Afrika’da her yıl 7 milyon insan açlıktan ölüyor

26.07.2011 01:28

Osman Atalay

Kara talihini bir türlü yenemeyen, 1 milyarı aşan nüfusu ve 30 milyon 218 bin kilometrekare yüzölçümü ile Birleşmiş Milletler’de 53 ülke ile temsil edilen Afrika kıtası hem uluslararası siyasi kararların alınmasında çok etkili bir bölge, hem de dünyanın yeni ucuz üretim sahası olma ihtimalini barındıran bir enerji ve maden yatağıdır.

80 yıldır batılıların köle ticareti ile başladıkları bölgeyi sömürme politikaları İngiltere, Fransa, Almanya, Amerika, Çin, Hindistan ve Rusya gibi güçlü devletler tarafından paylaşılmaya devam ediliyor. Afrika açılımı adı altında yeni Afrika düzeni kurmaya çalışılıyor. Geçmiş yıllarda 40 ila 100 milyon arasında insanı köleleştiren batılı sömürge devletleri, Afrika kıtası ile Amerika ve Avrupa arasında 56 bin gemi seferi yaparak tarihin en büyük insan ticareti ve soykırımını gerçekleştirdiler. Çin bugün 200 milyar dolarlık bütçe ile Afrika’ya girmiş bulunurken ABD ise AFRİKOM adı ile kendi NATO’sunu kurdu. Angola petrolünün % 95’i Amerika’ya giderken, ABD, petrol ihtiyacının % 20’sini Afrika’dan karşılıyor. Avrupa’nın birçok ülkesi tarım ürünleri başta olmak üzere et, süt, çay ve yeraltı enerji kaynaklarını Afrika’dan elde etmeye çalışıyor. Afrika’da 1900 yılında Hıristiyan nüfus yüzde 7 iken bugün yüzde 50 olması izlenen politikanın amacını ortaya koymaktadır.

Dünya kamuoyu Afrika boynuzunda oluşan ölümcül kuraklık ve kıtlığın 11 milyon insanın hayatını etkileyeceğini konuşuyor. Somali, Kenya ve Etiyopya’da son 60 yılın en kurak mevsimi yaşanıyor. Kuraklık Cibuti ve Uganda’nın kuzey bölgelerinde de hissediliyor. 1980–85 yıllarında yaşanan kuraklıkta Etiyopya ve Sudan’da 1 milyon insan hayatını kaybetmişti. 1925 yılından günümüze kadar her 5 ila 10 yılda bir Afrika’da toplu ölüm vakaları yaşanmaktadır. Ekolojik faktörler, yetersiz tarım, doğal bitki örtüsüne zarar veren küçükbaş hayvanların yetiştirilmesi, siyasi iç çatışma ve istikrarsızlık Afrika’nın çözülemeyen en büyük problemidir. Yeterli yağışın iki yıl üst üste gerçekleşmemesi sonucunda tarım alanları, su kuyuları, küçük ve büyük baş hayvanların bundan etkilenmesi, Afrika için felaket durumunu oluşturuyor. Dünya kamuoyu her beş yılda bir Afrika’nın bir bölgesindeki açlık ve sefaleti konuşuyor. Geçici kampanyalar düzenleniyor. Bir süre sonra Afrika’da hayat kendi seyrinde akıp gidiyor. Kısa vadeli, günübirlik kampanya ve sempozyumlar ile sorun masaya yatırılıyor.

Afrika her dört insandan birinin aç olduğu bir kıtadır. Her yıl 0-5 yaş arası 15 milyon çocuk yetersiz besin ve temiz su alamadığı için hayatını kaybediyor. Her gün 24 bin kişi açlığa bağlı sebepten ölüyor. Afrika’da her yıl 7 milyon insan açlıktan ölüyor. Sahra çölünün güneyinde Afrika nüfusunun yarısı günde bir dolardan daha az para ile yaşıyor. Üç kişiden biri açlıkla boğuşuyor. Ortalama ömür 47 yıl ve bunun temel sebebi yoksulluk. İlaç ile tedavi edilerek önlenebilecek hastalık nedeni ile her yıl milyonlarca Afrikalı çocuk hayatını kaybediyor. Dünyada AIDS hastalarının % 80’i Afrika’da yaşıyor. Bebek ve anne ölümlerinin en yoğun yaşandığı yer Afrika. Ortalama insan hayatı 34 ila 46 yıl. Afrika’da her 30 saniyede bir çocuk sıtmadan (sivrisinek yolu ile geçen) ölüyor. Zatürre, sıtma, ishal, kızamık, tüberküloz gibi ilaç ve uygun yaşam koşulu sağlandığı takdirde tedavisi basit olan hastalıklar nedeni ile her yıl milyonlarca Afrikalı hayatını kaybediyor.

16 Ekim, Dünya Gıda Günü olarak kutlanır. En temel tartışma konusu ise insanlığın düşmanı kitlesel açlık ve yükselen gıda fiyatlarıdır. BM-FAO, Gıda Yardım Örgütü, BM-UNICEF Çocuklara Yardım Fonu, Afrika ile ilgili plan, proje ve kampanyalar ile 50 yıldır bölgede faaliyetlerde bulunur. Uygulanan programlar tamamen günübirlik pansuman tedbirlerden öteye geçmemiştir. BM’nin Afrika için bugüne kadar harcamış olduğu maddi ve insan kaynakları asla sorunları ortadan kaldırmaya yönelik olmamıştır. Üye ülkelerden toplanan bütçeler günü birlik pansuman işlevi görmüştür. Afrika’nın temel sorunu samimi, dürüst, orta ve uzun vadeli problemleri çözücü, bataklığı kurutmaya yönelik projelere zaman, güç ve kaynak ayrılmamasıdır. Afrika’nın kronik hastalığı başka türlü asla çözülmeyecektir. Kıtanın bugün içinde bulunduğu önlenebilir problemleri sağlık, eğitim, tarım, hayvancılık, su projelerini hayata geçirerek kısa vadede Afrika’nın kara talihini kurtaracak bir potansiyeli mevcuttur. Aksi halde her 10 yılda bir Afrika’ya yardım kampanyaları düzenleyerek sorunun nesiller boyu devam etmesine seyirci kalmış olacağız.

Afrika’nın bugün yaşadığı sorun emperyalist ülkeler ve BM daimi üyesi ülkelerin kendi ekonomik ve siyasi menfaati ile ilgili yürüttükleri sinsi politikalardır. Afrika’da önlenebilir açlık ve sefalet vardır. Sorun siyasi ve ekonomik sömürü düzeninin devam ediyor olmasıdır.

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim