Aileleri Kullanıp Başbakanlığı Basacaklardı!

25.02.2011 09:59
Aileleri Kullanıp Başbakanlığı Basacaklardı!
“Eğer bu plan başarılabilseydi; o tarihte Şener Eruygur’un komutanı olduğu Jandarma; kendi kuruluş yıldönümünde hükümete sürpriz yapacaktı.”

Samanyoluhaber'den Abdullah Abdulkadiroğlu, bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış bir darbe planının ayrıntılarını yazdı. Abdulkadiroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün cezaevinden çıkan eski DEP'li milletvekilleriyle görüşmesini ve Başbakan'ın da bu görüşmeyi olumlamasını fırsat bilen ulusalcı mihrakların, "şehit aileleri"ni kullanarak bir plan icra ettiklerini ancak bu planın tutmadığını belirtiyor. Plan tutsaydı, EMASYA kapsamında başbakanlık binası kuşatılacak ve darbe yapılacaktı.

İşte o plan:

BAŞBAKANLIĞI NASIL BASACAKLARDI?

Abdullah Abdulkadiroğlu / Samanyoluhaber

Bugün; Ak Parti'nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimlerinden hemen sonra başlayan, hükümeti devirmeye yönelik Balyoz darbe planının bütün detayları ortaya çıkıyor.

Gölcük'te çıkan belgelerin daha da netleştirdiği fotoğrafa göre Ak Parti iktidarına biçilen ömür gerçekten 6 aymış.

En kapsamlı ve organize darbe planı olarak önümüzde duran Balyoz'u, iktidara ve millete indirmeye muktedir olamayanlar, daha sonra bu heveslerinden çok yakın zamana kadar da hiç vazgeçmediler.

Nokta dergisinin yayınladığı Oramiral Özden Örnek'e ait günlüklerin detayları, Balyoz'dan sonra 2004 yılında nasıl darbe planlarının yapıldığını ve darbe için nasıl fırsatlar kollandığını gözler önüne serdi.

Şu anda Ergenekon sanığı olan dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un nasıl darbeyle yatıp darbeyle kalktığı bu günlüklerde defalarca anlatılıyor.

2004 yılı; Ak Parti'nin indirilmesi için her şeyin planlandığı ve hayata geçirilmek üzere çalışıldığı bir yıl oldu. 

Fakat darbeciler ne yaptılarsa başaramadılar.

O dönemde darbe yapmak için sabırsızlananlar 28 Mart 2004'teki yerel seçimler öncesi bu işi halletmek istiyordu, olmadı.

Yerel seçimden sonra 24 Nisan'daki Kıbrıs referandumuna kadar da darbeyi başaramayanlar yeni kaos planları yapmaya devam etti.

İşte şimdi bugüne kadar gün yüzüne hiç çıkmayan o planlardan bir tanesini ve nasıl engellendiğini aktaralım.

Plan çok kritik bir zamanda şehit aileleri ve gaziler üzerinden yürütülecekti.

Tarih 11 Haziran 2004.

Yargıtay'ın kararıyla cezaevinden tahliye edilen eski DEP milletvekilleri Leyla Zana, Selim Sadak, Hatip Dicle ve Orhan Doğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile görüştü.

O tarihlerde Başbakan Erdoğan Amerika'da olduğu için, Başbakanlığa Abdullah Gül vekalet ediyordu.

Üstelik bu görüşmenin hemen ertesi günü DEP'in Diyarbakır'da mitingi vardı. 

Başbakan Erdoğan bu görüşmeden iki gün sonra 13 Haziran'da Türkiye'ye döndü. 

Erdoğan; Leyla Zana ve arkadaşlarının Abdullah Gül ile görüşmesiyle ilgili "Türkiye için çok önemli bir aşama" dedi ve kendisinin de DEP'lileri kabul etmemesi için hiçbir neden olmadığını söyledi.

İşte Dışişleri Bakanı Gül'ün DEP'lilerle görüşmesi ve Başbakan'ın da bu görüşmeye destek veren sözleri kaos planları yapanları harekete geçirdi.

Hükümetin DEP açılımına karşı hemen bir organizasyon yapıldı. 

Başbakan'ın Türkiye'ye geldiği 13 Haziran'ın bir gün ertesi 14 Haziran'da, bazı şehit ailesi ve gazi derneklerinin yöneticileri, Jandarma'nın kuruluş yıldönümü vesilesiyle Genelkurmay'a davet edildi. 

Bu ziyaretten sonra, şu an Ergenekon sanığı olan ancak o tarihte şehit ve gazi ailesi derneği yöneticiliği yapan bir kişinin de aralarında bulunduğu birkaç dernek yöneticisi, bütün dernekleri organize ederek bir plan yaptı.

Türkiye genelindeki şehit ailesi ve gazi dernekleri bütün masrafları karşılanmak kaydıyla Ankara'ya getirildi.

Yol parasından, kumanyasına kadar bütün masraflar nereden olduğu muamma bir şekilde karşılandı.

Şehit aileleri ve gazilerin adresi Ankara Ayaş Kapalı Cezaeviydi.

O tarihte Ayaş cezaevinde yatan ve adı Susurluk'a karışan MİT eski Daire Başkan Yardımcısı emekli Yarbay Korkut Eken ziyaret edildi.

Ellerinde Türk bayrağı ve şehit fotoğrafları taşıyan grup, cezaevinin önünde "yaşasın Korkutlar, kahrolsun Leylalar", "şehitler ölmez vatan bölünmez", ''hükümet istifa'' sloganları attı.

DEP milletvekillerinin serbest bırakılması, Abdullah Gül'ün onları kabul etmesi, Başbakan Erdoğan'ın da kendileriyle görüşebileceğini söylemesi, Korkut Eken'in ziyareti üzerinden bir hükümeti protesto eylemine dönüştürülmek istendi. 

Ayaş Cezaevinden ayrılan grup, Ankara Bilkent'teki rehabilitasyon merkezine giderek gazileri ziyaret etti.

İşte asıl plan bundan sonra emr-i vaki şekilde devreye sokulmak istendi.

Genelkurmay'a davet edildiklerinde kendileriyle özel görüşülen bazı dernek yöneticilerinin yönlendirmesiyle, birden bire şehit ve gazi ailelerinin rotası Başbakanlığa çevrilmek istendi.

Ortamın duygusallığını da kullanarak yüzlerce şehit ailesinin Başbakanlık önüne yürümeleri ve hükümeti istifaya davet etmeleri sağlanmak isteniyordu.

Bu derin plan programda yoktu fakat önceden organize edilmişti.

Grup; Başbakanlık önüne gidecek ve DEP'lilerle görüşen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü protesto edip istifaya çağıracak, sloganlar atacaktı.

Grubun içinde her türlü çılgınlığı yapabilecek potansiyele sahip kişiler vardı.

Bu eylemle belli yerler harekete geçirilecek, Başbakanlık önünde tam bir kaos ortamı oluşturulacaktı. 

Israrla Başbakanlığa yürüme girişimi provokasyonuna karşı; bazı dernek yöneticileri kendilerinin hükümetle bir sorunları olmadığını, bunun programda bulunmadığını söyleyerek, olayın tehlikeli bir noktaya taşınmak istendiğini fark edip yürüyüşe katılmadılar.

Duyarlı bazı dernek temsilcileri, diğerlerini de yaptıklarının doğru olmadığına ikna etti ve grubun çok büyük çoğunluğu Başbakanlığa gitmedi.

Böylece şehit aileleri ve gazi derneklerini kullanarak Başbakanlık önünde bir kaos ortamı oluşturmak isteyenlerin planı bozulmuş oldu. 

Bugüne kadar hiç ortaya çıkmamış bu planla; yüzlerce şehit ailesine Başbakanlık bastırılacaktı. 

Planın boşa düşmesini sağlayan bazı duyarlı dernek üyeleri, o gün kendilerinin Başbakanlığı basması durumunda bir saldırıya uğrayacaklarını ve çıkacak kaos ortamında güvenliği sağlamak üzere Emasya çerçevesinde Başbakanlığın asker tarafından kuşatılmasının planlandığını anlatıyorlar.

Bu planı uygulamak için yönlendirilen o dönemki şehit ve gazi ailesi derneği üyesi isimlerden biri şu anda Ergenekon tutuklusu. 

Diğer bir isimse o dönem bir derneğin yöneticiliğini yapan ve şu an tutuksuz yargılanan bir Ergenekon sanığının yardımcısıydı.

Eğer bu plan başarılabilseydi; o tarihte Şener Eruygur'un komutanı olduğu Jandarma; kendi kuruluş yıldönümünde hükümete sürpriz yapacaktı.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim