1. HABERLER

  2. HABER

  3. AK Parti: Gül'ü Hasretle Kucaklamaya Hazırız
AK Parti: Gül'ü Hasretle Kucaklamaya Hazırız

AK Parti: Gül'ü Hasretle Kucaklamaya Hazırız

Ak Parti Sözcüsü Çelik, Abdullah Gül'ün partisine dönmesiyle ilgili olarak "Sayın Gül'ü hasretle kucaklamaya hazırız" dedi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 28 Ağustos'ta görev süresinin dolmasından sonra partisine geri döneceğini açıklamasıyla ilgili olarak Ak Parti'den olumlu cevap tepki geldi.

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve partis sözcüsü Hüseyin Çelik, Cumhurbaşkanı Gül'ün böyle bir karar vermesi halinde, onu hasretle kucaklamaya hazır olduklarını söyledi.

Çelik, Abdullah Gül'ün partiye dönmesiyle ilgili olarak şöyle konuştu:  Sayın Başbakanımız zaten sürekli görüşme halindedir. Bir resmi görüşmeler var, ama sayın Gül ile sayın Erdoğan arasında böyle bir resmiyete gerek yok.

Sayın Abdullah Gül’ün partiye dönmesi kadar normal bir şey olamaz. MHP’ye CHP’ye dönmesini bekleyen var mı içinizde? Sayın Abdullah Gül, bu partinin kurucularındandır. 58’nci hükümetin başbakanıdır, dışişleri bakanı ve başbakan yardımcısıdır. Sonra da cumhurbaşkanıdır. Biz sayın Abdullah Gül’e, yeni seçtiğimiz başbakanımıza, konumlarından ziyade, onlara ağabeylerimiz gözüyle bakıyoruz....Bizim şu anda eski bir Meclis Başkanımız ki, Meclis başkanı Türkiye'nin ikinci adamıdır. Sayın Bülent Arınç eski Meclis başkanıdır. Ben 7 yıl bakanlık yaptım ve şu an başbakan yardımcısıyım. Konumlar önemli değil. sayın Gül partiye dönmek istediği zaman, başbakan söyledi, Sayın Gül’ün aşımızın üzerinde yeri var. biz onu hasretle kucaklamaya hazırız. Ama tabi dediğim gibi bu zaman, sayın cumhurbaşkanımızın durumu tabi ki konuşulacaktır...

Sayın Gül partiye döndüğü zaman bir tecrübe birikimiyle, gerçekten yaptığı hizmetleri arkasına alarak geldiği zaman, bir unvanı olmadan da parti üyesi olunur, bir unvan verilecekse bugüne kadar yaptığı görevler göz önüne aldığımızda, Kayseri’de il başkanı olmasını kimse beklemiyor. Ben böyle söylediğimde, Kayserili arkadaşlar, ben bu arada Kayserililere yüzde 66’lık oy oranından dolayı da şükranlarımı ifade ediyorum. Hizmet etmek ille başbakan genel başkan olmayı gerektirmeyebilir.

Hatırlarsanız benim bir hesabım yoktur dedi. Sonra arkasında şunu da ifade ettim. Ben bir siyaset dünyanın parçasıyım. Beni buralara taşıyan partidir, onların ne karar verdiği de önemlidir.

BAKAN İŞLER: GÜL İSTERSE BÜTÜN KAPILAR AÇILIR

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler de, görev süresi sona erecek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün partiye dönmesi kadar doğal bir şey olamayacağını belirterek, “Onun böyle bir talebi olduğu zaman, ilgili kurullarda görüşülür ve gereken adımlar atılır. Sayın Cumhurbaşkanımız dönmek isterlerse zaten olağanüstü kongre sürecinden sonra, cumhurbaşkanımızın görev süresi bittikten sonra, ne zaman dönmek isterse, bütün kapıların açılacağını düşünüyorum." dedi.

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, özel televizyonda katıldığı programda Cumhurbaşkanı Gül'ün AK Parti'ye döneceğine ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.

Abdullah Gül’ün AK Parti’nin kurucularından olduğunu başbakan, cumhurbaşkanlığı yaptığını hatırlatan Emrullah İşler, “Onun partiye dönmesi kadar doğal bir şey olamaz. Onun böyle bir talebi olduğu zaman ilgili kurullarda görüşülür ve gereken adımlar atılır. Bundan farklı şeyler çıkarmanın bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Burada bir sıkıntı görmüyorum.” dedi.

İşler, 2007 yılında Gül’ün cumhurbaşkanı adaylığının açıklandığı o tablo göz önünde bulundurulduğu zaman kardeşlik hukukunun çok net bir şekilde görüldüğüne işaret ederek, şöyle devam etti:“Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül birlikte kararlar verdiler birlikte yürüdüler. Bundan sonra da onların arasındaki kardeşlik hukukunun ilelebet devam edeceğini düşünüyorum. Birbirlerine rağmen muhalif bir tavır içine gireceklerine ihtimal vermiyorum. Elbette ki Sayın Cumhurbaşkanımız dönmek isterlerse zaten olağanüstü kongre sürecinden sonra cumhurbaşkanımızın görev süresi bittikten sonra, ne zaman dönmek isterse, bütün kapıların açılacağını düşünüyorum."

***

GÜL NE DEMİŞTİ?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim. Benim için tabii ki doğal olan şeydir. İnanıyorum ki Türkiye çok güçlü bir şekilde her anlamda yoluna devam edecektir" dedi. 

Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya Köşkü'nde cumhurbaşkanlığı muhabirleriyle resepsiyonda bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığının fiili olarak sona erdiğini ancak görevinin 28 Ağustos'a kadar resmi olarak devam edeceğini söyleyen Gül, şöyle konuştu:

"Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanıyım. Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim. Benim için tabii ki doğal olan şeydir. İnanıyorum ki Türkiye çok güçlü bir şekilde her anlamda yoluna devam edecektir."

Tebrik ediyorum

12. cumhurbaşkanının seçildiğini ve kesin sonucun YSK tarafından açıklanacağını anımsatan Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı dün akşam İstanbul'dayken aradığını, eşi Hayrünnisa Gül'ün de Emine Erdoğan ile telefonda görüşerek kutladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, "Bir kez daha tebrik ediyorum. Kendisine, ailesine, tüm milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Cenab-ı Allah'ın hep yardımcısı olmasını ve başarılı olmasını temenni ediyorum" dedi.

Gül, 7 yıllık cumhurbaşkanlığı süre içerisinde gazetecilerle bazen yurt içinde bazen yurt dışında hep birlikte olduğunu ve faaliyetlerinin basın mensupları tarafından duyurulduğunu dile getirerek, gazetecilere teşekkür etti. 

Cumhurbaşkanlığı muhabirleriyle cuma günü bir araya gelmesinin öngörüldüğünü ancak kendisinin bu görüşmeyi veda resepsiyonlarından önceye almak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Önümüzde iki resepsiyon olacak. Bu resepsiyonlarda sizler haklı olarak sormak isteyeceksiniz, diğer gazeteciler de olacak, bu biraz zor olacak. Misafirlerimle meşgul olmak istiyorum. Onun için sizlerle daha önce rahat konuşayım diye. Bundan başka bir anlam da çıkmasını istemem" diye konuştu. 

Bu onurlu görev, şereflerin en üstüdür

Cumhurbaşkanı Gül, 7 yıl boyunca cumhurbaşkanlığında belki de hiçbir dönemde olmadığı kadar yoğun ve hareketli faaliyetler yürütüldüğünün altını çizerek, çok sayıda devlet başkanının Türkiye'yi ziyaret ettiğini, kendisinin de çok yoğun bir şekilde ziyaretler yaptığını vurguladı. Gül, sözlerine şöyle devam etti:

"Neticede 7 yıl bitmiş oldu. Demokrasinin güzel tarafları, nasıl seçilince onur duyarsınız, devrederken de onur duymanız gerekir. Dolayısıyla o onuru duyuyorum gerçekten. Türkiye için duyuyorum. Böyle onurlu, şerefli, büyük bir görevi Türk milleti bana verdiği için ve bütün milleti hep temsil ettiğim için. Bu onurlu görev benim için, muhakkak ki herkes için, şereflerin en üstüdür.

Şüphesiz ki ben bu göreve seçilirken de bağımsız bir kişi olarak gelmedim, siyasi kimliğimi hepiniz biliyorsunuz. 1991 yılından beri beni tanıyan arkadaşlar var aranızda. Daha sonra AK Parti'nin kuruluşunun ilk tohumunu atan benim, yenilikçi hareketle. Sonra hep beraber partimizi kurduktan sonra ilk başbakanı ve ilk cumhurbaşkanı oldum. Şimdi de büyük bir mutluluk duyuyorum, partimiz ikinci cumhurbaşkanını çıkartmış oldu."

Türkiye çok değişti

Bütün bu süre içerisinde Türkiye'nin çok büyük değişimler geçirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Gül, siyasi kimliği belli olduğu için cumhurbaşkanı seçiliş sürecinde çok büyük sıkıntılar yaşandığını hatırlattı. O dönemde, demokrasi ve hukuka yakışmayan sıkıntılar olduğunu ve mecburen referanduma gittiklerini anımsatan Gül, referandumdaki yüksek oyun ilk cumhurbaşkanının nasıl seçileceğini gösterdiğini ifade etti. 

Gül, şöyle konuştu:

"O yüksek oran, bütün yapılanlara tepkiydi. O zaman biz de 'Direkt halk bundan sonra seçsin' dedik ve halk da seçti büyük bir mutluluk içinde. Herkes sandığa gitti. Dediğim gibi, Türkiye çok değişti. Tabii ki hepimizin eksikleri, fazlalıkları vardır. Nihayetinde bütün bunları Türk halkı değerlendirecektir. 

Cumhurbaşkanı olduğum süre içerisinde anayasanın bana verdiği sorumluluk çerçevesi içerisinde siyasi kimliğimi doğrusu kenarda tuttum ve bütün partilere eşit olmaya çalıştım. Bütün milleti de kucaklamaya çalıştım. Buranın kapısını da herkese açtım."

Herkesin Türkiye'ye ait olduğunu gösterdim

Görev süresi boyunca Türkiye'nin tüm illerini ziyaret ettiğine, sadece valiliklere değil, hiçbir ayrım yapmadan bütün belediye başkanlarına gittiğine dikkati çeken Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Batman, Diyarbakır, Edirne, Çanakkale, Isparta, Konya ve Trabzon'da da, her yerde. Hem de Türkiye'nin en zor dönemlerinde ziyaret ettim. Ve herkesin Türkiye'ye ait olduğunu da gösterdim. Tabii ki fiili olarak cumhurbaşkanlığı bitmiştir. Bu ayın sonunda, 28'inde devir teslim töreni yapana kadar, resmi olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanıyım. Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim. Benim için tabii ki doğal olan şeydir. İnanıyorum ki Türkiye çok güçlü bir şekilde her anlamda yoluna devam edecektir. Bu vesileyle tekrar hepinize teşekkür ediyorum. Çok büyük işbirliği içinde olduk."

Cumhurbaşkanları hizmetlerini her safhada sunarlar

Cumhurbaşkanı Gül, açıklamalarını ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

"Kongrede aday olacak mısınız" sorusunu Cumhurbaşkanı Gül, "Şimdi benim cumhurbaşkanlığı sıfatım devam ediyor. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığı sıfatım devam ederken... Burada kesmek isterim ben. Şu anda en doğal olan, tabii olan şeyi söyledim. Gerçekten elimden geldiği kadar devletimize, milletimize hizmet ettim. Bundan sonra da şüphesiz ki cumhurbaşkanlığı görevi yapmış insanlar bu hizmetlerini devletlerine, milletlerine her safhada sunarlar" diye yanıtladı.

Israrlı sorular üzerine Gül, "Benim söyleyeceğim şey bu. Bu kadar. Bundan sonra bir şey söylemek istemem. Bundan sonra söyleyeceğim şeyler, bu sıfatı taşıyan bir kişi olarak şimdiye kadar dikkat ettiğim şeye yakışmaz" dedi. 

Türkiye çok şeyleri aştı

Cumhurbaşkanlığı süresinin nasıl geçtiğine dair bir soruya ise Gül, şu yanıtı verdi:

"Artıları, eksileriyle bu 7 yıl geçti. 7 yıl içerisinde çok şey oldu. İlk seçildiğimde nasıl seçildiğimi biliyorsunuz. Ben geçmişle o kadar çok uğraşmam, hep geleceğe bakarım. Ben doğrusu, sabırla hep problemlerin aşılması yönünde davrandım. Buralarda nelerin ne olduğunu ilk günden hep bilirsiniz, hatırlarsınız. Hayrünnisa Hanım, cumhurbaşkanı eşi olduğunu Çankaya'dan önce Türkiye dışında anladı, yani gördü. Bu kadar söylemek isterim. Türkiye çok şeyleri aştı.

Geçmişe çok bakmamak lazım, geleceğe bakmak lazım. Hep geleceği daha parlak yapmak için uğraşmak gerekir. Sıkıntılarla, problemlerle muhakkak ki çok karşılaştım ama bunları dediğim gibi, sabırla aşmanın yolunu da gördüm. Onun için de işte öyle oldu ki 'Aman Abdullah Gül cumhurbaşkanı olmasın' diye kampanya yürütenlerin bile bugün söylediklerini, yazdıklarını görüyorsunuz. Bundan tabii ki mutluluk duyuyorum. Onun için geçmiş geçmişte kalmıştır. İnşallah gelecek çok daha parlak olur."

Konuşacak arkadaşlarımla da konuşurum

Bir gazetecinin "Bugün de Abdullah Gül başbakan olmasın diye kampanyalar yürütülüyor" sözü üzerine Gül, "Onlar ayrı konular. Onların hiçbirisine girmek istemem. Herkes konuşur, tartışır. Benim muhakkak ki kendi fikirlerim vardır. Onları konuşacak arkadaşlarımla da konuşurum" ifadelerini kullandı.  

İmzaladığı kanunlara ilişkin eleştirilere karşılık söyleyeceği bir şey olup olmadığı sorulan Gül, "Söyleyeceklerimi söyledim" dedi. 

AK Parti'ye döneceğini söyleyerek en büyük haberi verdiğinin belirtilmesi üzerine Gül, "Ben ama size bütün siyasi kimliğimi koydum. Benim bütün siyasi kimliğim, mücadelem ortada. Bundan daha tabii bir şey herhalde düşünmemek gerekir" değerlendirmesini yaptı. 

Cumhurbaşkanı Gül, resepsiyonun bitiminde, cumhurbaşkanlığı muhabirleriyle Çankaya Köşkü'nün bahçesinde fotoğraf çektirdi ve hediye verdi. 

HABERE YORUM KAT