ABD'nin ipliği pazara çıktı

18.04.2008 05:31

Seyid Zehra

ABD Filistin'de barış isteğinde samimi olsaydı, Carter-Meşal buluşmasını fırsat sayardı. Zira, Hamas'sız bir çözümün imkânsızlığı kanıtlandı

Eski ABD başkanlarından Jimmy Carter Hamas liderlerinden Halid Meşal'le Şam'da bir araya gelmekte kararlı olduğunu açıklar açıklamaz, ABD yönetimi sanki Carter affedilemeyecek ve korkunç bir suç işleme yolundaymış gibi bir tavır aldı. Başlangıçta, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice görüşmenin yapılmasını engellemek için ölesiye çaba harcadı. Ardından, görüşmeyi kınayan ve Carter'a vazgeçmesine yönelik nasihatlerde bulunan açıklamalar yaptı.

Carter tutumunda ısrar edince de, Beyaz Saray bu davranışla ilgisi bulunmadığını, toplantının ABD'yi değil, sadece Carter'ın kendisini temsil ettiğini belirten bir açıklama yayımladı. Peki bu Amerikan tutumu nasıl açıklanabilir?

Amerikalılar doğal olarak tavırlarını, Hamas'ın ABD yönetiminin tanımına göre liderleriyle bir araya gelinmesi doğru olmayan 'terörist' bir örgüt olduğu yaklaşımıyla meşrulaştırıyor. Fakat Carter yönetimin görüşüne bağlı kalmak zorunda değil, onun tutumu da ABD yönetimi açısından bağlayıcı olmaz.

Tecridin başarısızlığı malum

Seçimlerini kazandığından beri, Hamas'a yönelik Amerikan stratejisi dört eksen üzerine kuruldu. İlki, Hamas'a iktidar olma fırsatı verilmesine göz yumulmaması. Gazze olayları öncesine kadar yapılan buydu. İkincisi, seçimleri kazanmasından itibaren Hamas'a uluslararası tecrid dayatılması. Üçüncüsüyse, örgütü nihai olarak tasfiye etmek için İsrail ve bilinen Filistinli güçlerle birlikte komplo kurulması. Son olarak, Gazze'deki Filistinlilere yönelik İsrail ambargosunun desteklenmesi ve Filistinlileri örgüte karşı isyana sürüklemesi umuduyla, Gazze'nin en basit yaşam dinamiklerinden mahrum bırakılması.

ABD'nin İsrail ve bazı Filistinli güçlerle birlikte bütün yaptıklarının başarısızlıkla sonuçlandığını herkes biliyor. Yani herkes, Filistin-İsrail çekişmesinin çözülmesinin Hamas'sız imkânsız olduğunu biliyor. Aslında herkes, bütün Filistin halkının ve mevcut bölünmenin gölgesinde bütün güçlerin temsilcisi sayılmayan Filistin Yönetimi'yle bir anlaşmadan söz etmenin abesle iştigal olduğunun farkında. İmzalansa bile böyle bir anlaşmanın hiçbir temeli olmayacak.

Bu bağlamda, ABD çekişmeyi çözme eğiliminde gerçekten de ciddi olsaydı, Carter'ın Meşal'le görüşmesini fırsat sayardı. Hamas'ı bitirme ve Filistin'den uzaklaştırma umuduyla izlediği her yolun başarısız olması sonrası, trajediden çıkmanın fırsatı olarak görürdü. Pratikte öngörülen buydu. Fakat işin aslı şu ki, ABD çekişmeye adil çözüm bulunmasını istemiyor. ABD yönetimine göre kendisinin ve İsrail'in çıkarı, Filistin iç çekişmesinin çözümsüz kalması, Filistinlilerin güçlenmelerine yol açacak biçimde birleştirilmemesi ve uzlaşıdan söz edilmemesinde yatıyor. Bunun yanı sıra, ABD Hamas'ın İran'a bağlı kalmasını da istiyor. Bu durum İran'a yönelik Amerikan planlarına hizmet edecek.

Basit bir ifadeyle, Carter-Meşal görüşmesi ABD yönetiminin Filistin sorununa yönelik tutumunu gözler önüne serdi, çekişmeyi çözme kararlılığına dair iddialarının yalan olduğunu gösterdi.

(Bahreyn gazetesi Ahbar El Haliç, 16 Nisan 2008)

Radikal gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim