Ağabey Çıkarma Çizmelerini, Yeryüzü Çok Kirli!

22.04.2015 08:16
Ağabey Çıkarma Çizmelerini, Yeryüzü Çok Kirli!
Ah benim madencim. Emekçim. Allah şahittir nasır tutmuş ellerinize. Allah şahittir bir lokma helal ekmeğinize. Allah şahittir karanlıklarda iftar etmelerinize. Allah şahittir ödediğiniz bedelin karşılığı olan bin altı yüz TL’ye.

Ahmet Maruf Demir / Haksöz Haber

Düğümleniyor boğazımızda anlamını yitirmiş bütün kelimeler. Konuştuğumuz zaman tozu çıkıyor artık harflerin. “Ne yana dönsek kemikleri batıyor yeryüzünün” diyor ya şair. Yer altından fışkırıyor işte acılar!

Kalemlerin yerini klavyelerin aldığı bu çağda; "yazan değil yaşayan anlar halimizi azizim derseniz" alınmam inanın buna.

Madencilersiniz siz. Devrimcilersiniz siz.

Kara közlü, kara yüzlü, kara kaşlı olmanız dert değil bilirim. "Kara yazgı" diyorlar ya bu olana, trafolar bile dayanamıyor işte bu yalana!

Aylık bin altı yüz TL’ye çalışıyormuşsunuz. Kömürün oluşması bin yıl, gel onu da bekle! Üstüne üstlük kara elmas diye geçmiyor mu? Dil bilgisi kitaplarında; s’si düşmüş bir kilo elma uğruna bütün bunlar!

Yerin üç bin metre altında çalışıyormuşsunuz. Güneşin doğmadığı ülkeler de nedense gülüyor derileri bembeyaz insanlar. Güneşi görmeyen sizlerin yüzü ise simsiyah. Yoksa sizler insan değil misiniz?!

Heyhat, rabbim bu nasıl tezatlık böyle!

- Bu arada emekleriniz üzerinden palazlanıp vergi kaçıranlar da faturayı yaradana çıkarma derdinde!-

Yirmi beş kilometrelik bir yolda çalışıyormuşsunuz. Sanırsınız sırat köprüsüymüş adımladığınız o alanlar. Bu nasıl bir ölüm mühür bakışlım? Devam ediyor, hayat’ın kendisi siyah. Ağlıyor, ananın yaşları siyah. Susuyor, hanımın yazması siyah. Gözlüyor yolunu, evladın gözleri siyah.

Mezarınızı kazmıyormuşsunuz. On beş milyon ton kömür rezervine sahip bir meydanda çalışıyormuşsunuz. Öyle diyor istatistik uzmanları. Suriye’de, Mısır’da. Şimdi de Soma’da kafatası sayıcıları.

Yıllık üretilen kömür rezervi şu kadarmış. Çalışan işçi sayısı bu kadarmış. Ve bekliyor ana, ağlıyor siyah. Bakıyor hanım, yazması siyah. Gözlüyor evlat, gözleri siyah.

Bin duayla bin ümitle aralanan maden ocağının kapısı simsiyah!

Siyah yazgınız değil bilirim. Başınıza gelenler birilerinin yapması gerekirken yapmadıkları yapmaması gerekirken yaptıkları yüzündendir; Allah yine de kerim.

Daha fazla hırs. Daha fazla kâr. Daha fazla maliyetten kaçınma. Daha fazla suiistimal ve daha fazla istismar ölümlerinizin sebebidir.

Kirlenmiş bu hayatta geride bir adımız, bir kaskımız, yanar söner bir de fenerimiz kaldı sanıyorsanız, yanıldınız. Hayır, hayır! Nerdeyse ben de unutuyordum. Hanım kaldı. Evlat kaldı ve bir de ana! Tamam, tamam. Düşünmeyin artık onları.

-Üzülmeyin ama onları şimdiye kadar düşünen de yok zaten? -

Sizin kara gözleriniz, kara elleriniz var ya, parlıyor emin olun kara yüreklilerin siyasi aforizmalarının yanında!

Ayrıca...

Şimdi siz öldünüz ya; ölü seviciler bir yanda ölümlerin üstünü örtenler diğer yanda. Şimdi siz öldünüz ya; yeni bir sanal devrim devşirmesine kalkanlar bir yanda "Gezi’ye iki hafta kala devrim devşirmek isteyenlerin sabotajıdır bu" diyenler diğer yanda. Şimdi siz öldünüz ya; analizci uzmanlar bin yanda cinayet şebekeleri diğer yanda.

Ah benim madencim. Emekçim. Allah şahittir nasır tutmuş ellerinize. Allah şahittir bir lokma helal ekmeğinize. Allah şahittir karanlıklarda iftar etmelerinize. Allah şahittir ödediğiniz bedelin karşılığı olan bin altı yüz TL’ye.

Allah şahit ki "çizmelerimi çıkarayım da sedye kirlenmesin" dediğiniz o anda kirli yürekleriyle plazalardaki işlerine gidenler, son model arabalara binenler, lüks restoranlarda yemek yiyenler, sahil boylarında tatil edenler ve Kabe manzaralı otel odasında secdeye gidenler hala yaşıyorlar yeryüzünde!

Bu yüzden çizmelerinizi yeraltında çıkarırsınız ağabey. Çünkü siz görmeyeli yeryüzü gerçekten çok kirlendi!

Ez cümle; siyah takım elbiseler giyenler taziye mesajları veriyorlar hani, vermesinler. Kapitalist mabetlerden giyinen ölü seviciler ölümlerden sanal devrim devşirmeye çalışıyorlar hani, devşirmesinler. Analizciler istatistikî bilgiler veriyorlar hani, vermesinler. Sizlere yaşarken de tulum giymek düştü ölürken de. Bir bunu durup düşünsünler yeter. O vakit vicdanlarındaki sesi işitecekler. Anneleriz, eşleriniz ve çocuklarınız bizim; protokolün, verilerin, sanal devrimin canı cehenneme diyecekler.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Huseyni Mersiyelerle Yezid Büyütmek17 Kasım 2014 Pazartesi 17:23
  • Suriyeli Mülteciler: Bu Utanç Bize Yeter03 Ağustos 2014 Pazar 21:40
  • Adın Ne Senin? Adım Esma...25 Ağustos 2013 Pazar 04:50
  • Halk Ayaklanması Çocukları İçin Güzelleme18 Temmuz 2013 Perşembe 11:36
  • Ne Güzelmiş Şehit Bebeklerin Saçları21 Kasım 2012 Çarşamba 04:44
  • Gazze: Direnen Şehir, Yaşayan Şehit16 Kasım 2012 Cuma 00:47
  • Meryem Cemilenin Ailesine Yazdığı Mektup08 Kasım 2012 Perşembe 19:04
  • İncirlik Yürüyüşündeki Hamza’nın Hikâyesi14 Ekim 2012 Pazar 16:26
  • Çocuklarınıza Okumayı Nasıl Sevdirebilirsiniz?05 Temmuz 2012 Perşembe 09:03
  • SBS ve Başörtüm22 Mayıs 2012 Salı 12:16
  • PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim