

Adliye Önünde 'Kahrolsun İsrail' Sloganları (FOTO)
HAKSÖZ-HABER
Kamuoyunda “Kahrolsun İsrail” davası olarak bilinen dava öncesi gençlerle dayanışmak ve açılan davayı mahkeme önünde protesto etmek için çeşitli şehirlerden Kayseri’ye 30 otobüs kaldırıldı.
Duruşma öncesi otobüslerden inen kalabalık Kayserili grupla birleşerek Kayseri Cumhuriyet meydanına kadar sloganlar eşliğinde yürüdü. Yaklaşık 1500 kişi “Kahrolsun İsrail!”, “Şehit Furkan Yolun Yolumuz”, “Emperyalizm Yenilecek İslami Direniş Kazanacak!”, “Yaşasın Küresel İntifada!”, “Halkı Değil İşgalciyi Yargıla!” sloganlarıyla adliyenin önüne kadar yürüdü.
Adliye önünde yapılan açıklamada “Kahrolsun İsrail!” demenin ve İsrail’i her platformda protesto etmenin suç olamayacağı, asıl suçun katil İsrail ile her alanda ilişkiyi kesmemenin olduğu belirtildi. Açıklamanın devamında yargılanan gençlerin yaptıkları suç ise bu suça iştirak etmek için burada toplanıldığının altı çizildi.
“Sanatta, Sporda, Siyasette İsrail İle Her Türlü İlişki Kesilsin, Siyonistler Türkiye’den Defolsun!”, “Suçu Ben de İşliyorum, Kahrolsun İsrail!” vb. yazılı pankart ve dövizlerin taşındığı eylem devam ediyor.
Adliyeden gelecek sonucu bekleyen kitle sloganlarla bekleyişini sürdürüyor. İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım ve gazeteci Abdurrahman Dilipak şu an kitleye hitap ediyor.
Bülent Yıldırım İsrail'in değil de halkın yargılanmasını utanç verici olarak değerlendirdi ve "Bizi açık denizde öldüren, bize saldıran İsrail'e dava açabilecek cesaretiniz var mı? Bu davadan istediğimiz sonuç çıkmazsa, biz Çağlayan'da yüz binleri toplamayı da, sokaklara dökülmeyi de biliriz." dedi.
SON DAKİKA: Mahkeme beraat kararı verdi








İşgalcı takımı türkiyeye getirende kabahat.İsrali adam yerine koyanda suç.Korkak,hain,işbirlikçi zihniyetlerin yaptığı aslında suç.Düzmece yapay mahkemelerle insanları yargılamak vicdana sığmaz.
İsrail düşmanlığı ile suçlamak şereftir.Eğer ''kahrolsun israil '' demek suç ise alın size bir suç daha ;
Kahrolsun israil .Kahrolsun israil .Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil
Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil
Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil Kahrolsun israil
Davaya bakan mahkemenin sayın hakiminin ise 'beddua ve hakaret' arasındaki anlam farkına dikket çekip mahkemeyi beraar vererek, olayı düşürmeye çalışması da iyi bir gelişme olarak okunabilir. Bir defa İsrail eleştirilmez, sigaya çekilemez, kendi Siyonist düşüncesinden dolayı da 'yok olsun!' tarzında mazlum halklar ve bu halklara destek çıkan diğer insanların haklı bir başkaldırı içerisinde olmalarını asla engelleyemez!
Kaldı kii, haKaret tek beşına sıuç teşkil etse bile, beddua on yıllardır Siyonist İsrail'in baskılarını dolaylı, ya da dolaysız bir şekilde çeken ve bu oluşan acıyı hınca dönüştürüp beddua formuna döken insanların yaptığı bedduanın hakaret içermediği mahkeme tarafından tescil edilmiş oldu! Buna da şükür! ĞYLEYSE; KAHROLSUN İSRAİL, KAHROLSUN SİYONİZM VE YEREL - KÜRESEL ORTAKLARI!!!









