1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Adem Özköse Suriye Direnişini Anlattı...
Adem Özköse Suriye Direnişini Anlattı...

Adem Özköse Suriye Direnişini Anlattı...

Akşam saatlerinde yapılan sohbette; öncelikle Kur’an tilaveti ve mealinin okunması ardından Adem Özköse Suriye zindanlarında ki esaret günlerini ve Suriye direnişini anlattı.

A+A-

Belediye düğün salonunda yapılacak olan toplantı CHP’li belediyenin son dakika konferans salonun tahsisatını iptal etmesiyle FEDA-DER/Kdz.Ereğli dernek salonunda gerçekleşen konferansa Adem Özköse, bunun Kemalizm ve Baas zihniyetinin aynı paralelde olması ve bu şekilde bir tavrında çok anormal olmadığı yorumunu yaparak başladı. Fakat ‘kim bunu engellemek isterse istesin biz konuşmaya devam edeceğiz, biz gördüklerimizi anlatmaya devam edeceğiz‘ dedi.

Adem Özköse ’’Ortadoğu’da Arap baharı denen İntifada başladığı dönemlerde Tunus, Mısır, Yemen şeklinde devam ederken ben Suriye’deydim ve 4 - 4,5 yıl orada kaldım. Üç evladımda Suriye’de doğdu. Biz o dönemlerde orada kalırken, ben ve arap yazarları ve Ortadoğu’ya hakim kişiler de dahil kimse orada, Tunus-Mısır gibi bir ayaklanma ve isyan beklemiyorduk. Peki neden?;

Bunun sebepleri var;

Özellikle Suriye-Hama’da Beşar esed’in babası Hafız Esed 1982 de bir hafta 10 gün boyunca katliam yapmıştı, halk bu insanların neler yapacağını ve ne kadar ileri gidebileceğini görmüş ve kendisine bir korku duvarı oluşturmuştu ve insanlar gerçekten korkuyordu gerçekten çünkü acımasızlığı görmüşlerdi. Hama katliamı üzerinden korkutulan bir halk vardı.

İkinci sebepse İstihbarat yani oradaki adıyla “Muhaberat”tı ve neredeyse kişi babasından korkuyordu. Orada 3-4 sene arkadaşlık yapmışız yada güvendiğimiz insanlarda dahil kimseyle siyaset yapamaz ve konuşamazdık. Bunları da görmemiz hasebiyle bu halk isyan etmez derdik, kaldı ki Esad’ın adını ağzına almaya korkardı insanlar.

Üçüncü diğer sebep ise Suriye Zindanları; orada zindanlarla ilgili çok şey dinledim ama bu kadar olmaz derdim ama birini içeri aldılar mı 10-15 sene ondan haber alınamazdı. Hatta sormaya gideni de içeri alınırdı. Hiç unutmam bir cenazeye gittim, orada birisi 13 sene zindanlarda tutsaklık yaşamış, 26 yaşında zindana girmiş ve eşi 10 sene beklemiş akabinde evlenmiş. Adam serbest bırakılınca eve gitmiş ama kapıyı başka bir adam açınca şok olmuş. Bana dedi ki, “Ben tek bir umut ve hayalle yaşadım eşim ve çocuklarıma kavuşma umuduydu bu ama kapıyı başkası açtı!” Bu sadece bir örnek bunun gibi binlerce yüzbinlerce örnek mevcut. Bu insanlar isyan etti diyorlar oturup bir empati yapalım onların yerine kendimizi koyalım! Bizler bu ve benzeri sebepler nedeniyle. İnsanların bu nedenli işkenceler sebebiyle çok zor isyan edeceğini düşündük...

Dera’da iki kadın Doktor Mübarek’in devrilmesi sebebiyle telefonda konuşurken -darısı bizim başımıza şeklinde bir konuşma yapıyor. Telefon dinleniyor tabi ve kadınlar hemen içeri alınıyor örtüleri açılıyor ardından saçları traş edilip o halde evlerine gönderiliyorlar. O kadınlardan birinin akrabası olan çocuklar okulun duvarına –halk bu düzenin yıkılmasını istiyor-şeklinde bir yazı yazıyor, bunun üzerine okulun müdürü bu durumu şikayet ediyor ve çocuklar içeri alınıyor, en büyüğü 13-14 yaşlarında bu çocukların. Onlardan birinin görüntüsüne şahit oldum istisnasız yüzünde 9-10 sigara yanığı izi vardı!

Velhasıl bu ailelerin büyükleri yani aşiret reisleri çocukları istemeye gidiyor, öyle ki yönetim kademesi tamamen Esad ailesi tarafından parsellenmiş haldeydi çoğu Nusayri’ydi. İstihbaratın başında da o ara Asaf Şevket vardı. Aşiret reisleri çocukları istemeye gelince de onlara  ; -çocukları unutun, yerine yenilerini yapın eğer tekrar istemeye gelirseniz bu defa bu çocukların annelerini de getirttireceğim buraya! Diyerek onları kovuyor.

Bu olanlar üzerine 50-60 kadar genç, çocuklara sahip çıkmak için ve ailelerin büyüklerine (alim insanlar bunlar)  yapılanlar gücüne gidince sokağa dökülüyor. Hâlbuki bu Suriye’de imkânsız bir şeydi. Filistin destekleme gösterisine dahi askerlere sivil kıyafet giydirilir bir tiyatro hazırlanırdı. Devlete destek mitingi yapılacaksa devlet daireleri tatil edilir ve mitinge katılacaksın diye zorlanırdı...

Bu gençler çıkınca üzerlerine ateş açılıyor. Bir kişi şehit oldu, ertesi gün 500 kadar kişi sokağa çıktı o genci defnetmek için tabi ki sloganlar da atılıyordu. Velhasıl üzerlerine yine ateş açıldı ve bu seferde şehitler oldu ve sokakta ki kalabalık her gün artmaya başladı.

İnsanların korku duvarları bu şehit cenazeleriyle yıkılmaya başladı.

Ben bu haberleri ve videoları her gün müstear isimle farklı internet kafelerden atıyordum. Bu isyan sloganlarıyla isyan edeceklerini öğrendiler ve şehit verdikçe her gün sayıları çoğaldı.

’Bir şehit bir toplumu diriltir ‘’derler ya aynen öyle yıkılıyordu bu korku duvarları da… Dera’dan Banyasa, Şam’ın varoşlarına ve Duma’ya kadar uzandı bu olaylar. Duma’da destek için eyleme katıldılar ve onlara da ateş açıldı. 3-4 şehit verdiler, ertesi günse daha kalabalık bir topluluk sokağa çıktı. Humus ta ertesi gün binlercesi çıktı…

Yani Suriye’deki direniş; komplocuların belirttiği gibi Amerika ve İsrail tarafından başlatılan bir isyan değildir, bunların çabasıyla gelişen bir devrim değildir tamamen şehitlerin kanları üzerinden kitleselleşen bir devrimdir. İnsanlar şehit verdikçe dirilmeye başladılar. Öyle ki ben dahi şaşırdım o halk gitmiş yerine bambaşka bir halk gelmişti öyle ki kefenleriyle tankların önüne çıktı insanlar.

Dera’da gençler şehri alınca slogan atılıyordu “Özgür Suriye” şeklinde. Bu gençlerden biriyle tanıştım ve konuşmaya başladık tıp fakültesini bırakıp mücadeleye katıldığını anlattı. Hatta bu dönem Der’a plakası olan arabalar durduruluyordu. Dedim ki “bak 22 yaşındasın ,”özgür Der’a” diyorsun ama ordu buraya girip sizi öldürecek”. Cevaben dedi ki abi biz ilk defa 4-5 gündür özgürlüğün tadını almaya başladık ölsek de asla geri dönmeyeceğiz!..

Üçüncü yıla giren bu savaşta Suriye bir adım geri attı mı? Suriye intifadasında her gün katliam olmasına rağmen insanlar geri adım atmadı. 100 binden fazla insan; 9 bin çocuk ve 6-7 bin kadar da kadın katledilerek şehit edildi. Bizleri 28 şubatta öldürmediler ama biz şimdi kalkıp Suriye’de bu kadar şanlı bir direniş intifadası varken nasıl ABD, İsrail yapıyor denilebilir. Ben orada kaldım Suriye halkı bizden kat be kat İsrail karşıtı, orada Filistin’de her şeyi konuşabilir, camide cihat çağrısı yapabilirdiniz. Halkın bu duyarlılığını bilen yönetim bunu da kullanıyordu ve bu insanlar fakir olmasına rağmen ekmek paralarını Gazze ye yollarlardı.

Suriye’de bu olaylar başladığında, sokağı ayağa kaldıran şekillendiren babaları Hama’da katledilen yetimlerdi. Bu sebeple halk bu devrime “YETİMLERİN DEVRİMİ” diyor.

adem_ozkose-20130610-01.jpg

adem_ozkose-20130610-03.jpg

adem_ozkose-20130610-04.jpg

HABERE YORUM KAT