1. HABERLER

  2. HABER

  3. AİHM’den “Okullarda Haç” Kararı
AİHM’den “Okullarda Haç” Kararı

AİHM’den “Okullarda Haç” Kararı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kamuya ait okullarda “haç” bulundurulmasının din-devlet ilişkilerinde tarafsızlık ilkesine aykırı olmadığına karar verdi.

A+A-

Karar, Avrupa ülkelerinde kilise ve hükümet yetkilileri tarafından sevinçle karşılandı. Müslümanların sorunları olunca "laikçi" kesilen AİHM, başörtüsü ile ilgili davada, yasağın "insan haklarına aykırı olmadığına" hükmetmişti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), kamuya ait okullarda "haç" bulundurulmasının din-devlet ilişkilerinde tarafsızlık ilkesine aykırı olmadığına karar verdi. AİHM'nin 17 yargıçlı Büyük Dairesi tarafından 2'ye karşı 15 oyla alınan kararla, 2009 yılındaki Avrupa kamuoyunu ayağa kaldıran aksi karar bozularak, İtalya'da sınıflarda haç bulunmasının, "Hıristiyan doktrinin aşılanması" anlamına gelmediği ve İtalya'nın bu uygulamayla "mecburi Hıristiyanlık eğitimini hedeflemiş olmadığı" belirtildi. Karar, Avrupa ülkelerinde kilise ve hükümet yetkilileri tarafından sevinçle karşılandı. Konu Müslümanların sorunları olunca "laikçi" kesilen AİHM, başörtüsü ile ilgili, yasağın "insan haklarına aykırı olmadığına" hükmetmişti. Son karar, AİHM'in "kipası düştü" şeklinde değerlendirildi.

HEM "PASİF" DENİYOR HEM DE "MİLLİ KİMLİĞİN SİMGESİ"

Önceki gün açıklanan kararda "haç"ın Hıristiyan dünyasında "popüler" bir sembol olduğuna dikkat çekildi. Kararda "haç"ın bir yandan artık "pasif" bir sembol olduğu ve öğrenciler üzerinde bir etkisinin olmayacağı iddia edilirken diğer yandan da İtalya'da "milli kimliğin" bir ifadesi olduğuna dikkat çekildi. Kararla ilgili İtalya Eğitim Bakanı Mariastella Gemlini duyduğu memnuniyeti ifade ederken, İtalya Dışişleri Bankı Franco Frattini de "Halkın sağduyusu kazanmıştır" diyerek memnuniyetini ifade etti. AİHM'in 2009'daki kararına en büyük tepkiyi gösteren Vatikan ise, "tarihi bir karar" açıklamasıyla memnuniyetini dile getirdi. AİHM'in kararı, kendi içerisinde konuyu ayrıca tartışan Almanya'da da memnuniyetle karşılandı. Koalisyon ortağı CSU Genel Sekreteri Alexander Dobrindt, kararın Avrupa'nın Hıristiyan kökleri doğrultusunda yerinde bir karar olduğunu söyledi.

BAŞVURU SAHİBİ LAUTSİ ÖLÜMLE TEHDİT EDİLMİŞTİ

2006'da İtalyan vatandaşı Soile Lautsi adlı bir kadının başvurusu doğrultusunda AİHM, 3 Kasım 2009 tarihli ilk kararında İtalya'daki okullarda haç takılmasının, din ve vicdan özgürlüğü perspektifinden bakıldığında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin eğitim özgürlüğü maddesine aykırı olduğuna hükmetmişti. Bu karar Avrupa ülkelerinde büyük tepkiye yol açmış, hatta başvuruyu yapan Lautsi ölümle tehdit edilmişti. Vatikan ise kararı "laik fundamentalizm" olarak nitelemişti. Sonunda tepkilere boyun eğmek zorunda kalan AİHM, böylece 2009'daki kararını değiştirerek mahkeme olarak da Hıristiyan Batı'ya ait bir kurum olduğunu deklare etmiş oldu.

AİHM'İN ÇİFTE STANDARDI

Ancak aynı AİHM, başörtü yasağını desteklemişti. AİHM, başörtülü olduğu gerekçesiyle okula alınmayan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin'in başvurusunu 29 Haziran 2004 tarihinde kabul etmiş ve 2 Temmuz 2004 tarihli kararında da "başörtüsü yasağının insan hakları ihlali olmadığına" karar vermişti. Ancak Şahin'in avukatları 27 Eylül 2004'te Büyük Daire'ye temyiz başvurusunda bulunmuştu. Fakat 2005 yılında itirazı görüşen Büyük Daire temyiz başvurusunu reddederek Türkiye'deki laikçilerin eline koz vermişti.

BERZEG: AİHM HATASINI İTİRAF ETTİ

AİHM'in başörtü kararını Yeni Akit'e değerlendiren Şahin'in avukatı Kazım Berzeg, AİHM'in kararlarında kulis faaliyetinin önemine işaret ederek, "Başörtüsü ile ilgili kararda Türkiye'yi Rıza Türmen temsil ediyordu. Kararın bu şekilde çıkmasında büyük rolü oldu. Türmen'in AİHM'de görevlendirilmesinde dönemin Genelkurmay'ının rolü oldu. Zira o dönem aynı zamanda YAŞ kararıyla ordudan atılanlar da AİHM'e gitmişti. Refah Partisi davası da o dönem görülüyordu. Hepsi de reddedildi" dedi. Berzek, başörtüsü kararı ile ilgili, birkaç yıl önce AİHM Başkanı'nın Türkiye'ye geldiğini ve kararla ilgili "Türkiye'nin özel şartlarına göre karar aldık" dediğine dikkat çekerek, "Oysa AİHM'in böyle bir yetkisi yoktur. AİHM, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine imza koyan tüm ülkeler için karar alır. AİHM Türkiye'nin özel şartlarını bilemez" diye konuştu.

ŞAHİNER: AVRUPA'NIN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

Türkiye Kadınlar Birliği (KADBİR) Genel Başkanı Ayşe Serap Şahiner de kararın, Batı'nın çifte standardını bir kez daha ortaya koymuş olduğunu dile getirerek, "Başörtüsü ile ilgili karar çıktığında Avrupa'daki başörtülü kızlarımıza da baskılar başlamıştı. Avrupa üniversitelerinde, 'sizin kendi ülkenizde başörtü serbestisi yok. AİHM'den de karar çıktı' diyerek kendilerini haklı göstermeye çalışıyorlardı" dedi.

ERTUĞRUL CESUR / YENİ AKİT

HABERE YORUM KAT