1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. Adana’da Başörtüsü Yasağı ve ‘Andımız’ Protesto Edildi
Adana’da Başörtüsü Yasağı ve ‘Andımız’ Protesto Edildi

Adana’da Başörtüsü Yasağı ve ‘Andımız’ Protesto Edildi

Bugün 15.00’te Adana İnönü Parkı’nda toplanan bazı İslami kuruluşlar “Andımız dayatmasına ve başörtüsü yasağına son!” dedi.

A+A-

Özgür-Der Adana Temsilciliği, Gökkuşağı Derneği, Hüda-Der Adana Şubesi, Yedibaşak Derneği gibi kuruluşların katılımıyla gerçekleşen protesto eyleminde ilköğretimdeki başörtüsü yasağı ve “Andımız” dayatması protesto edildi.

Basın açıklamasının okunmasının öncesinde açılış konuşması yapan Özgür-Der mensubu Oral Afşar, şunları söyledi:

“Türkiye’de eğitim müfredatı resmi ideolojiyi temel almaktadır. Okullarda sorgulayan, araştıran ve düşünce zengini öğrenciler göremiyoruz. Onun yerine resmi ideolojinin pençesinde dünyevileşmiş, tek tip öğrenciler görüyoruz. Bu sistem insanlara inanma ve inandığı gibi yaşama hakkını tanımıyor, onun yerine asimile etmeyi tercih ediyor.

Geçenlerde bir ilköğretim öğrencisi okulda başını açmadığı için 5 ayda 2 okula sürgün edildi. Yine Adana’da başörtüsüyle okula alınmayan bir öğrencinin ailesine 1245 lira para cezası verildi. Hem mağdur oldular hem de provokatör olmakla suçlandılar. Bunlar örneklerden sadece 2 tanesi.

Kur’an âlemlere bir rahmet olarak gönderilmiştir. Fakat bu sistem, Kur’an’ı çocuklarımız için meşru görmemiştir. 12 yaşına kadar Kur’an öğrenmek Türkiye’de yasaklanmıştır. Yoksa resmi dini İslam olan devlet, çocukların Müslüman olmasından mı korkuyor! Çocuklarımız Allah’ın kitabını gizlice öğrenmek zorunda bırakılmıştır.

İmam Hatip liselerine gitmek isteyen öğrencileri engellemek için 8 yıl zorunlu eğitim getirdiler. Böylece İmam Hatip liselerinin orta kısmını kapattılar. Lise kısmını da üniversite için etkisiz hale getirdiler.

Milli güvenlik derslerine giren muhbir ve ajan subaylar namaz kılmak, oruç tutmak ve başörtüsü gibi temel ibadetleri tehdit olarak görmektedirler. Bu subaylar resmi ideolojiyi benimsemeyen ve asimile olmakta direnen çocukları ve ailelerini fişliyorlar.”

Afşar’ın konuşmasının ardından hazırlanan basın açıklamasını 12 yıl önce başörtülü olduğu için okuldan uzaklaştırılan Sevim Yalınız okudu. Açıklamanın tam metnini aşağıda okuyabilirsiniz.

Eylem boyunca “Okullarda Başörtü Yasağına Son”, “Yaşasın Başörtü Mücadelemiz”, “Çocuklar Asker, Okul Kışla Değildir”, “Milli Güvenlik Dersleri Kaldırılsın”, “İslami Kimlik Şerefimizdir”, “Tevhid, Adalet, Özgürlük” şeklinde sloganlar atıldı. Ayrıca “Yeni Öğretim Döneminde And Dayatmasına ve Başörtü Yasağına Son”, “Kemalist Şartlandırmaya Hayır”, “İnanca Saygı, Eğitime Özgürlük”, “Kesintisiz Eğitim, Kesintisiz Zorbalık”, “Neden İnanmadığım Değerler Üzerine And İçmeye Zorlanıyorum”, “Niçin Okula Başörtümle Gidemiyorum” yazılı pankart ve dövizler açıldı.

HAKSÖZ-HABER

adana-andimiz-protestosu01.jpg

adana-andimiz-protestosu02.jpg

adana-andimiz-protestosu03.jpg

adana-andimiz-protestosu04.jpg

adana-andimiz-protestosu05.jpg

Basın açıklamasının tam metni:

Eğitime Özgürlük, İnancımıza Saygı İstiyor;

Okulların Acilen Sistematik Zulüm Mekânları Olmaktan Çıkartılmasını

TALEP EDİYORUZ!

20 Ağustos 2011

Türkiye’nin gündeminde yeni anayasa tartışmaları var. Yeni anayasa tartışmalarının özünde ise halkın iradesini, ihtiyaçlarını ve taleplerini görmezden gelen bürokratik oligarşik iktidar yapılanmasının tahakkümünü kırma ve özgürlük alanını genişletme vaadleri ve beklentileri yer almakta. Meşruiyetini resmi ideolojiden, gücünü ise hukuk dışı darbeci kültürden alan bu yapılanma bugüne dek halka kesintisiz biçimde ve çeşitli baskı aygıtlarıyla seküler-ulusal temelde bir makbul vatandaşlık projesi dayattı. Bu mantıktan hareketle bu ülke insanlarının en temel haklarını gaspetti; fikir ve ifade özgürlüğünü yok saydı; inançlarına, onurlarına uygun bir kimlik ve kişilik geliştirebilme haklarını sistematik biçimde çiğnedi.

Hak gasplarının en yoğun yaşandığı alanlardan biri eğitim alanıdır. Gerek 8 yıllık zorunlu eğitim, gerekse de sonraki süreçlerde milyonlarca çocuğumuz ve gencimizin zihinleri resmi ideolojik doktrini esas alan anlayış ve uygulamalarla mütemadiyen kirletilmektedir. İnsan kişiliğini ve inanç bütünlüğünü görmezden gelen; statükoya aykırı fikir ve yaklaşımlar benimseyebilme ve geliştirebilme hakkını yok sayan bir anlayışla çocuklarımız, gençlerimiz resmi ideolojik kalıplar doğrultusunda şekillendirilmeye ve şahsiyetleri öğütülmeye çalışılmıştır. On yıllardır yoğun bir ideolojik bağnazlık ve dayatmacı yöntemlerle düzen ve düzenin kutsalları karşısında pasif, çaresiz, eleştiri ve sorgulama cesaretinden yoksun nesiller yetiştirilmesi hedeflenmiş, “okul” kışlalaştırılmış, öğrenciler askerleştirilmiştir.

Bizler aşağıda isimleri yazılı İslami kimlikli kuruluşlar olarak militarist, seküler ideolojik eğitim anlayışına ve eğitimde merkeziyetçi, tektipçi yaklaşımlara karşı çıkmanın hukuki, ahlaki ve insani bir hak ve sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Eğitim alanında süregelen ulusçu, militarist, laik dayatmacı anlayışın terk edilmesi ve resmi ideolojik kalıpların esareti altında tutulan beyinlerin özgürleştirilmesi için eğitim sisteminin baştan aşağıya yenilenmesi ve sivilleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu genel tespit ve değerlendirmelerle birlikte, kısa bir süre sonra yeniden başlayacak eğitim döneminde önceki yıllarda yaşanan sıkıntıları da göz önünde bulundurarak acilen bazı düzenlemeler yapılmasını ve kimliğimize, inancımıza karşı büyük bir zulme, haksızlığa dönüşen kimi dayatmalara hiç vakit geçirilmeksizin son verilmesini talep ediyoruz. Bu bağlamda:

1- 28 Şubat darbe sürecinde, İmam Hatip okullarının orta kısımlarının budanması maksadıyla uygulamaya konulan kesintisiz eğitim dayatması terk edilmelidir.  

2- İlköğretimde kız öğrencilerin başörtülü eğitim görme hakları tanınmalı; insan hakları ilkeleriyle çelişen, dünyada da benzeri zor görülen, despotik, zalimane başörtüsü yasağına son verilmelidir.

3- “Andımız” adlı İslam akidesine aykırı öğeler içeren, kişi putlaştırmasına ve kişilik tahribine yönelik ırkçı metnin her sabah çocuklarımıza zorla söylettirilmesi ayıbına, ilkelliğine, zulmüne son verilmelidir.

3- İsteyen vatandaşlara okullarda ana dillerinin öğretilmesi imkanı tanınmalı, Allah’ın ayetlerinden olan ana dillerin eğitim dili olarak kullanılmasına yönelik engeller kaldırılmalıdır.

4- Okullarda askeri denetim ve vesayet aracı olarak işleyen ve kışla tipi eğitimin simgesi haline gelen Milli Güvenlik Dersleri kaldırılmalıdır.

Talep ettiğimiz bu düzenlemelerin gerçekleştirilebilmesi için Hükümetin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın iradesi yeterlidir. Kısa bir süre önce halktan adaletin tesisi ve özgürlük alanlarının genişletilmesi vaadleriyle yetki ve iktidar talep etmiş bir hükümetin bu iradeyi ortaya koymaktan kaçınmayacağını düşünüyor, bu zeminde atılacak adımların anayasa tartışmaları hakkında da bir tutarlılık testi işlevi göreceğine inanıyoruz.

ÖZGÜR-DER ADANA TEMSİLCİLİĞİ, GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, HÜDA-DER ADANA ŞUBESİ, YEDİBAŞAK DERNEĞİ

HABERE YORUM KAT

10 Yorum