1. YAZARLAR

  2. Ali Bayramoğlu

  3. Ahmaklığın hükümranlığı…
Ali Bayramoğlu

Ali Bayramoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Ahmaklığın hükümranlığı…

A+A-

Ahmaklıkla faşizanlık sıkça karışır. Faşizant tutum insanı vasat ve ahmakça şeyler söylemeye iter. Ve ahmaklar sıkça, verili kimi açıklamaları düşünmeden mutlak doğru kabul edenler arasından çıkar.

Örnek pek çok…

"JİTEM gayri meşru bir yapıdır, karanlık bir geleneğin devamıdır bu gelenek kurumlardan temizlenmelidir, devlet, ordu bu yapılardan arınmalıdır" dersiniz, "ahmak", size "ordu düşmanı" der, JİTEM'i eleştirmek orduyu eleştirmek, terörü desteklemektir der, faili meçhul cinayet yoktur, tedbir vardır der…

Aslında size atfettiğini kendisi söyler: "Ordu aslında JİTEM'dir, terörle mücadele budur ve bu olmalıdır…"

Vahim olan ahmağın ve temsil ettiği zihniyetin, bunu milliyetçilik sanmasıdır.

Ne var ki bazı şeylerin alt sınırı olmaz.

Ahmaklık bunlardan birisidir.

Ve Türkiye'nin sorunu ahmakların Türkiye'deki egemen anlayışı daha ne kadar temsil edecekleri meselesidir. Belki de bu sistemin en önemli meselesi, sorumlu ve yetkililerinin "ahmaklaşmasını", onlar üzerinden kurumların etkisizleşmesini tetikleyen tutumdan nasıl arınılacağıdır, daha akıllı olmalarına zemin hazırlayacak bir pozisyonun nasıl üretileceğidir.

Buna kısaca reform adını da verebilirsiz…

Türkiye bu basit reformu yapamadığı için ahmaklık düzeni içinde salınıyor.

Ahmak ve vasatı hafife almayın…

"Yasalara uygun davranacaksın, yasaların demokratik ilkelere ve insan haklarına uygun olacak, sorunların çözümünü bu zeminde arayacaksın; senden farklı olanı susturmaya, öldürmeye çalışmayacaksın, faili meçhul cinayetler işlemeyecek, işleyenleri kahraman ilan etmeyeceksin, yasal ve meşru el ele verecek…"

Bu kadar basit aslında söylenen; istenen, beklenen bu kadar basit…

Gelin görün ki, bölücü, yıkıcı, düşman ilan edilen yine bu…

Bu bir hastalıktır…

Bu çağda Türkiye'nin hâlâ bu tür sorunlarla, bu tür zihniyetle cebelleşmesi açıkçası "ahmaklığın hükümranlığı"nın sonucu olmaktan başka hiçbir şey olamaz…

Bir Sarı Gelin belgeseli var malum, "Sarı Gelin Ermeni Sorununun İç Yüzü Belgeseli"…

Genelkurmay Başkanlığı'nın hazırlattığı bir propaganda kaseti bu…

Vahşet görüntüleri ve iddialarıyla dolu, "insan eti yiyen Ermeni fikri" dahi işleniyor bu kasette.

Ve şimdi "bizim düzen" bu kaseti okullarda dolaşıma sokma kararı alıyor. 1915 tartışmalarına karşı önlem almak için, bu tartışmaların önünü almak için ve muhtemelen asker mahreçli olarak…

İl Milli Eğitim Müdürleri geçen hafta şöyle yazmış okul yönetimlerine:

"Gönderilen DVD'lerin okulunuz öğrencilerine uygun görülen saatlerde izlettirilmesini, sonuç raporlarının 27 Şubat 2009 Cuma mesai bitimine kadar Müdürlüğümüz Kültür Bölümü'ne gönderilmesini rica ederim."

Ekin ki biçesiniz…

Ne ekmek istiyor bu sistem?

Bu belgesel her yönüyle ayrımcılığı körüklüyor ve kullandığı dille kin ve nefret tohumları saçıyor.

Ama önlem istemeyeni tecrit etmek, hedef kılmak, kırmak, nefret tohumu saçmak demek kimileri için…

JİTEM örneğinden farkı ne bunun?

"… Söz konusu belgeseli izlemesi gereken okullar arasında azınlık okulları, özelde Ermeni okulları ve daha da vahimi çoğunluk okullarında Türk arkadaşlarıyla birlikte okuyan Ermeni çocuklar var. O okullarda okuyan Ermeni öğrencilerin ve ailelerinin psikolojik olarak kendilerini nasıl hissedecekleri hiçbir şekilde dikkate alınmamıştır… İnanç farklılıklarına rağmen tüm bu çocuklar ve onların aileleri bu ülkenin eşit haklara sahip vatandaşlarıdır… Zedelenmiş çocuk beyinleri toplumsal barışın kurulması önünde engel oluşturur. Tarih, bu gibi kalıcı hasarların temizlenmesinin çok zor olduğunu gösteren örneklerle doludur…"

Bu satırlar Tarih Vakfı'nın konuyla ilgili açıklamasından…

Ahmaklığın hükümranlığı hepimizi cismen ve ruhen mahvediyor…

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT