1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Ağırakça, Bingöl'de İslam Coğrafyasını Anlattı
Ağırakça, Bingölde İslam Coğrafyasını Anlattı

Ağırakça, Bingöl'de İslam Coğrafyasını Anlattı

Bilgi ve Düşünce Derneği’nin “Kur’an Ekseninde Hayat Seminerleri” üst başlığıyla devam eden seminerler dizisinin bu haftaki konuğu Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ağırakça oldu.

A+A-

Ortadoğu’da halkın bir kıvılcım beklediğini söyleyen Prof. Dr. Ağırakça, “Buazizi bezini sadece kendi üzerine değil, Zeynel Abidin Bin Ali’nin, Libya Lideri Kaddafi’nin, Hüsnü Mübarek’in de üzerine döktü” dedi.

Bilgi ve Düşünce Derneği’nin “Kur’an Ekseninde Hayat Seminerleri” üst başlığıyla devam eden seminerler dizisinin bu haftaki konuğu Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ağırakça oldu.

Ağırakça “Ortadoğu’daki Gelişmeler ve Müslümanların Gelecek Tasavvuru” başlığıyla Ortadoğu’daki son gelişmeleri ele alarak, Türkiye’deki  İslami hareketlere etkisini değerlendirdi.

İslami Hareketlerin Hilafetin kaldırılmasından sonra, Hilafetin tekrardan getirilmesi için yapılan toplantılardan sonuç çıkmamasıyla başladığını belirten Ağırakça, Türkiye’de de İslami Hareketin İmam Hatip Liseleri ve Seyyid Kutub’un fikirlerinin öncülüğünde başladığını belirtti. Ağırakça, “Bu hareketlilik sadece Türkiye’de değil diğer Ortadoğu ülkelerinde de  söz konusuydu. Bu ülkeler; Tunus, Libya ve Cezayir’di. İslami hareketlerin oluşmaya başladığı yıllar 1977, 1978 ve 1979 yıllarıydı. Türkiye’de Kayseri, Konya ve İstanbul gibi şehirler yürüyüş ve mitinglerle İslami harekette rol oynadı. Türkiye’de 77 – 78’li yıllarda İslami Haraket’te büyük bir canlanma oldu. 1980 ve 1981 yılları arasında darbe olduğundan İslami hareket durdu ve herkes dağıldı ama 1982’de İslami hareket tekrar canlanmaya başladı.” Ağırakça, Baas’ın zülmü nedeniyle Irak ve Suriye’de İslami hareketlerin büyük sıkıntı çektiğini, bu nedenle buralarda İslami hareket geniş taban bulamadığını belirtti.

 “Halk Bir Kıvılcım Bekliyordu, Bu Kıvılcımı Tunus’ta Buazizi Yaktı”

Tunus, Libya ve Mısır gibi ülkelerde halkın yıllarca despot ve baskıcı rejimlerin zumlu altında kaldığını ve halkı artık bir kıvılcım beklediğini belirten Ağırakça, “Kimse halk devrimlerini ABD ve AB’nin müdahalesi olarak lanse etmesin. Halk despot rejimlere karşı bir kıvılcım bekliyordu. Bu kıvılcımı da Tunus’ta Buazizi isimli bir genç üzerine benzin döküp ateşe vererek başlattı. Ama Buazizi bezini sadece kendi üzerine değil, Zeynel Abidin Bin Ali’nin, Libya Lideri Kaddafi’nin, Hüsnü Mübarek’in de üzerine döktü. Buazizi sadece kendini değil diktatörleri de yaktı” dedi.

“Batı, Neden İslamcıları tercih etsin?”

Devrimlerin Batı ve ABD eliyle olduğu iddialarını eleştiren Ağırakça, “Batı Mübarek yerine neden İslamcıları, Selefileri ve İhvanı tercih etsin? Tunus’ta Batıcı Zeynel Abidin mi, İslamcı Nadha mı batının daha fazla işine yarar? Batı, Libya’da Kaddafi yerine neden Belhac’ı tercih etsin? Devrimler tamamen halkın başkaldırısıyla oldu. Halk bir kıvılcım bekliyordu, bu kıvılcımı da Tunus’ta Buazizi yaktı.” 

“İran Ve Hizbullah Suriye’de Esed’in Safında Yer Alıp Halkın Karşısına Çıktı”

Suriye halkının da yıllardır zulüm altında olduğunu ve halkın bu zulme karşı baş kaldırdığını belirten Ağırakça, “Suriye’de de devrim kısa bir sürede gerçekleşebilirdi ama Suriye Ordusu Mısır ordusu gibi yapmadı, kendi halkına kurşun sıktı. Yıllarca gönül bağladığımız ve bir çok insanın uğruna mezhep değiştirme sevdasına girdiği İran ve Hizbullah Suriye’de Esed’in safında yer alıp halkın karşısına çıktı” dedi. Ağırakça, Suriye direnişinin halk direnişi olduğunu ifade etti.

“Mısır Ordusu, Mübarek’i Dinleyip Halkına Kurşun Sıkmadı”

Mısır’daki devrime değinen Ağırakça, “Mısır 80 milyon nüfusa sahip ama Tahrir Meydanı’nda toplananların sayısı 3 milyonu geçmezdi. Bu gençler aylarca bu meydanda yatıp kalktı. Mübarek bu gösterilere fazla dayanamadı çünkü ordu Mübarek’in emrinde değildi.   Mısır’da halk yaramaz olan çocuklarını askere gönderir ki düzelsin diye. Biraz dindar bir yapısı vardır Mısır ordusunun. Ordu, Suriye’deki gibi bastırılmamıştı. Mısır ordusu kendi halkına kurşun sıkmadı.” Ağırakça, Mısır’da ordunun halka kurşun sıkmamasının devrimin gerçekleşmesinde önemli olduğunu ifade etti.

Suudlu gençlerin neden devrim yapmadığı sorusuna “Suudlu gençlerin cepleri para dolu, altlarında ise lüks araçlar var. Böyle bir endişeleri yok” diyen Ağırakça, Ürdün’de ise halkın ıslahat beklediğini söyledi. 

 

HABERE YORUM KAT