1. YAZARLAR

  2. Hasan Celal Güzel

  3. Abdera'nın kozmik potetosları
Hasan Celal Güzel

Hasan Celal Güzel

Yazarın Tüm Yazıları >

Abdera'nın kozmik potetosları

A+A-

İlberyus Hoca, bizim bürodan içeri girer girmez bağırarak şu bildik tekerlemeyi söylemeye başladı: “Şişko patates, iki kilo domates!’ Çok kızdım, ‘İnsan kırk yıllık arkadaşıyla böyle eğlenir miymiş? Ayıp, ayıp, sanki sen çok mu incesin?” diyerek sitem ettim. Üstâd Prof. İlberyus, Abderalı filozof Demokritos gibi çatlarcasına gülerken, “Yok mîrim yanlış anladın, seni kastetmiyorum” dedi ve cebinden yırtık ve buruşuk bir parşömen çıkararak, “Bak bunu Homeros’un notları arasında buldum. Meğer bu tekerleme ilk defa Abdera’da söylenmiş” dedi ve zaman zaman gülme krizleri geçirerek hikâyesini anlatmaya başladı.

Yaş mı da, kuru mu?

Efendim, M.Ö. 509 yılının son günlerinde Abdera’da çok garip hâdiseler birbirini takip ediyormuş. Palavracı Homeros’a bakarsanız, generalyusların darbeyusçuları ile polisosların hocayusçuları arasında müthiş bir çekişme olasıymış. Her iki taraf da birbirlerini sıkı sıkıya takiptelermiş. Darbeyusçu generalyusların ağız tadıyla bir darbeyus yapamamaları jakobenyusları çok kızdırıyormuş. Öyle ki, Okoslar’ın ve Denyos’un darbe tahrikleri bile darbeyusçuları harekete geçiremiyormuş. Zira, darbeyusçuların helayuslara gittikleri bile takip ediliyormuş.

İrticayus planosları iyice ayağa düşmüşmüş...

Lâfın burasında gülmekten tıkanan İlberyus Hoca’nın sırtını yumrukladım. Gülmekten gözlerinden yaş gelerek, “Hani yaş mı da kuru mu tekerlemesi vardır ya, o da Abdera’nın bu dönemlerinden kalmaymış” dedi. “Ağzını bozma Hoca, ne alâkası var?” diye çıkıştım. “Mîrim bana niye kızıyorsun? Tekerleme, İrticayus planoslarındaki imzanın yaş mı, kuru mu olduğu tartışmasından çıkmış ve halka mal olmuş...” diye cevap verdi. 

Kosmos’un gladyatörleri

Prof. İlberyus kendine geldikten sonra hikâyesine devam etti.

Abdera’yı yöneten Ampuloslar’ın lideri ve Kral Nâibi Tayyibus, olan bitenleri şaşkınlıkla seyrediyormuş. Kendisine, irticayusçu, türbanyusçu diyenler, şimdi birdenbire demoskratosçu kesilmişler ve Ampuloslar’ın ‘sivil faşismus’a gittiklerini söylüyorlarmış.

Sizin anlayacağınız o günlerde Abdera’da göz gözü görmüyor, kimin eli kimin cebinde anlaşılmıyormuş. Derken bir gün Kral Nâibi Yardımcısı Bülentos Arınços’un darbeyusçular tarafından takip edildiği anlaşılmış. Polisler tarafından Arınços’u gözetlerken yakalanan bir subayosun Arınços’un adresinin yazılı olduğu kâğıdı şişe suyuyla yuttuğunu duyan Demokritos gülmekten komaya girmiş...

Sözün burasında İlberyus’a, “Bu kadarı da doğru olamaz Hocam, bir de bunlar darbeyus yapıp Abdera yönetimine el koymaya kalkıyorlar” dedim.

‘Sözümü kesme de gerisini dinle’ diye azarladı Prof. İlberyus...

Meğer işin içinde iş varmış. Yakalanan subayoslar gizli bir teşkilâtta çalışıyorlarmış. Bunlara ‘Kosmos’un Gladyatörleri’ deniyormuş. Savcıyos ve yargıcoslar Kosmos’un ‘kozmik odası’na girince jakobenyuslarda ve darbeyusçu generalyuslarda şafak atmış.

Kozmik potetoslar

Rezalet bununla da kalmamış. Yargıcos kozmik odadaki evrakı incelemeye giderken, peşine ahçı, marangoz ve çavuşoslardan oluşan yeni bir tarassut ekibi takılasıymış. Sözün burasında dayanamayıp ‘Sakın jakobenyuslar işi sulandırmak için bunları plânlamış olmasınlar?’ diye sordum. Zira Okoslar’ın lideri Denyos ve cümle jakobenyuslar bu olayları alaya almaya başlamışlarmış...

İlberyus Hoca, lahavle çekerek “Yahu, ben de tam orasını anlatacaktım” dedi. Denyos, Nâib Yardımcısı Arınços’la lâf yarıştırmaya başlamış. Denyos, kozmik odadaki ‘devlet sırları’ diye yırtındıkları evraka bir gün çıkıp ‘kozmik potetos bunlar’, deyivermiş.

Bu arada, muhtemelen jakobenyusların militaryusları tarafından savcıyos ve yargıcosa gönderilen sekizer kalaşnikof mermisini hatırlatan Arınços da ‘Bu mermiyoslar da çukulatostur herhalde’ diyerek dalgasını geçesiymiş.

Bu polemik esnasında Senatos’a gelen Denyos’a, Ampulos’lu milletvekilleri -takma ismini hatırlatarak-, ‘Şişko potetos, iki kilos dometos!’ diye tezahüratta bulunmuşlar.

Sonunda gene olanlar bizim gülen filozof Demokritos’a olmuş; onu elinde yarısı ısırılmış domatesle gülerek söylenirken bulmuşlar: ‘Kozmik, kozmetik, potetos, dometos, çikolatos...’

***

“Sonra mı ne olmuş?” dedi İlberyus Hoca, ‘Sonra Hipokrates Demokritos’u Abdera’dan götürmüş...

‘Bütün bunları nereden çıkarıyorsun Hocam?’ diye sordum. “Çok basit” dedi İlberyus Hoca, “Geçen gün Abdera kalıntılarında eşelenirken üzerinde ‘Çok Gizliyos’ yazılı bir kutu buldum. Meğer bu kutuda Abdera’nın ‘devlet sırları’ varmış. ‘Kozmik potetos’ hikâyesini de buradan öğrendim” deyip kahkahayı patlattı.

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT