1. YAZARLAR

  2. Mahmut Osmanoğlu

  3. Afganistan'da "Yeşillerin Mavilere" saldırısı
Mahmut Osmanoğlu

Mahmut Osmanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Afganistan'da "Yeşillerin Mavilere" saldırısı

A+A-

Amerika ve NATO'nun Afganistan'dan çıkmak için belirledikleri 2014 takvimi yaklaştıkça Afganistan'daki hareketlenmeler de artıyor.

Taliban saldırılarını yoğunlaştırırken, Amerikan ve NATO askerlerine beklemedikleri noktalardan ölümcül saldırılar yoğunlaşıyor.

Geçtiğimiz günlerde Afganlı askerlerin Amerikalı ve NATO askerlerini öldürme girişimlerinin artması yanında Amerika Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey'in park halindeki uçağına füzeli saldırı Afganistan'ın gittiği rota hakkında oldukça önemli bir sinyal ve mesajdı.

Belli bir zamandan bu tarafa Amerikan ordusunun "milli ordu veya milli asker " oluşturmak için yürüttükleri faaliyetler kapsamında eğittiği Afganlılar ya da Afgan polis ve askeri tarafından Amerikalı ve NATO mensubu askerlere yönelik saldırılar gitgide tırmanan bir trend izliyor.

Son iki haftada "Yeşiller" olarak nitelendirilen Afgan ordu ve polis mensupları eliyle "Maviler" olarak nitelendirilen Amerika ve İSAF güçlerinden resmi rakamlara göre 10 asker öldürüldü. Yerli güvenlik güçleri eliyle yabancıların öldürülmesinin neredeyse Afganistan'ın her tarafında gerçekleşiyor olması dikkat çekici. Bu tür hadiselerde Afganlıların sene başından bu tarafa öldürdükleri yabancı asker sayısı ise kırka ulaşmış bulunuyor. Ardı arkası kesilecek gibi de gözükmüyor.

Bu durum ABD Başkanı Obama'yı da rahatsız etmiş olmalı ki Beyaz Saray'da kameraların karşısına geçen Obama Afganistan'daki meydana gelen bu öldürmelerden "derin endişe duyduğunu" dile getirdi.

Amerikalıların "dost ateşi" olarak niteledikleri bu saldırılar doğal olarak iki taraf arasındaki güveni iyice ortadan kaldırmış bulunuyor. Afgan asker ve polislerle birlikte çalışan NATO askerlerinin psikolojik durumlarını tahmin etmek zor değil. Sanırım sürekli eller tetikte dolaşıyor olmalılar.

Afgan Hükümeti ve Amerikalılar ülke çapında Afgan ordu ve polisi içerisinde yüzlerce "muhbir" kullanarak bu hadiselerin ve güven bunalımının önüne geçmek istiyorlar. Tedbir olarak Afgan askerlerin kendi aralarında ve aileleri ile yaptığı telefon konuşmaları dinleniyor, yeni göreve başlayanların isyancılarla irtibat ihtimalini yok etmek için onlara cep telefonu yasağı uygulanıyor. Yine de hadiselerin önü alınamıyor. Obama'nın derin endişelerine rağmen, bu istatistikler daha da yükselir ve hatta toplu öldürme hadiseleri meydana gelirse buna şaşırmamak gerekecek, en azından bu satırların yazarına sürpriz olmayacak. Uluslar arası gücün askerleri ve etkisi azalmaya başladıkça bu tür hadiseler daha da çoğalacaktır.

Dönemlerinin süper güçleri olan İngilizler ve Sovyetler'e Afganistan'da neler oldu ise Amerika ve müttefiklerine de aynısı oluyor.

Sovyetler'in Afganistan'ı işgal dönemindeydi. Afgan bir subayla görüşmüştüm. Ordudan kaçmıştı. Orduda iken ülkenin batısındaki Şindend Havaalanı'nda görev yapıyormuş. Arkadaşları ile birlikte işgalci Rus subaylara yemek vermişler. Ama yemeğin asıl amacı onları öldürmekmiş. Yemeğin başlaması ile birlikte silahlar ölüm kusmuş ve bunlar havaalanından kaçıp o dönem Sovyetler'e karşı çağrışan "Mücahitlere" katılmışlar.

Şimdi olan da bundan farklı değil.

Afganlar hesaplarını zamana bırakmada oldukça sabırlıdırlar. İntikamlarını almak için fırsat doğduğunda ise herkesten daha fedakârdırlar.

Afganistan kavimlerin göç yolları üzerinde stratejik bir noktada bulunduğu için Afganlar tarih boyunca çoğu zaman güçlü orduların işgali altında bulunmuşlar, boyun eğmiş gibi gözükmüşler ama direnişlerini zamana yayarak uygun zamanda işgalcilerine öldürücü darbeler vurmuşlardır.

Yüzlerce antropolog kullanarak Afganistan işgaline girişen Amerikan Başkanı'nın veya en azından danışmalarının Afgan halkının bu karakterini baştan beri bilmeleri ve "çok daha büyük endişe" duyarak George W. Bush'un kirli bir mirası olarak kucaklarında buldukları bu savaşı bitirmeleri gerekmez miydi?

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT