Ahlaksız mı, kötü ahlaklı mı?

17.11.2013 12:52

Faruk Beşer

Ahlak, insanda yaradılış haline gelmiş, sabitleşmiş huy demektir.

Ama biz ahlaklı insan derken bununla güzel ahlaklı insanı kastederiz. Böyle olmayana da ahlaksız insan deriz.

Oysa o da ahlaksız değildir, bozuk ya da kötü ahlaklıdır.

Güzel ahlak İslam'ın da imanın da en güzel noktasıdır. Allah Rasulü öyle buyurur.

'Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim' der.

'Öyle insanlar vardır ki, sırf güzel ahlakları sebebiyle geceleri namaz kılan gündüzleri oruç tutan insanların aldıkları sevabı alırlar'.

'Ahlak' kelimesinin tekili 'huluk'tur. Arapça'da ikisinin yazılışı da aynıdır, aynı harflerden oluşurlar. Hi-lam-kaf. Halk, yani yaratma, yaradılış ve huluk, yani ahlak, ikisi de aynı şeydir. Bundan şöyle bir anlam çıkarabiliriz:

Allah (cc) kâinatı ve insanı yaratmış, yaratışını kendine layık olarak çok güzel yapmış, kendi beyanıyla insanı 'ahsen-i takvim' üzere yaratmıştır.

İnsandan da bu yaradılışı yani halkı korumasını, bozmamasını istemiş.

İşte ahlaklı olma bir bakıma insanın kendi yaradılışını, hatta bütünüyle tabiatın yaradılışını bozmaması, koruması ve nasıl bulduysa öylece Allah'a teslim etmesidir.

Fıtrat da Allah'ın bu özel yaratışı, yani bozulmamış formatı demektir.

Mesela insanın fıtratında, yani asıl doğasında ve yaradılışında yalan yoktur. Hiç yalan duymamış bir çocuk yalanı asla tanımaz. Yirmi yaşına da gelse hem yalan söylemeyi bilmez, hem de kendisine söylenen her şeye kuşku duymadan inanır. Hz. Âdem, Allah kendisine 'şu ağaçtan yemeyin' demesine rağmen şeytana kanmıştı, çünkü fıtratı bozulmamıştı ve yalanın ne olduğunu bilmiyordu. Şeytan onu bu noktadan gafil avlayıp yoldan çıkardı.

Bundan elbette, şeytana kanmamak için fıtratın bozulmuş olması gerekir gibi bir sonuç çıkmaz. Aksine şeytanı ve bozulmuş fıtratı tanımak gerekir sonucu çıkar.

Bu açıdan baktığımızda bugün bitkilerin ve hayvanların genlerine müdahale edip onları değiştirmenin de fıtrata, yani halka müdahale anlamına gelebileceğini söyleyebiliriz. Yani bu da, yaptığı tahribata göre bir şeytan iğvası ve ahlaksızlık olabilir.

Çünkü Allah'ın halkını, yani yaratışını bozmak şeytanın eylemidir, şeytanca bir eylemdir.

Nisa Suresi'nde Allah (cc) bize şeytanla olan bir diyalogunu nakleder ve buyurur ki, 'Lanet olası şeytan şöyle dedi: yemin olsun senin kullarından bir kısmını kendi payıma alacağım, onları saptıracağım, kuruntulara boğacağım ve onlara emredeceğim de davarların kulaklarını kesecekler, emredeceğim Allah'ın halkını/yaradılışını bozacaklar. Kim Allah'ı bırakır şeytanı dost edinirse apaçık bir ziyandadır' (4/118-119)

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim