1. YAZARLAR

  2. Leyla İpekçi

  3. Adaleti hangi dil ile talep edebiliriz?
Leyla İpekçi

Leyla İpekçi

Yazarın Tüm Yazıları >

Adaleti hangi dil ile talep edebiliriz?

A+A-

İtalya'da Gladio'yu çökerten savcı Felice Casson'u, Genç Siviller'in davetlisi olarak geldiği Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen sempozyumunda dinlerken 'siyasi irade', 'hukukun tarafsızlığı' gibi kullandığı birçok kelimenin burada bizlerin hayatında çoktandır bir karşılığı olmadığını düşündüm.

Evet elbette devlete sızmış karanlık güçlerle mücadele etmek için siyasi kararlılık çok önemliydi. Bu irade olmadan, kirli ilişkiler çökertilemezdi. Ama iktidardayken muktedir olmayı başaramayan vesayet altındaki hükümetlerin bu anlamda siyasi bir kararlılık göstermesi bile bugüne dek mümkün olmamışken, bugün kapatılma davasıyla karşılaşmış ve meşruiyeti sorgulanan bir hükümet partisinin güçlü bir siyasi irade göstermesini nasıl bekleyecektik?

Casson'u dinlerken İtalya ile ne kadar farklı yapılarımız olduğunu daha iyi anladım. Casson, ülkesinde 40 yıl boyunca cumhurbaşkanı ve başbakanlara dek Gladio'nun kendini tamamen gizlemeyi başardığını söylerken kanıtları ortaya çıkarttıklarında ise suçluların yargılandığını anlatıyordu. Bizde kontrgerillayı ilk telaffuz eden kişi bile defalarca başbakanlık yaptığı halde bu konuda bir ierleme kaydedemeyecekti.

Belki 12 Mart dönemine kıyasla veya kanlı 1 Mayıs'ın yaşandığı 77 yılına kıyasla geçmişteki pek çok karanlık eylemin bağlantıları çok daha net olarak biliniyor ve telaffuz edilebiliyor bugün. Zaten bugün yaşananlar eskiye oranla çok daha aleni bir biçimde gözümüzün önünde cereyan ediyor artık. Darbe teşebbüsleri ortaya çıkıyor, bazı bombalama ve saldırı olayları arasındaki ilişkiler gün ışığına çıkıp kanıtlanıyor vesaire. Ama her şey bu kadar apaçıkken bile sanki ortada hiçbir haksızlık, hiçbir zulüm yokmuş gibi davrananlar adalet duygumuzu zedeliyor, umudumuzu kırıyor.

Casson, yargının bağımsızlığı veya tarafsızlığına vurgu yaptıkça, biz salonda onu dinleyenler huzursuzlanıyorduk. Adaletli ve hakkaniyetli kararlar verecek hukuk adamlarının başına neler gelebileceğini, geçmişte nelerin geldiğini hatırlatmaya çalışıyordu söz alanlar. Bir noktadan sonra bugünkü Danıştay saldırısı ile geçmişteki Maraş olayları da aynı yapılanmayla yüzleşmeyi gerektiriyordu, Balgat ve Bahçelievler katliamı ile Hrant Dink'in katledilişi de. Aramızda 12 yaşında Jitem'le tanıştığını söyleyen Güneydoğulu gençler de vardı, darbelere veya kaosa gerekçe oluşturacak şekilde öldürülen gazetecilerin aileleri de.

Güneydoğu'da barışa, Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüme, başörtülülerin gasp edilmiş eğitim hakkına, AB ile ilişkilere bir nebze 'açılım' getirmeye kalkan hemen her partinin meşruiyeti kapatma davalarıyla sorgulanıyorsa (Susurluk'ta uç veren karanlık ilişkiler bile hükümeti devirmek için onlara karşı kullanılmıştı) biz belirli bir siyasi çıkar adına rekabet peşine düşebilir miydik? İşkencelere maruz kalan, fişlenen, faili meçhul kalan, kökeni nedeniyle aşağılanan herkes adına adalet istediğimiz anda, derhal bazı odaklardan yana tarafmışız gibi mimleniyor, itham ediliyorduk oysa.

Sözgelimi Hrat Dink için adalet istemek, devletin pek çok kademesindeki kişilerin illegal vukuatlarını ortaya serdiği için, bir yerden sonra bizi itham altında bırakıyordu. Keza, kapatılan Nokta Dergisi için de. İftira atılan öğretim üyeleri için de. Şemdinli için de. Kimi tetikçiler ve kaçakçıların ülkeye getirilip beraat ettirildiği, kiminin de imha edilerek temizlendiği bu ülkede herkes için adalet istediğimizde suçlu, hain, bölücü, işbirlikçi filan gibi yakıştırmalarla günah keçisi ilan ediliyorduk.

Genç Siviller'den Turgay Oğur ve ardından söz alan birçok konuşmacının belirttiği gibi: "Türkiye'nin derin devleti NATO marifetiyle kurgulanmış bir örgütlenmeden daha fazla bir şeydir, gözeneklerimize sinmiştir, sistemin genlerine işlemiş, yaşam biçimi haline gelmiştir." Suçluların mahkemelerden korkmadığı, aksine, hukukçuların yargılamaktan korkutulduğu, meslekten uzaklaştırıldığı, öldürüldüğü bir ülkede Casson bize adaleti hangi dil ile talep edebileceğimizi söyleyebilir miydi?

Zaman gazetesi

YAZIYA YORUM KAT