1. HABERLER

  2. HABER

  3. ’Aklıkarışıklar Toplumu’ Olmak İstenmiyorsa..
’Aklıkarışıklar Toplumu’ Olmak İstenmiyorsa..

’Aklıkarışıklar Toplumu’ Olmak İstenmiyorsa..

’Bütün ırk ve kavmiyetler, etnisiteler sünnetullah gereği var olduğuna göre, bunlardan herhangi birinin diğerleri üzerine hiçbir egemenlik, hâkimiyet iddiası ve nazariyesi geliştirilemez. Bu gerçeği reddedenler, ilahî fıtrata karşı çıkmak durumuna düşer.’

A+A-

 Selahaddin E. Çakırgil

’Aklıkarışıklar Toplumu’ Olmak İstenmiyorsa..

Geçen yıl, HT’nin ’Tarihin Arka Odası’ isimli bir tv. proğramında, ünlü rus yazarı Lev Tolstoy’la akraba olduğunu ve Tolstoy kelimesinin rusçada  Şişmangil mânâsına da geldiğini bile belirterek, ecdadı Rusya’da kalsaydı, kendisinin de bir prens olacağını söyleyen tarihçi İlber Ortaylı, ’birileri kendilerine kürd diyecek diye türklükten çıkmam..’ diyordu, 1 Nisan akşamı, bir başka tv. proğramında..

Ortaylı  ’Coğrafyayla kimlik edinilmez. (…) Türkiye bir memleketin adıdır. ’Türkler'in ülkesi’ demektir. Eskiden türkmen de denildiği için Anadolu'ya ’Türkmenya’ , ’Turkia’ veya ’Türkmenya’ diye 12.asrın İtalyanları ad koymuştur. Bu coğrafyadaki etnik grupların kendi kimliklerini, dillerini, kültürlerini yaşatmak haklarıdır. (…) Mühim mesele herkes kendi kimliğine sahib olur, kendi adını söyler, kendi dilini öğrenir, kendi kültürüne sahib olmaya çalışır. Fakat siz kalkıp da bu yüzden öbürünün kimliğini kaldırmasını isteyemezsiniz. Bu gülünç olur, mantık dışıdır bir kere..’ diyor ve sunucunun, 'Kendini kürd olarak ifade eden o zaman ne diyecek? Ben Türkiyeli kürdüm mü desin?’ sorusu üzerine ise, ’Türkiye'de yaşayıp 'ben türk değil kürd'üm' diyebilir, ne var bunda. Şimdi o kürd oldu diye ben türklükten mi çıkacağım. Öyle bir şey olabilir mi? (…)’  karşılığını veriyordu.

Bu sözlerinden bir kısmına bakıldığında, bir yanılmanın, İlber Hoca’ya da ârız olduğu anlaşılıyor. Çünkü, kürd denilince, türk etnisitesi reddediliyor gibi bir havaya kapılmış.. Halbuki, kimse, ’türk kavminden olduğunu gizlesin, saklasın’ demiyor.

Belki, denilmek istenen farklı bir şey.. Birileri nasıl ki, türk kavminden olduğunu söyleyebiliyorsa, başkaları da kendi kavmî kimliğini söyleyebilsin; ve hiç kimse de kavmî bir üstünlük, hâkimiyet, aşağılanma veya dışlanma duygusuna kapılmasın..

Ve Ortaylı gayet net olarak, ’Türkiye demek, türklerin ülkesi demektir..’  diyor.

Bir okuyucunun,  29 Mart 2013 tarihli yazıma, ’Bu ülkenin ismi neden Türkiye ise, milletinin adı da ondan türktür!’ başlığı altında gönderdiği itirazî yorumunda serdettiği,  -’kaotik düşünceler içinde olduğum’  gibi şahsî sataşmalarını ve suçlamalarını geçeyim-  ’Türk kavramını etnik kimliğe indirgemek isteyenler koalisyonunda kemalistler, kürtçüler, liberaller ve artık sözde İslamcılar omuz omuza verebiliyorlar. Türk milleti – 30’lu yıllar hariç- tatbikatta her zaman 'daraltılmış ümmet' anlamında kullanılmıştır.’ gibi, nicelerince de paylaşılabilecek görüşlere de bu çerçeve içinde bakmak gerekir. 

Bu görüşün sahibine göre, ’Bir ülke Türkiye ise, orada yaşıyanlara da türk denir’miş..

Bu mantıkla, o coğrafyada  başka kavimlere yer yoktur.

Eğer öyleyse, türk kavminden olmayıp da bu ülkede yaşayan ve türk kavminden olmayan diğer toplulukların ülkesi neresi olacaktır? Ve hele de onlar, küçücük gruplar halinde değil de, on milyonlar halinde yaşıyorsa.. İran, Irak, Anadolu ve Suriyede yaşıyan ve sayıları bugün 30 milyonu aşan kürd kavminden insanların hukukî statü açısından son yıllardaki bazı düzeltmelere rağmen, genel olarak kavim olmanın tabiî haklarından mahrum bırakılıp dışlanması ve ikinci sınıf vatandaşlar durumunda tutulması sürerken; kendi kavimlerinin isimlerini resmî ve ulusal öğünme vesilesi yapmaları ve yaşanan sosyal rahatsızlıklar ve kimlik talebiyle ilgili direnmeler, kendisine haklı ve mantıkî bir temel bulmuş olmuyor mu?

Hastalığın asıl kaynağı da bu mentalite çarpıklığında yatmaktadır, esasen..

Bu satırların sahibinin kürd kavminden olmadığını ve birkaç yüz yıl öncesi kim kimdir, pek belirlenemese bile, sanıyorum, türk kavmindendir. Ama, her ne olunursa olunsun, onu bir övünme ve üstünlük ya da bir yerinme ve aşağılık duygusu konusu olarak görmem. Daha derinlere gidersek, Hz.Âdem’in torunlarından olmak yetiyor. Hz. Âdem’in nesilleri arasında ırk, renk, kavim farklılığı gütmek ise, İslam açısından haramdır.

Bu gerekliliği anlamazlıktan gelenler taifesine İlber Hoca’nın da katılması tuhaf değil mi?

Tekrar edelim ki, İslam Milleti’nin unsurlarını teşkil eden müslüman kavim ve toplumların, ’bütün ırk ve kavmiyetler, etnisiteler, (sunnetullah) gereği var olduğuna göre, bunlardan herhangi birinin diğerleri üzerine hiçbir egemenlik, hâkimiyet iddiası ve nazariyesi geliştirilemez. Bu gerçeği reddedenler, ilahî fıtrat ve takdire karşı çıkmak durumuna düşer.’  idrakinde olması imanî bir gerekliliktir.

*

Ortaylı, ’Coğrafyayla kimlik tesbit edilmez’ diyor.

Hiç de öyle değil..

Bir defa, kendi kavmî adlarıyla anılan coğrafyalar değil de, bulunduğu coğrafyaya göre isim alan nice halklar da var yeryüzünde.. B. Amerika, Kanada, Meksika gibi Kuzey Amerika ülkelerinin halkları isimlerini coğrafyalarından almaktadırlar. Aynı şekilde hemen bütün Latin (Güney) Amerika ülkelerinin ve keza, hemen bütün Afrika ülkelerinin halkları da, hangi kavim veya ırktan olursa olsunlar, bulundukları coğrafyalardan almaktadırlar resmî vatandaşlık isimlerini..

Irak, Ürdün, Suriye, Filistin, Lübnan, Mısır, Sûdan, Somali, Libya, Tûnus, Cezair, Fas (Marokko, Mağrib) gibi ülkelerin halkları da büyük çapta arab kavminden oldukları halde, resmî vatandaşlık kimliklerini, bulundukları ülkenin coğrafî adından almaktadırlar.

Asya’da da, İran, Myanmar, Srilanka, Filipinler, Taiwan, Laos, Vietnam, Singapur, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerin vatandaşları da, resmî vatandaşlık kimliklerini kavimlerinden değil, bulundukları coğrafyaların isimlerinden almaktadırlar.

Ama, Ortaylı, örneklerini sadece Avrupa’dan aldığı için olmalı ki, 1648- Westfalia Andlaşması’na göre teşkil olunan ve dil birliğini esas alan ’ulus-devlet’  anlayışını temel ölçü kabul etmiş gözüküyor. Kaldı ki, Avrupa’da da, bütün ülkeler o durumda değil.. Hollanda / Niederland (alçak ülke), hangi kavimden alıyor ismini? Tersine, Hollanda halkı, resmî vatandaşlık ismini bulunduğu coğrafyadan alıyor. Belçika, Portekiz/ Portukal, Norway /(Norveç), vs. gibi ülkeler de halklarına, bulundukları coğrafyalara göre isim vermişlerdir.

Demek oluyor ki, dünyanın çok büyük bir bölümünde, mevcud devletler, isimlerini  kavimlerinden değil, bulundukları coğrafyalardan da almaktadır. Ama, bu gibi konular zihinlere bir kez düşünce, onun en kestirme tedavisi, zorbalıkla, kaba kuvvet ve silah yoluyla diğerlerini susturmak değil, mâkul taleblere mâkul ve âdilâne çözüm yolları bulmaktır. 

Yazının Devamı…

HABERE YORUM KAT