1. YAZARLAR

  2. Ali Ferşadoğlu

  3. Aileyi yıkan fasit düşünce: Feminizm
Ali Ferşadoğlu

Ali Ferşadoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Aileyi yıkan fasit düşünce: Feminizm

A+A-

Son yüzyıl ideolojiler yumağına dönüştü. Bir nevî dinlere alternatif olarak geliştirilen izm’lerin her biri insanın zihin ve gönül dünyasını zehirleyerek parçalıyor.

Allah’ın indinde kadın ve erkek insan olarak eşittir. Fakat görevler ve hak açısından eşit değillerdir. Feminizm ise, hak ve görevler anlamında eşitliği savunuyor. Ortada büyük bir eşitsizlik varken, zorlama ile eşitlik iddiasında bulunmak adaletsizliğin ta kendisi değil midir?

Erkeklere kadınsız, kadınlara erkeksiz bir hayat anlayışı sunan feminizm, bu teklifiyle insanın fıtratına, psikolojisine aykırı dayatmada bulunuyor. Kadın-erkek ilişkisi ne bir köleliği destekler, ne de mücadeleyi. Ortak düşünce ve değerler doğrultusunda sadakatle örülü bir hayattır ikisini bir araya getiren. Bediüzzaman’ın dediği gibi: “Bir ailenin saadet-i hayatiyesi, koca ve karı mâbeyninde [arasında] bir emniyet-i mütekabile [karşılıklı güven] ve samimî bir hürmet ve muhabbetle devam eder.” (24. Lem’a)

Hz. Peygamber (asm) Veda Hutbesi’nde, erkeklerin kadınlar üzerinde hakkı olduğunu, kadınların da erkekler üzerinde hak sahibi olduğunu beyan etmişti, asırlara ders vererek. Her iki cinsin birbirine emanet olarak verildiğini hatırlatmıştı.

Evlilik, psiko-biyo-fizyo-sosyolojik bir ihtiyaçtır aynı zamanda. ‘Çıkar ortaklığı’ yahut ‘meydan muharebesi’ değildir. Ne yazık ki feminizm kadını silâhlandırmaya iterek savaş alanına sürükledi. Ne sevgi, ne bağlılık, ne sadakat, ne romantizm kaldı geriye.

Kimse diğerinden üstün değildir. Egemenlik kurmaya kalkmak, kendi isteklerini zorla yapmak, dizginleri ele almaya çalışmak gibi ‘savaşçı tutumlar’ beraberliğin güzelliğini bozar. Adeta rakip düşmanlar kategorisine sokar kadın ve erkeği. Oysa Allah kadını ve erkeği birbirini tamamlaması için göndermiştir.

Kadına özgürlük vaad ettiğini iddiâ eden feminizm, tam tersi bir hareket alanı geliştirerek kadını fıtratına uygun olmayan bir mücadeleye sürüklemiyor mu?

Kim savaştan mutluluk duyar?

Sadakat dersini sarmaşıklardan; dayanışmayı kubbeli taşlardan alabiliriz!

YENİ ASYA

YAZIYA YORUM KAT