşüncesini laf olmaktan çıkarmanın yolu parlamenter sisteme dışarıdan her türlü müdahalenin önünü kapatmaktan geçiyor. Umalım, dileyelim ki AKP’nin karşı karşıya olduğu tablo bu süreçte son olur. Hedef; genel ahlaka ilişkin sınırlamalar dışında şiddeti davet ve teşvik etmemek kaydıyla, olağan ya da aykırı her düşüncenin kamuoyuna yansımasına, gerek siyaset sahasında gerekse sivil toplum hayatında serbestçe örgütlenmesine uygun bir zeminin sağlanması.
Geride bıraktığımız altı senenin bizi getirdiği noktada ne denli endişeli olursak olalım demokratikleşme ihtiyacının hem toplumun her tabakasında hissedilmesi, hem de siyaset katında kavranması bakımından yararlı olduğu kanısındayım. Sonuçta AKP kapatma kararına muhatap olsa dahi yaşananların Türkiye’yi demokrasi yokuşunda birkaç basamak yukarıya çıkaracağına inanıyorum.
Önümüzdeki döneme siyaset de bürokrasi de bu süreçten pay almış olarak girecek. Onca badireden sonra siyasetin, önünde sistemi demokratikleştirmekten başka yol olmadığını gördüğünden herhalde şüphe edilemez. Bu talebin yargı kıskacındaki AKP ve DTP’nin yanında MHP tarafından da seslendirilmesinin herhalde anlamı olmak icab eder.
Öte yandan gerek yargı gerekse askeri bürokrasi, bu süreçten yara alarak çıkıyor. Yakın geçmişte kimi komutanların darbe hazırlığı yaptıkları konusunda kamuoyuna yansıyan ve şüpheye yer bırakmayan bilgiler, silahlı kuvvetleri kendi bünyesinde bir sorgulamaya sevk edecek nitelikte. Keza Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere yargı kurumu da yaşanan süreçte büyük yara aldı.
Saygınlıkları konusunda herkesin hassas olduğu; ancak herkesten ziyade bu iki önemli kurumun itibarı üzerinde titremesi gereken sorumluluk mevkiindeki kişilerin, önümüzdeki dönemde, ister yüksek sesle dillendirsinler ister dillendirmesinler bir iç muhasebe yapacaklarını düşünüyorum.
* * *
Dün gerçekleşen operasyonla Ergenekon soruşturması bence ilk kez ve kısmen ciddiyet kazandı. ‘Kısmen’ kelimesini kullanmamın bir sebebi, bazı meslekdaşlarımızın gözaltına alınmış olması. Mutabık olmadıkları siyasi heyetlerin demokrasi dışı yollar da dahil herhangi bir şekilde iktidardan uzaklaştırılması konusunda, bunu gerçekleştirmeyi planlayan insanlardan daha heveskâr hatta kışkırtıcı gazeteciler olduğunu bilmez değilim. Ama o resmin Mustafa Balbay’a uymadığını da biliyorum. ‘Kısmi ciddiyet’ dememin bir diğer sebebi ise bu ölçekte bir soruşturma bu derece uzun zamana yayıldıktan sonra hâlâ ‘gecikmesinde sakınca bulunan hal’ gerekçesiyle baskın düzenlemek suretiyle bazı kişileri gözaltına alma ihtiyacı hissediliyor olması.
Bunun ötesinde, eski komutanların Genelkurmay’ın bilgisi dahilinde gözaltına alınmış olmasını, geçmişte emekli general Veli Küçük’ün tutuklanması vesileyle yazdığım gibi, silahlı kuvvetler tarafından muhtemel bazı homurdanmalar göze alınarak zımnen onaylanmış ‘ayıklama’ diye görmek gerektiğini düşünüyorum..
Sonuç doğursun doğurmasın, hatta açılacak davanın akıbeti ne olursa olsun, bu gözaltıların bir zırh delinmesi olduğunu görmek lazım. Emekli de olsalar Cumhuriyet tarihimizde ilk kez orgeneral rütbesinde ordu komutanlığı yapmış kişilerin darbe planlamak suçlamasıyla yargı önüne çıkarılıyor olması önemli. Türkiye’nin 1960 darbesi sonrası ilk darbe girişiminin lider kadrosunu affettiğini, o darbeyi destekleyen komutanları görmezden gelmek suretiyle bir sonraki teşebbüslerinden önce darbecilere basın toplantısı düzenleyerek tasarladıkları ihtilal hakkında bilgi verecek cüreti kazandırdığını; keza 12 Mart 1971 muhtırası öncesi aralarında kimi aydınların da yer aldığı destekçilerle birlikte darbe hazırlayan komutanlara soru sorulamadığını unutmamak lazım...

Radikal gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim