1. HABERLER

  2. HABER

  3. Abdullah Öcalan: Başbağlar’ın Katili Doktor Baran
Abdullah Öcalan: Başbağlar’ın Katili Doktor Baran

Abdullah Öcalan: Başbağlar’ın Katili Doktor Baran

33 köylünün katledildiği Başbağlar vahşetinin 19. yıldönümünde, PKK lideri Öcalan’ın itirafları yeniden hatırlandı.

A+A-

Abdullah Öcalan, sorgusu esnasında; “Benim haberim yoktu ama Başbağlar baskınını Doktor Baran kod adlı Müslüm Durgun’un yaptığını duydum” demişti.

A Haber televizyon kanalı dün, Başbağlar katliamının 19. yıldönümü sebebiyle bir program yayınladı. “Toplumsal Hafıza” isimli programda, Serdar Korucu’nun Başbağlar katliamı ile ilgili hazırladığı dosyaya yer verildi.

Programda, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı duruşmalarındaki sözleri gündeme getirildi. Öcalan, duruşmada, Başbağlar katliamı ile ilgili, “Benim haberim yoktu” diyerek sorumluluğu PKK’nın Doktor Baran kod adlı yöneticisi olan Müslüm Durgun’a attı... Programda; Durgun’un, örgüt içinde Tuncelili Alevi kanadın temsilcisi olarak bilindiği belirtildi.

Camiden Çıkarıp Kurşunladılar

Öte yandan Başbağlar Köyü Derneği, 19 yıl önce Erzincan Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar Köyü’nde katledilen 33 kişi için Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi’nde “Başbağlar Şehidlerini Anma Programı” düzenledi. Başbağlar Köyü Derneği Başkanı Mehmet Aydın, “İnsanları köy meydanında toplayan hainler kadın, erkek ve çocukların feryatlarına rağmen köyün erkeklerini 100 metre ötede Kavaklık mevkiine götürülüp kurşuna dizerek şehit ettiler” dedi

Aydın, “Köyün imamı akşam ezanını okumaya başlıyor, ‘Allahü Ekber nidası kaplıyor Başbağlar’ın gökyüzünü. O sırada hainler köyü basıyorlar. Ezan okuyan müezzinin kafasına silah dayıyorlar. İşte tarihte yaşanmış en büyük katliamlardan biri böyle başlıyor Başbağlar’da” sözleriyle katliamı hatırlattı.

İnsanları köy meydanında toplayan hainler kadın, erkek ve çocukların feryatlarına rağmen köyün erkeklerini 100 metre ötede Kavaklık mevkiine götürülüp kurşuna dizerek şehit ettiler” diyen Aydın, saldırganların köyde bulunan arabaları, okulu ve camiyi ateşe verdiklerini, katliamda 28 kişiyi kurşuna dizmeleri yetmiyormuş gibi, biri kadın, biri çocuk 5 kişiyi de evlerde diri diri yaktıklarını kaydetti.

TORAMAN: OLAY KASITLI OLARAK ÖRTBAS EDİLDİ

Başbağlar davası avukatlarından Cüneyt Toraman ise dönemin Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu’nun olayın faillerinin yakalanması konusunda büyük yardımları olduğunu belirterek, “Yakalanan bütün sanıklar teşhis tutanakları usûle uygun tutulmadı diye serbest bırakıldılar. Ondan sonra dava İzmir’e sürüldü. Ben bütün bunların kasıtlı olarak yapıldığı kanaatindeyim. Biz sonradan Ergenekon Davası ile öğrendik ki bu işin içinde adalet bakanları, Yargıtay üyeleri var. Biz bunların yargılanması istiyoruz ama sadece tetikçilerin değil, aynı zamanda olayın arkasındaki kimselerin de yargılanmasını istiyoruz” dedi.

TUNA: ALEVİ VE SÜNNİ VATANDAŞLAR ÜZERİNE BİR PLAN YAPILDI

Yine Başbağlar davası avukatlarından Hüsnü Tuna da o dönem yaşananları değerlendirirken, 90’lı yılların koşullarını da göz önünde bulundurmak gerektiğinin altını çizerek, “Bir taraftan laik kesimi temsil ettiği söylenen kimseler katlediliyorken, bir yandan dönemin Cumhurbaşkanı’na kadar suikast girişimleri düzenleniyor. Onun için bu dönemde Alevi ve Sünni vatandaşlar üzerine birileri tarafından bir plan yapıldı. O güç, Sivas’ta Alevi katliamını gerçekleştirirken, bu defa Başbağlar’da Sünni katliamını gerçekleştirdi” şeklinde konuştu. 

“SİVAS’A GÖSTERİLEN İLGİ BAŞBAĞLAR’A GÖSTERİLMEDİ”

Başbağlar köyü muhtarı Ali Akarpınar da, 19 yıldır Başbağlar köyünün her türlü meşru zeminde hakkını arama çabasında olduklarını belirterek, Sivas olayları ile Başbağlar köyü katliamının amacı, sonucu ve bir çok yönü ile benzerlikler taşıdığını söyledi. Akarpınar, “Maalesef Sivas olaylarına gösterilen ilgi ve hassasiyet, kamuoyunu yönlendiren kuvvetler ile sivil toplum kuruluşlarının bir kısmı tarafından Başbağlar katliamına gösterilmemiştir” diye konuştu.

 

HABERE YORUM KAT