Adamlık ve insanlık dersinden sınıfta kalmak

04.02.2010 08:17

Ergun Babahan

Bir başbakan düşünün ki, halkın verdiği yüzde 47 oya rağmen “darbe anayasası”nı demokratikleştirecek değişikliği yapamıyor.

Yapmaya kalktığında “Kanadoğlu kriterleri” devreye giriyor, Başsavcı’nın kapatma hissiyatı tahrik oluyor.

Bir başbakan düşünün ki, çocukları sistemin dayatmaları yüzünden okumak için yurtdışına gitmek zorunda kalıyor.

Bir başbakan düşünün ki, eşi sevdiği bir sanatçıya geçmiş olsun ziyareti için hastaneye ziyarete gidemiyor.

Bir başbakan düşünün ki, dönemin cumhurbaşkanı her türlü teamül ve nezaketi bir kenara bırakarak kendisine sürekli “eşsiz” davetiye gönderiyor.

Elbette tüm başı örtülü AK Partili vekillerle birlikte.

Ailesinin kılık-kıyafet seçimi ve kendi inanç biçimi nedeniyle sürekli zenci muamelesi görüyor.

Sonra bu başbakanın ülkeyi sivil diktaya sürüklediği iddiası seslendiriliyor.

Olayı tersten düşünün, eğer Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Erdoğan’a eşli davetiye göndermiş olsa ve Emine Hanım bu davetlere katılmasaydı neler olacağını hayal edin.

Partililerle sohbet ediyor diye, eşinden ayrı bir masada tek başına outran Binali Yıldırım’ın eşine yapılanın en az on katı yapılırdı.

Kaç-göç benzetmesinden, ‘’Bu çağda bu kafa’’ manşetlerine kadar uzanan bir yelpazede hakaret yağdırılırdı.

Ne yazık ki, bu ülkede siyaset yapan insanlar, kadınlara layık görülen bu muameleyi bile siyaset malzemesi yapabiliyor.

Kendi partisine oy verenler arasında da, başını Emine Hanım gibi örten kadınlar olduğunu unutuyor.

Emine Hanım’a ziyaret yasağı koyan zihniyete çatacağına, siyasetçiye çatmayı yeğliyor.

Ucuz ve kadına saygısızlık içeren bir yaklaşım.

Hem de şehit-gazi edebiyatı yapan partinin mensubu.

Eğer Emine Hanım’ın oğlu askerlik hizmeti sırasında yaralansa ve GATA’ya getirilseydi, evladını da ziyaret edemeyecek miydi?

Ya da gazilerin başları örtülü anaları, oğullarını sadece hastane bahçesinde mi görebiliyor?

‘’Başı örtülü anaların oğlu şehit düşemez veya gazi olamaz’’ diye bir kuralınız yok ama bir başbakan eşinin hastane ziyaretini engelleme kuralınız var.

Türkiye bu açıdan tam bir cinnet ülkesi.

En ağır bedeli de ne yazık ki, kadınlara ödetiyor.

Üniversite kapısında bekletiyor, hastane kapısından çeviriyor.

İnandığı gibi yaşamanın en ağır bedelini kadınlar çekiyor.

Bu insanlar hala bu ülkeyi seviyorsa, bu bir mucizedir.

Çünkü kurallarınızla, ırkçı uygulamalarınızla nefret etmeleri için elinizden geleni yapıyor ve bundan sadistçe bir zevk alıyorsunuz.

Ayıptır.

En azından erkeğe yakışmaz.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim