ABD’nin bizi düşürdüğü vartalar

16.04.2009 11:36

Mustafa Özcan

Çok değil 6 yıl kadar önce Bağdat’ta iyi ya da kötü bağımsız bir yönetim hüküm sürüyordu. Amerikalılar işgal etti, bölgenin terkibi bozuldu. Kuzeyinde daha ziyade Amerikalılara dayanan bir Kürt yönetimi teşekkül etti.

Bağdat ise iki zıt gücün kontrolüne girdi. Tezat ama doğru. Askeri olarak ABD, siyasi olarak da İran’ın kontrolü altında. Güneyimiz böyle. Kuzeyimiz de bu durumdan çok farklı değil. ABD’nin ve Bush çetesinin saldırıları ve kışkırtmaları sonucu istikrar bozuldu. Bağdat işgaliyle birlikte petrol fiyatları artınca Rusların bitleri kanlandı. Direniş karşısında ABD’nin zayıf düşmesiyle birlikte hem İran hem de Rusya kendisine geldi ve güçlenmiş oldu. Gerçi bu güçlenmeyi kendilerinden menkul görüyorlar ama asla böyle değil. Suud el Faysal’ın dediği gibi sınırsız Amerikan ahmaklığı sonucu bu bölgeler yeni güçlere altın tepsi içinde sunulmuştur. Amerikalılar gibi gabi ve aptal olan birileri de hâlâ bu durumda Amerikalıların kazançlı olduğununda ısrar ediyor. ABD’nin bir bildiği vardır yaklaşımı içindeler. Halbuki kral çıplak ve ABD’nin bir bildiği falan yok. ABD geçmişte savaşla ve silahla kazandığını şimdi aynı yöntemle yani silahla ve savaşla kaybediyor. Atın ölümü arpadan olur misali bir müddet sonra ‘ bir şey haddini aşarsa zıddına inkılap eder/ iza tevecazeyşey’ü haddehu inkalebe zıddehu’ formülü ve kuralı işlemeye başlıyor. Neocon çetesi ve aptalları yine her şeye sahip olmak isterken kuzeyde de Ruslara tosladılar. Ruslar önce Ukrayna’da eski mevzilerini kazanmaya başladılar. Soros’un iskambilden kaleleri bir bir düşmeye başladı. Soros devrimleri ters döndü. Ardından Şaakeşvili de yine Neocon kimyasına yenilerek Güney Osetya üzerinde deneme ve operasyon yaparken Ruslara davetiye çıkarmış oldu. Saakaşvili de tepetaklak oluyor. Newsweek dergisine ‘Batılı dostlarım nerede, beni terk ettiler’ diyor. Soros’un Saakaşvili’yi iktidara getiren paraları suyunu çekince Rus oligarkların paraları Gürcü muhalefetine akmaya başlamış. Böylece Ruslar Gürcistan üzerinden yeniden sınırlarımıza yaklaştılar. Amerikalılar Karadeniz’e el atmaya çalışırken güç dengeleriyle fazla uğraştıklarından dolayı Rusları öfkelendirdiler ve yeniden sınırlarımızı tehlikeye attılar. Akıllı düşman ahmak dosttan evladır.

Bir televizyon kanalında söylediğim gibi Obama’nın ziyareti de dış ilişkilerimizde yeni riskler getirmiştir. Obama, Türkiye’ye krizle birlikte geldi. Bush döneminde aptalcı Amerikan politikaları sayesinde İranlılar güneye yerleştiği gibi kuzeyimiz de yeniden Rusların kontrolüne giriyor. Yani güneyde İran ve kuzeyde Rusya denklemi ile karşı karşıyayız. Bunu yapan da güya iki ülkeye de düşman olan Amerikalılar. Bizde bir tabir var: Böyle dost düşman başına. Böyle dostun olacağına düşmanın olsun daha iyi. Zira bu tarz dostlar; dostlarına değil düşmanlarına çalışıyor. Obama da Bush’un yanlışlarını başka bir açıdan takip ve taklit ediyor. Ermeni yanlısı söylemleriyle gelerek bölgesel dengeleri zorluyor. Kim verdiyse el altından Ermenistan sınırının açılacağını taahhüt etmişler. Halbuki bu hususta Türkiye’nin yaklaşımı baştan belli ve Başbakan Erdoğan da teyiden ‘Yukarı Karabağ meselesi çözülmeden Ermeni sınır kapısı açılmaz’ dedi. İnşaallah bu söz de Rasmussen sözünün akıbetine uğramaz. Elimizde iyi veya kötü bir Azerbaycan var onu da Ruslara kaptırmayalım. Ermenistan politikasıyla Amerikalılar ve Obama takımı Türkiye’nin çıkarlarına değil Rusların çıkarlarına hizmet ediyorlar. Bilakis, Türkiye’nin ise hayati çıkarlarıyla oynuyorlar. Maceraperest Saakaşvili üzerinden Gürcistan’ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tehlikeye attıkları gibi Ermenistan baskıları üzerinden de Türkiye’nin Azerbaycan ilişkilerini tehlikeye atıyorlar.

Ermenistan meselesi Azerbaycan’ın da içinde olduğu ortak bir paket şeklinde değerlendirilmelidir. Zaten Türkiye’nin bilinen politikası budur. Obama’nın baskısıyla bu politikanın delinmesi Türkiye’nin hayrına olmaz. Bırakalım, Obama bildiğini okusun. Biz de bildiğimizi okuyalım. ABD’nin yol açtığı ekonomik buhrandan sonra bir de açacağı derin diplomatik ve siyasi buhranlarla uğraşmayalım. Patrikhane meselesi bir saatli bomba. Onun dışında Obama iç politikada başarılı olacak ve gelecek dönemde Ermeni oylarını alacak diye biz varlık nedenimiz olan hususlardan taviz veremeyiz. Obama ve Amerikalılar gölge etmesinler başka ihsan istemiyoruz. Güneyde İran ve kuzeyde de Rusya denklemi bir Amerikan eseri ve hamakat abidesidir. Öfkesi ve gücü aklını aşanların akıbeti budur. Yoksa garezleri bize mi?

VAKİT

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim