Afganistan, bir seçim ya sonra?

23.08.2009 04:31

Gilles Dorronsoro

Petraeus'un Taliban'ın geri dönüşünü engellemek için Koalisyon Güçleri'nin güvenlileştirilmiş bölgelerde sürekli olarak bulunmasına dayanan "temizlemek, elde etmek, inşa etmek" doktrini Güney Afganistan'da uygulanabilir olmaktan çıktı.

Bölgedeki isyancılar esas olarak yerli olduklarından onları toplumun geri kalanından yalıtmak mümkün değil. Zaten Kuzey Afganistan'da bile Taliban'ı engellemek için de etkin hiçbir şey yapılmadı; son aylarda gerçekleştirilen birtakım operasyonlar gitgide daha mobil ve saldırgan olan isyancıları ancak huzursuz edecek kadar bir zarar verebildi. Kendi güvenliklerinin kaygısına düşen Alman güçleri isyan bastırmada kısıtlı bir etkinliğe sahiptir. Bu durumda devlet başkanlığı seçimleri Kabil'de siyasi bir yenilenme için bir fırsat olacak mıdır? Düşünebileceğinizin aksine, seçimin muhtemel galibi Karzai yeniden seçildiğinde bir meşruiyet kazanmayacak. Aslında bölgelerin büyük bir çoğunluğunda seçimlerin düzenlenmesini denetleyecek hiçbir mekanizma yürürlükte değil. Birçok muhalif, iktidarın aslında, istikrarsızlığın maksimum düzeyde olduğu ülkenin güneyinde ve doğusunda bu sorunun kaynağını kurutma gücüne sahip olduğunu düşünmektedir. İran tarzı kitlesel bir senaryonun Afganistan'da gerçekleşmesi muhtemel değilse de, Karzai seçimlerin sonunda yolsuzlukla suçlanacaktır.

Ülkede yapılan seçimler etnik ve sosyal uçurumları kapama konusunda hiçbir varlık göstermedi hatta tam aksini gerçekleştirdi. Peştunlar, kendisi bir Peştun olduğu halde, Tacikler ve Hazaralara atfedilen rol nedeniyle Karzai tarafından temsil edilmedikleri hissini yaşıyorlar. Ayrıca Karzai'ye, yine aynı şekilde, kendini Mesud'un mirasçısı olarak ortaya koyan başlıca rakibi Abdullah Abdullah'ı destekleyen Peştun olmayanlar da tepkililer. Karzai'nin tabanı öncelikle, her biri birbirlerine ekonomik avantajlarla bağlanmış olan, bazıları savaş suçlusu olan eski komutanlara, toprak sahiplerine, azınlık grupları nezdinde üretilen ölçüsüz bir kliantelizme dayanmaktadır. Bu yamalı bohça koalisyonu nedeniyle bir devlet gücünün ülkede egemenliği eline almasını tahayyüle olanak sağlamadığını söylemeye bile gerek yok. Kilit görevlere yapılan atamalar, yetenek ve dürüstlüğe göre değil, hep devlet başkanıyla kişisel ilişkiler temelinde gerçekleşmektedir. Birçok Afgan'ın düşündüğünün aksine, ABD'nin Karzai üstündeki baskı vasıtalarının etkisi sınırlıdır. Bu nedenle Amerika'nın Afgan idari sisteminde bir başbakanlık makamı oluşturma önerisi doğru yöndedir; çünkü bu makamın oluşturulması devlet başkanını aşmaya ve yönetimi biraz da olsa rasyonelleştirmeye olanak sağlayacaktır. Ancak eğilimin en çok tehdit altında olan bölgelerin, PRT (Provincial Reconstruction Team) aracılığıyla doğrudan yönetiminin yürürlüğe geçirilmesi yönünde fiiliyata geçtiği görünüyor. Uluslararası koalisyonun perspektifleri nelerdir? 2002'den bu yana yapıldığı gibi her yıl birlikleri arttırmak etkisiz olacak hatta daha şimdiden bu konuda duyarlı olan Afgan halkının tepkisini daha da artıracaktır. Ayrıca, bugün için, güney ve doğudaki kırsal bölgelerde denetimi yeniden ele almak, Obama için siyasi açıdan intihar anlamına gelecek olan ve teknik açıdan uygulanması imkânsız bir girişimle yüz binlerce askerden oluşacak bir destek güç yollanması dışında mümkün değil. Aslında şu anda Pakistan, Pakistan'daki Taliban'la mücadele ediyorsa da, Afgan Talibanı'nı desteklemeyi sürdürmekte; görülebilen hiçbir işaret öngörülen gelecekte bunun değişeceğini de bize söylemiyor.

Dolayısıyla şu anda gerilla kendisini Batı'nın askerî baskısından bağışıklık sağlayan bir mevziden faydalanmaktadır. Bu şartlarda oluşturulabilecek gerçekçi bir strateji iki hedefe odaklanmak zorundadır: Kentleri güvenli hale getirmek -ki bu bile kendi başına zor bir görevdir- ve kuzeyde Taliban'ın ilerlemesini sınırlandırmak, bu amacın başarılması da muhtemelen NATO güçlerinin yeniden organizasyonuna dayanmaktadır. Savaşın bedeli ve Koalisyon'a destek veren ülkelerdeki kamuoyunun muhalefeti nedeniyle Batı birliklerinin Afganistan'dan tedricen çıkışı artık zorunlu hale gelmiştir; ancak seçim sürecinin bir kez daha gösterdiği gibi, Afgan hükümetinin güçsüzlüğü, savaşın Afganlılaştırılması önünde güçlü bir engel olarak durmaktadır.

Libération 20 Ağustos 2009

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim