1. YAZARLAR

  2. Kürşat Bumin

  3. Ak Parti'ye iyi ve (?) niyetli öneriler
Kürşat Bumin

Kürşat Bumin

Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Parti'ye iyi ve (?) niyetli öneriler

A+A-

Anayasa Mahkemesi'nin kararı –sanki bir sürprizmiş gibi- "Nereye gidiyoruz?" sorusunu aranan cevapları daha bir çeşitlendirdi.

"Sanki bir sürprizmiş gibi" diyorum. Sanki cumhuriyetin "değiştirilemezleri" arasında yer alan "demokrasi" ve "hukuk devleti" bahsinde işler epeyce yolundaydı da, son iptal kararı bu hallice gidişin üzerine limon sıktı.

Oysa biliyoruz ki (bilmeliyiz ki) Türkiye'nin sisteminde "kuvvetler ayrımı" gibi medeni bir ilkeye yer yoktur.. Bugüne kadar olmadığı gibi, bugün de yoktur.

Dolayısıyla, bu son depremin nasıl atlatılacağına dair ortaya atılan önerileri değerlendirirken bu kadim eksikliği unutmamamız gerekiyor. Bu çerçevede çok değil orta halli de olsa yaratıcı olunamayacağını unutmamamız gerekiyor.

Dün gün içinde iki öneri düştü ekranlara. İlk öneri Ahmet İyimaya tarafından ortaya atıldı. İyimaya, özetle, Anayasa Mahkemesi kararlarının –gerektiğinde- TBMM tarafından (TBMM'yi –hâlâ ısrarla- niçin "Büyük" sıfatıyla andığımız da bir muamma ama neyse...) "askıya alınabileceği" yeni bir düzenlemeye gidilmesini öneriyordu. Tahmin ettiğiniz gibi öneri gecikmeden başta CHP olmak üzere birçok oluşumun tepkisini çekti.

İkinci öneri anayasa hukuku hocası Doç. Dr Mustafa Şentop'tan geldi. Şentop, önce, İyimaya'nın önerisinde sözü edilen düzenlemenin (de) Anayasa Mahkemesi tarafından mutlaka iptal edileceğini, dolayısıyla akıbeti şimdiden belli olduğu için öneriye itibar edilmemesini tavsiye etti. Ancak Şentop, bu arada yeni bir öneride bulunmayı da ihmal etmedi. Bu öneri, yine özetle, TBMM'nin son iptal kararını "yok hükmünde" sayması yolundaydı.

Ahmet İyimaya, Meclis çatısı altında önceden de Anayasa Komisyonu Başkanlığı yapmış deneyimli bir hukukçu milletvekili. Kaleme aldığı hacimli bir kitabı hiç değilse gözden geçirme fırsatını da bulmuştum. Mustafa Şentop ise, şahsen de tanıdığım, birkaç oturumda birlikte olmaktan memnun olduğum, görüşlerine değer verdiğim bir akademisyen.

Ben bu iki öneriyi de, iyi niyet başta olmak üzere, topluma bu sefer iyiden iyiye "kıstırılmışlık" duygusu veren iptal kararının TBMM'nin merkeze alınarak nasıl aşılabileceği yönünde sarf edilen çabanın ürünleri olarak görüyorum. Ancak açıkçası, iki öneriyi de, "Yasama-Yargı" arasındaki (aslında "sahte") cereyan eden kavgayı içinden hepten çıkılamaz yerlere sürükleyebileceği için kendime yakın bulmuyorum.

Şimdi de geçelim, yine dün karşılaştığımız, adını koyamadığım nedenlerden ötürü ortaya atılan, Ak Parti'ye yönelik bir öneri ya da tavsiye paketinin değerlendirilmesine:

Bu "paket"in beni -önceki öneriler gibi düşündürmek bir yana- "ürküttü"nü bile söyleyebilirim. "Paket"i açanlar Taraf gazetesinin iki yazarı: Önder Aytaç& Emre Uslu.

Bu yazarların yazdıklarına aşina mısınız bilmiyorum. Ben Taraf'da yayımladıkları yazıların pek çoğunu okudum. Okudum ama bu çift yazarlı köşenin "derdini" tam olarak anlayamadım. İsterseniz, "paket"i açmadan önce bu yazarlardan daha ünlü olanı hakkında kısa birkaç bilgi de vereyim:

Önder Aytaç, kişisel internet sitesinden de anlaşıldığı gibi ilgileri çok geniş bir isim. Sitesi gerçekten enteresan bir site. "Önder Aytaç fotoğrafları" gibi görenin bir anlam veremediği sayfalar var sitede mesela. "Polis araçları" başlıklı sayfa da dikkat çekici. Uzunca bir dönem Polis Akademisi Dekan Yardımcısı görevini üstlenen Aytaç, yakın zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olarak atanmış. Bu arada Taraf gazetesinde yazıyor. Ama aynı zamanda TRT'de "Sensiz Olmaz Olur mu?" adını koyduğu "çok amaçlı" bir programı hazırlıyor ve sunuyor.

Kesip bir kenara koyduğum bir yazısında, yakın zamanda, müsteşar yardımcısı olarak atanması üzerine yapılan yorumları yorumlamış. Şöyle –yine enteresan- bölümleri olan var bu yazının: "Çok başarılıyız demek mütevazi olmak bağlamında doğru olmasa da, azımsanmayacak kadar önemli/güzel/ yüz akı işlerle uğraştığımızı ve çocuklarımıza kendisiyle gurur duyulacak, erdemi miras bırakan bir 'baba' olmanın huzur ve mutluluğunu duyuyoruz." Yazının şu son bölümü de ilgimi çekmişti: "Onlara, neyin ne olduğunu, bizim kim olduğumuzu, nasıl çalışmalar yaptığımızı, güvenlik güçlerinin yaptıklarında şeffaflığın, hesap verebilirliğin, hukukun üstünlüğünün ne kadar gerekli olduğunu nasıl savunduğumuzu / anlattığımızı, en iyi Oral Çalışlar'ın, Tan Oral'ın ve Hikmet Çetinkaya (abinin) anlatacağına inanıyoruz."

Ne dersiniz; bütün bu ve benzer yazılardan bir şey anlamamaktan dolayı haklı değil miyim?

Neyse, gelsin artık şu "öneri paketi".

Yazarlarımız (da) Mahkeme kararından şikayetçi. Ve bu çerçevede, AK Parti'ye bu kuşatmanın nasıl kırılacağına dair önerilerde bulunuyorlar.

AK Parti'nin parçalanması ve kadrolarının tasviyesinin ne derece ihtimal dahilinde olduğunu şu sözlerle anlatmışlar:

"Ama Menderes sonrası Demirel, Demirel arkasından Özal, Özal gidince Erdoğan'ın geldiği düşünülürse, bir sonrasında da Allah göstermesin ABD destekli 'gülen' birileri gelebilir mi?"

Sizi bilmem ama cümlenin sonu bana bayağı esrarlı geldi.

Yazarlar, AK Parti'nin yapması gerekenleri sıralarken "kısır döngü planını bozacak siyasi bir manevra"dan da söz ediyorlar. Şu yani: "TBMM acil bir oturumla toplanıp, Mahkeme'nin verdiği kararı hükümsüz sayan bir karar alırsa ve arkasından da yeni bir Anayasayı yapmak üzere..."

Yazarlara göre böyle beklenmedik bir atak karşısında "askeri darbe olasılığı" zorlaşacaktır. Ayrıca, "Yine böylesi bir süreçte, yurttaşların 1961, 71, 80, 97'deki gibi sessiz kalacağını beklemek de adeta saflık olur. 'Elimde ne varsa sokağa çıkar ve hadlerini hayatım pahasına bildiririm' diyen Atatürk gençliği mevcuttur ve 'genç siviller' gerçekten de Türkiye'nin ufkunu daraltan ve Türkiye'yi 3. sınıf bir ülke haline getiren bu aymazlardan çok muzdariptir."

Ne dersiniz; "ürkütücü"den de ötede "korkutucu" değil mi önerilenler...

Ve bu önerinin co-yazarlarından birisi, Kültür Ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı koltuğunda oturuyor. Hem de (gülmeyin) "Yatırımlar ve İşletmeler Genel Müdürlüğü"nün bağlı olduğu müsteşar yardımcısı koltuğunda.

Gerçekten "korkutucu" bir manzara...

Yeni Şafak gazetesi

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum