Aden Körfezi'nde post-modern korsanlar!

13.12.2008 01:58

Ahmet Turan Alkan

Yemen-Somali bölgesinde son zamanlarda önemli şeyler oluyor. Basra ve Hazar'dan sonra enerji ve ticaret nakliyatının en hassas üçüncü hattı sayılan Aden Körfezi'nde 2008 yılının ilk aylarından bu yana 216 saldırı düzenlendi, 36 gemiye el konuldu.

Bunların içinde korsanlar tarafından kaçırılan iki Türk gemisi de var.

İddialara göre korsanlar Somalili. Somali uzun zamandan beri büyük bir istikrarsızlık içinde. Orada İslamcılar tarafından bir yönetim tesis edilmişken ABD ve Etiyopya Somali'ye karşı büyük saldırılar başlattılar. Yönetim alaşağı edildi, binlerce insanın hayatına mal olan bir iç savaş çıktı. Afrika'nın bu yoksul ülkesinde şimdi bir yanda İslamcılar diğer yanda milliyetçiler ayrı ayrı yerlerde kendilerine ait bölgelerde istikrarı korumaya çalışırken, ülkenin önemli bölümünde bir tür anarşi hüküm sürüyor. 2003 ve 2006'da ABD iki kere Somali'ye müdahale etti, her defasında istikrar biraz daha bozuldu, iç ayrışma ve çatışmalar biraz daha büyüdü. ABD'nin yeni bir saldırı hazırlığında olduğu söyleniyor.

21. yüzyılın gelişmiş dünyasında "korsan ve korsanlık" lafları insana tuhaf geliyor. İlk akla gelen "Bu çağda da korsanlık mı olurmuş?" sorusu oluyor. Gerçekten küreselleşme, sadece ekonomik olarak değil, iletişim, ulaşım ve askeri olarak da dünyayı entegre etmiş durumda.

Buna rağmen ilk sömürgeci teşebbüsleri başladığında korsanların açık denizlerde ticari mal taşıyan gemilere yaptığı saldırılar gerekçe olarak gösterilmişti. 18. ve 19. yüzyıllardaki sömürgecilik tarihi bunun örnekleriyle doludur. 1794'te ABD, 'korsanlıkla savaş' yasasını çıkardı ve büyük bir donanma kurdu. 1805 yılında Mısır kıyılarına çıktı, Trablusgarp'ta bir 'çöl harekâtı' başlatıp esir Amerikalı denizcileri kurtardı. Avrupalı devletlerin sömürgeciliğe başlamalarının gerekçesi korsanlarla ve "korsan devletlerle savaş" gerekçesine dayandırılmıştır. Bu sayede Afrika ve Asya, İngiliz, İspanyol, Fransız, Hollandalı ve Portekizliler arasında bölüşüldü. Bu arada tarihçiler, küçük bir ayrıntıyı zikretmeyi ihmal etmiyorlar: Avrupalı devletler, uzun zaman deniz korsanlarına karşı tedbir almadılar, aksine her korsanlık olayında onlara haraç vermeyi kabul ettiler, iş belli bir kıvama geldikten sonra beraberinde ülke işgallerini getirecek askeri-sömürgeci müdahalelere başvurdular. O zamanın resmi gerekçesi "korsanlarla ve haydut devletlerle mücadele" olarak formüle edilmişti. Bush doktrininin 'haydut devlet' kavramını öne çıkarıp Irak'ı işgal etmesi, Suriye ve İran'ı hedef tahtasına koyması bu tarihi mirasa dayanır.

Tarihlerin bu kaydını hafızamızda tutup, günümüz post-modern korsanlarına dönersek, gariptir neredeyse tarihin tekerrür etmekte olduğunu görüyoruz. Uzun zamandır bir avuç korsan dünyanın büyük tankerlerini basıyor, gemilere el koyup çatır çatır aldıkları fidye paralarını ceplerine indiriyorlar. Kaçırılan Türk gemisi Karagöl'ün kaptanı Uğur Mümtaz Temel, "Korsan saldırısı sırasında bölgede denetim yapan NATO gemilerinden yardım istedik, ama hiçbirisi yardım çağrılarımıza cevap vermedi." diyor. Türkiye'nin bir NATO ülkesi olduğunu hatırlatalım.

Korsanlık faaliyetlerinin sürdüğü bölgede ABD, NATO ve AB savaş gemilerinin denetim yaptıkları malum. Bir bakıma bölgenin "güvenliği"ni korumak üzere bulunan söz konusu gemilerin gözü önünde korsanlık faaliyetleri vuku buluyor, üstelik saldırıya uğradıkları anda kendilerinden yardım da talep ediliyor. Sanki söz konusu savaş gemilerinin asıl görevi, bölgenin güvenliğini değil, "korsanların eylemleri"ni korumaktır.

Sömürgecilik tarihi, korsanlık olaylarının cereyan şekli akla şu şüpheleri getiriyor: Post-modern korsanlar daha bir süre bu tür eylemlere devam edecekler. Saldırılar belli bir kıvama gelince zaten bölgede hazır bekleyen NATO ve Batılı kuvvetler müdahale edecek, bu arada tabii ki tıpkı "terörle mücadele" bahanesini kullanıp Afganistan ve Irak'ı işgal ettikleri gibi, bu bölgeyi de "korsanlarla mücadele" bahanesiyle işgal edeceklerdir. Obama'nın yol haritasını yakından takip etmek lazım.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim