1. YAZARLAR

  2. Rasim Ozan Kütahyalı

  3. Ahmet Kaya cinayetinin sanıkları
Rasim Ozan Kütahyalı

Rasim Ozan Kütahyalı

Yazarın Tüm Yazıları >

Ahmet Kaya cinayetinin sanıkları

A+A-

Kadir İnanır’ın “Ben orda olsaydım üç beş zibidi yavşak Ahmet’e öyle davranamazdı” demesi üzerine yakın tarihimizin kara günlerinden biri olan 12 Şubat 1999 Ahmet Kaya’yı linç gecesi yeniden gündeme geldi...

Kadir İnanır o gece namuslu davranan insanlar arasındaydı, Ahmet Kaya’ya yakın davranmıştı ama yukarıdaki beyanı baştan sona uydurmaydı. İnanır o geceki ortamdan korkmuş, çekinmiş ve susmuştu. Fakat mertçe korktuğunu itiraf etmekten de gocunuyor ve “sahte kabadayılık” yapmaya kalkıyordu.

Magazin gazetecileri Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel’in Kanaltürk’teki 2. Sayfa programında da bunu belirttim. Ardından İnanır da Ahmet Tulgar’a verdiği söyleşide bana saydırdı. Bu polemik vesilesiyle o linç gecesi yeniden gündeme geldi. Bu vesileyle ben de kimi söylemek istediğim şeyleri CNN Türk’te Cüneyt Özdemir’in programında daha bir altını çizerek belirttim...

O linç gecesinde Serdar Ortaç bariz şekilde provokasyon yapmıştı, fakat bu konuda Ortaç’tan çok sayıda insan hesap sordu, Ortaç da defalarca özür diledi. O özrü kabul edip etmemek ise Gülten Kaya’nın takdiridir. Öte yandan o gün Kaya’ya “sünnetsiz sezevenk” diye bağıran Şenay Düdek de özür diledi, Düdek’ten de çeşitli kereler hesap soruldu. Fakat o gün Düdek’in masasında olan ve görgü tanıklarının aktardığına göre Kaya’ya galiz hakaretler eden şimdinin popüler televizyoncusu Müge Anlı’dan hiç hesap sorulmadı, Anlı da bu konuda tek bir açıklama yapmadı... Aynı şekilde o gecenin en provokatörlerinden biri olan “Atın bu adamı, kovun, vatan haini bu” diye Kaya’ya saldırmaya kalkan yapımcı Tunca Yönder de hiçbir açıklama yapmadı, hiçbir şekilde özür dilemedi. Dahası o gün, o gecenin tüm bant kayıtlarında görülen, o gecenin en ağır provokasyonunu yapan kısa saçlı kadın ise teşhis bile edilmemişti. Gülten Kaya da o kadının kim olduğunu bir türlü bulamıyordu. Pazartesi günkü yayında o görüntüler net biçimde yayınlanınca Kaya’ya “hayvan oğlu hayvan” diye bağıran “yürekli bir televizyoncu yok mu, size laf söyledi beyler, hepiniz böyle oturacak mısınız” diye insanları Kaya’ya saldırmaya azmettiren kişinin dönemin Kanal 9 Genel Yayın Yönetmeni Nezihe Kazancı olduğu ortaya çıktı...

Öte yandan Ahmet Kaya sadece 12 Şubat 1999 günü linç edilmedi, ardından da sistematik bir medya linçine maruz bırakıldı. Bu konuda da haklı olarak en çok Ertuğrul Özkök sorgulandı... Çünkü Özkök’ün yönettiği Hürriyet gazetesi linçten iki gün sonra fotomontaj bir Kürdistan haritası ve Apo resmi altında Ahmet Kaya’yı manşete çekmişti. Hürriyet’in yalan manşetine göre Ahmet Kaya 1993’te Berlin’de bir PKK konseri vermişti. Ne öyle bir konser, ne öyle bir harita vardı, fakat Özkök’ün yönettiği Hürriyet Ahmet Kaya’yı bitirmek için böyle yalan haber yapmaktan, sahte delil yaratmaktan çekinmemişti... Hürriyet, bu psikolojik harp operasyonunu sonra da devam ettirdi, 20 Temmuz 1999 günü “Vay Şerefsiz” manşetini attı... O manşetin ardından şu an Habertürk’ün başında olan Fatih Altaylı da şu iğrenç satırları yazmaktan çekinmedi...

“Ahmet Kaya yalancı haysiyetsizin biridir. Avantayı nereden bulursa ona göre bağırır. Bugün PKK’nın para dağıttığını görünce PKK’lı, yarın travestiler dağıtsın onlardan...”


Hürriyet
’in başyazarı ve Basın Konseyi ebedi şefi Oktay Ekşi de Kaya’nın “Kürtçe şarkı söyleyeceğim” dediği için linç edilmek istendiği gecenin ardından şunu yazmaktan utanmamıştı...

“Ahmet Kaya, hançeresinden çıkan sesin ona para kazandırmasından başka, insan olarak hiçbir artısı olmadığı fizyonomisinden akan bir tip, türkü söylemeseydi kötü bir bar fedaisi olurdu.”

Şu an Takvim’in Ankara Temsilcisi olan Emin Pazarcı ise 21.7.1999’da Akşam gazetesinde “Şerefsiz Ahmet” başlığıyla insanın okurken bile utandığı iğrençlikte bir yazı yazabilmişti... Ahmet Kaya’nın “Saza Niye Gelmedin” şarkısının sözlerini alıntılıyor ve şu satırları yazıyordu bu kişi:

“Oralarda saza ve söze kadın gitmez. Demek ki, Ahmet Kaya’nın şarkısında hasret duyduğu insan bir erkek. Sanat diye yaptığı iş homoseksüellik ilanı. Peki, kimler kış yatıp, yaz uyanır, malum, balı ve armudu seven ayılar. Bu sözler de Kaya’nın ayılığının ilanı.”

Hem Pazarcı hem Altaylı hem Ekşi bu işledikleri suçlara dair tek bir açıklama yapmadılar, özür dilemediler, utandıklarını beyan etmediler...

Bu süreç sonunda Ahmet Kaya kahrından öldü... Medyatik bir linç operasyonuyla öldürüldü, Allah aşkına hiçbirinizin mi içi acımıyor, hiçbiriniz mi utanmıyorsunuz? Gerçekten çok merak ediyorum...

TARAF

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum