1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. MANİSA

  4. Akhisar'da Suriye Protestosu
Akhisarda Suriye Protestosu

Akhisar'da Suriye Protestosu

Akhisar'da Suriye'deki katliam protesto edildi.

A+A-
Akhisar Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu tarafından Cuma namazı sonrası Yeni Camii önünde Suriye'deki katliamı kınamak ve Mısır'da darbeye karşı Şehitler Cumasıyla dayanışmak için bir eylem gerçekleştirildi.Eylemin sunuculuğu Hüsamettin Yılmaz tarafından yapıldı..Memur-sen adına Rıza Bahar yaptığı konuşmada gerçekleşen katliamda İran hükümetinin de suçu olduğunu söyledi.Daha sonra Ensar Vakfı adına söz alan Ali Erkan Müslüman halklarla dayanışmanın imani bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.Özgür-der adına söz alan Ali Dal ise Buruç suresinden Ashab-ı Uhdud kıssasını okuyarak başladığı konuşmada hak batıl mücadelesinin sürdüğünü hatırlattıMuhammed el-Bilteci'nin kızı Esma'ya yazdığı mektubu Aziz Karaboğa tarafından okundu.Basın açıklamasını Akhisar Özgür-der'den Beyza Yılmaz okudu.
Son olarak gıyabi cenaze namazını  ve duayı Serkan Dursun okudu.
 
Eylemde “Suriye'de Katliam Sürüyor Sessiz Kalmak Suç Ortaklığıdır Katliamı Durdurun ”,“Mısır’da Darbecilerin Karşısında; Müslüman Kardeşlerimizin Yanındayız!”   pankartlarının açıldığı eylemde, “Ne Baas Ne ABD Yaşasın Özgür Suriye, Suriye’de Katliama Hayır, Dikdatör Beşar Esad Katliam Zulüm fesat, Baas Çöplüğe Esad Sehpaya, Katil Esad Bu Kan Denizinde Boğulacaksın, Sessiz Kalmak Baas’ın Zulmüne Ortak Olmaktır, Suriye İslami Direnişle Özgürleşecektir ve Suriye’de Katliama Sessiz Kalma”Darbeye Sessiz Kalanlar Bu Katliamın Suç Ortaklarıdır!” gibi dövizler taşındı.  “İslami Hareket Engellenemez!” “Şehitlerin Yolunu Sürdüreceğiz” “ Mısır’a,İhvan'a Direnişe Bin Selam!” “Uyan Diren Özgürleş"“Suriye Halkı Yalnız Değildir”;  “Seyyid Kutub el-Benna Selam Olsun İhvan’a” “Katil Amerika Ortadoğu’dan Defol!” ''Kahrolsun Amerikan emparyalizmi''vb sloganların atıldığı  eylem tekbirlerle sona erdi.
 
2013-08-23-14.02.43.jpg
 
2013-08-23-14.18.11.jpg
 
Basın Açıklaması:
 

Dünyanın Mısır’daki gelişmelere kilitlendiği bir süreçte, Esed rejiminin kimyasal gaz bombalarıyla can veren yüzlerce masum insan, gözleri bir kez daha Suriye’ye çevirdi. Baas rejiminin Salı  gecesi  03:30 civarında Şam’ın Doğu Ğuta, Cobar, Ain Tarma, Zamalkar, Batı Ğuta ve Muaddamiye bölgelerinde gerçekleştirdiği kimyasal gaz destekli katliamın acı sonuçları ve bilançosu giderek derinleşmektedir.

 

Katil rejim her zaman yaptığı gibi yine bunu kurgusal bir iddia olarak lanse ede dursun amatör kameralarla çekilerek sosyal paylaşım sitelerinde dolaşıma sokulan video ve görüntüler korkunç tabloyu ortaya koymaktadır. Muhaliflerin ve bağımsız kaynakların aktardığı ilk verilere göre iki bin civarında kardeşimiz bu vahşice saldırıdan etkilenerek can vermiş bulunmaktadır. Ve ilk belirlemelere göre üç binin üzerinde yaralıdan bahsedilmektedir.

 

Sosyal paylaşım sitelerine düşen ve bu vahşeti kısmen de olsa yansıtan görüntülere bakıldığında yüzlerce çocuk, kadın ve gencecik insanın sarin gazıyla can çekiştiği ve tıbbi müdahale imkanları olmadığından dolayı kısa süre sonrasında can verdiği anlaşılmaktadır. Üst üste yığılmış bu çocuk-genç-kadın bedenleri zorbaların gözü dönmüşlüğünü bir kez daha gözler önüne sererken daha toplumsal muhayyilede canlı olan Hama’yı, Halepçe’yi, Felluce’yi bir kez daha çağrıştırmaktadır. Suriye halkına nice vaatlerle baba Esed’in koltuğuna oturan oğul Esed son 2,5 yılda zalimlik konusunda baba Esed’in kat be kat ilerisine geçerek onlarca Hama’yı halka armağan etmiş bulunmaktadır.

 

Suriye halkına 2,5 yıldır an be an Hama’ları yaşatmaktan geri durmayan zalim Esed rejiminin son saldırıyı ve daha da ağırını yaşatması elbette ki sürpriz sayılmayacaktır. Nasıl olsa sözde “medeni dünya” ne onun ne de muadili Sissi cuntasının katliamlarına ses etmemektedir. Ses ediyor gibi görünenler ise tam 2,5 yıldır Suriye halkını oyalamakta, adeta “Daha fazla ölsünler ki emperyal taleplerimize mecbur hale gelsinler!” demektedir.

 

Suriye’de direnen kardeşlerimizin her fırsatta haykırdığı gibi “Allah’ım senden başkasından yardım ummuyoruz” şiarı emperyalist Batı ve yerli kuklaları olan zalimler karşısında umudumuzu ve direncimizi canlı tutmaktadır. Keza biz bu “medeni” maskenin arkasındaki “canavar” yüzü Bosna’dan, Çeçenistan’dan, Afganistan’dan, Irak’tan ve daha birçok bölgeden tanımaktayız. Son örnek olarak bu “medeni dünya” değil midir Mısır’da cuntaya toz kondurtmayarak kendisini nispet ettiği değerleri alaşağı eden? Bu nedenle Cuntacı Sissi’nin canlı yayında katliam yapmasına,  Mübarek gibi bir diktatörün serbest bırakılmasına tepkisiz kalan sözde “medeni” özde ise “canavar” dünyanın Suriye’deki katliamlara yönelik aşağılık tutumu da hiç şaşırtıcı değildir.

Mazlum Suriye halkının yanında olmamızın, adil şahitliğimizin bir gereği olduğuna inanıyor ve Müslümanlar olarak Rabbimiz tarafından kardeş kılındığımız bilinciyle, Esed yönetimini ve ona sessiz kalan tüm odakları nefretle kınıyoruz. Bu zulüm "stratejik hesaplar"la gölgelenemez, karartılamaz ve görmezden gelinemez. Bunun hesabı sorulmalıdır.

 

Suriye'den gelen katliam haberleri karşısında sessiz kalmak bu cinayetleri onaylamaktır. Bu katliamlara alışmak ve tepkisiz kalmak insanlığın bitiş noktasıdır. Antalya’da ve genelde Türkiye’de, olanlar karşısında sessiz kalmak istemeyen onurlu insanları ve sorumluluk sahibi kuruluşları dün yapılan katliamı lanetlemeye ve kanlı Esed-Baas rejimine karşı direnen Suriyeli kardeşlerimizle dayanışmaya davet ediyoruz.

Bu vesile ile şehit düşen kardeşlerimize Rabbimizden mağfiret diliyoruz. Allah şahitliklerini ve şehitliklerini kabul etsin. Bir kez daha buradan tüm dünyaya mazlum Suriye halkının haklı mücadelesinin yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Kardeşlerimize bu mücadelede sabır diliyoruz.  Zalimler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır, zalimler güruhu hiçbir şekilde muzaffer olamayacaktır. Zafer İslam’ın ve ona inanarak mücadele veren muttakilerin olacaktır.

Akhisar Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu

 

HABERE YORUM KAT