1. YAZARLAR

  2. YILMAZ BİLGEN

  3. Abdulkadir Molla’dan İskilipli Atıf'a Bir Susturma Yöntemi Olarak İdam
YILMAZ BİLGEN

YILMAZ BİLGEN

Yazarın Tüm Yazıları >

Abdulkadir Molla’dan İskilipli Atıf'a Bir Susturma Yöntemi Olarak İdam

A+A-

Son dönemde küfrün önderlerine karşı sayısız cephede can veren ümmetin şehitlerine bugün Abdulkadir Molla’da dahil oldu.

Yine soğuk bir kış günü ve yine yürekleri dağlayan bir ‘İdam’. Tıpkı 4 Şubat 1926’da olduğu gibi. Suçları İslamın izzetini temsil eden alim olmak...

Her ikisi de zalim iktidarlara karşı Halkının değerlerini savundular. Alim mesuliyetini yüklenen her Mümin  gibi tuğyan ehline diz çökmektense ölümü şeref bildiler. Ve tereddüt etmeden ölüme yürüdüler...

“Zalim ve katillerle mahşer günü hesaplaşacağız” demişti, İskilipli Atıf Hocaefendi...

Ondan 87 yıl sonra Bangladeş zindanlarından idama perva etmeyen Abdulkadir Molla’da:

“Allah’ın izniyle zalimlere asla boyun eğmeyeceğim. Dünyevi hiç bir otoriteden de af ve hayat hakkı istemeyeceğim” diye haykırıyordu.

1926 yılının yargıç görünümlü cellatlarına “Savunma yapmamı gerektiren bir suçum yok” diyerek meydan okuyan İskilip Atıf Hoca’nın benzeri tavrı Bangladeş zindanlarında esir tutulan Abdulkadir Molla sergiledi.

Atıf Hoca asıldığında yaşı 51 idi. Abdullah Molla ise 65 yaşında Hakka yürüdü...

Bangladeş hükümeti ve sözde Bangladeş tarafından hangi hukuka göre kurulduğu anlaşılmayan uluslararası savaş suçları mahkemesi çetesi 1971 yılında 344 kişinin ölümünden suçlu tutarak önce ömür boyu hapse mahkum ettiler Şehit Abdulkadir Molla’yı. Sonra görülen lüzum üzerine idamına karar verdiler...

Abdulkadir Molla 1971 yılındaki Bangladeş’in Pakistan’a karşı verdiği bağımsızlık savaşından ötürü mahkum edildi. Aradan 42 yıl geçmiş olmasına rağmen 344 kişinin ölümüne sebebiyet vermekten 65 yaşında bir alimi katleden anlayış her gün sistematik olarak 100 cana kıyan Beşşar Esed’e ise imkan tanımaya ve destek olmaya devam ediyor.

Soğuk bir kış günü yüzleştiğimiz Molla Abdulkadir’in idamı halen hesabı sorulamayan İskilipli Atıf hocaefendinin katledilmesiyle birçok benzerlik taşımakta.

Şapka devriminden çok önce yazılan ‘Frenk Mukallitliği’ ne kadar idam için uydurma bir iddia olmuşsa Abdulkadir Molla’ın 41 yıl önce savaş suçu işlediği iddiası da o derece gülünç ve zavallıcadır..

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum