1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. IRAK

  4. ABD Yardımıyla Kobani’yi Ele Geçiren PYD Halka Karşı Baskıyı Artırıyor
ABD Yardımıyla Kobani’yi Ele Geçiren PYD Halka Karşı Baskıyı Artırıyor

ABD Yardımıyla Kobani’yi Ele Geçiren PYD Halka Karşı Baskıyı Artırıyor

Furkan Beyazyüz, PYD eksenli Kobani'deki son gelişmeleri ele alan yazıyı sitemiz için çevirdi.

A+A-

Haksöz Haber 

PYD, savaş sırasında Türkiye’ye iltica eden Kobanililerden kimin şehre dönüp kimin dönemeyeceğini belirleme, savaş anısına açık hava müzesi yapımı gibi uygulamalarla bölgedeki baskısını arttırmış durumda. Şu an Kobani sakinleri kalıcı olarak mülteci konumuna düşmek üzere.

The Daily Beast'ten Çeviren: Furkan Beyazyüz

Jamie Dettmer / SURUÇ, Türkiye 

Sadece 3 ay önce Kobani halkı, IŞİD güçlerinin Kobani merkezinden temizlenmesinin ardından yapılan kutlamalar eşliğinde, harabeye dönmüş haldeki evlerine geri çağrıldı. IŞİD 4 ay süren zorlu savaşın ardından, hilafeti ilan ettiğinden bu yana ilk büyük yenilgisini yaşadı. Şu an Kobanililer buruk bir sevinç içerisinde. Binlerce aile güneşin altında ve kum içindeki mülteci kamplarında çadırlarda kalıyor, bir kısmı ise Urfa’nın fakir semtlerinde kira derdiyle boğuşarak yaşamaya çalışıyorlar.

Havan topları, füzeler, koalisyon uçaklarının bombardımanları ve şehrin içlerine kadar sıçrayan sokak savaşlarının ardından özellikle şehir merkezi ve batı Kobani olmak üzere şehrin birçok noktası yerle bir oldu. Şehrin dört bir yanında patlamamış mühimmat ve yarı gömülü çürüyen bedenler bulunuyor. Birçok Kobanili, yaşam alanlarının durumu sebebiyle Türkiye’ye geri döndü. Mültecilerin bir kısmı muhtemelen Avrupa’ya kaçak bir şekilde geçmeye çalışacaklardır veya Türkiye’de kalacaklardır.

7 çocuk sahibi Mustafa isimli çiftçinin dediğine göre, binlerce Kobanili evlerinin durumuna bakmak için Kobani’ye geçti fakat yıkımın büyüklüğünü görünce Türkiye’ye geri döndüler. Yüksek gıda fiyatları, ilaç eksikliği, evlerdeki su ve elektrik yokluğu birçok insanın geri dönmesine sebep oldu. Şu an halkın yalnızca %15’inin evlerine geri döneceği ve orada yaşayacağı tahmin ediliyor, 70.000’e yakın insanın ise şehrin halini görüp geri döneceği düşünülüyor.

IŞİD’in kışa doğru bir intikam saldırısı başlatabileceği korkusuyla, ücra yerlerdeki küçük köylerde oturan birkaç bin kişi dışında, kimse evlerine geri dönemedi.

Mülteciler, Türkiye’ye geri dönmek için, Türkiyeli yetkililerden ayrıca PKK ve PYD’den izin almaları gerekiyor. Otoriteler şehrin siviller için güvenilirliği konusunda münakaşa içindeler ve kurallara uyduklarını söylüyorlar fakat söylenilenlere göre Kobani’den Türkiye’ye kimin geçip kimin geçemeyeceği adam kayırma yoluyla belirleniyor.

Silahlı grup liderleri, batı medyasına verdikleri röportajlarda sürekli olarak kadın militanların kuşatma esnasındaki önemine vurgu yapıyorlar.

Birçok mülteci, PYD militanlarından ve liderlerinden, özellikle de PYD’nin silahlı kanadı olan YPG’den oldukça rahatsız. Şu an Suruç’ta yaşayan Ali isimli bir Kobanili ‘’PYD militanları canları ne isterse yapıyor ve kimsenin onlara bir şey deme hakkı bulunmuyor, eğer senden bir şey isterlerse veya bir şeyi yapmamanı isterlerse istedikleri şey hakkında onlarla kesinlikle tartışamıyorsun hatta yapacağın işin doğruluğu hakkında bile tek kelime dahi edemiyorsun.” şeklinde olaydan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Kürtler toplum içinde PYD’yi eleştirmekten çekiniyorlar ve eleştirdikleri takdirde başlarına geleceklerden korkuyorlar. Eleştirenler ise soyadlarının kesinlikle yayınlanmasını istemiyorlar. Çünkü PYD kendine muhalif olanlar için hayatı oldukça zor bir duruma sokuyor.

Ama ilk etapta asıl sorun şehrin kimin olduğu. PYD ölenlerin anısına Kobani’nin büyük bir kısmını bir açık hava müzesi yapmaya karar verdi.

Çoğunluğu özel mülklerden oluşan toplamda Kobani merkezinin 80 hektarlık (yaklaşık 200 dönüm) bölümüne savaşta ölenlerin anısına bir anıt yapılacak. Yüzlerce aile, geri dönüp evlerini onarmak veya yeniden inşa etmek istedi fakat kendilerine izin verilmedi.

Geçen ay Türkiye, Kobani’nin geleceğiyle ilgili bir konferans düzenlendi fakat az sayıda Kobanili bu konferansa davet edildi. Hala Kobanililerin çoğunluğu bu konferans hakkında yeterli bilgiye sahip değil.

45 yaşındaki Muhammed “Birilerin bize, evlerimiz karşılığında kırsal arazi verileceğini söylemesine rağmen, her ne kadar zarar edecek olsak da henüz herhangi bir tazminat almış değiliz.” şeklinde yakınıyor. PYD yetkilileri, şehrin 1 mil güneyinde yeni bir kasaba inşa edeceklerini iddia ediyorlar fakat bunu nasıl yapacakları bilinmiyor.

Topluma hitaben PYD’ye karşı eleştiri yapabilmiş nadir kişilerden biri olan Kobani’deki bir radyo istasyonunun yöneticisi Mustafa al-Abdi internet sitesinde yazdığı yazıda “Kobani’yi korurken ölenlere sadık olmak için onların evlerini yeniden inşa etmeliyiz. ABD uçakları Kobani’yi özgürleştirmek için bombaladı, müze olsun diye değil.” şeklinde eleştiride bulundu.

“Müze sınırları içerisinde yüzlerce bina, market ve dükkân bulunuyor. Yerleşim biriminin başka bir yere taşınacağı ve halkın zararlarının karşılanacağı söylense bile, tüm bunlar oluşacak zararı telafi etmeye yetmez.” diye devam etti.

Kobani’deki tüm bu yasaklar ve baskılar, Kobanili hatta Suriyeli bile olmayan Türkiyeli bir Kürt komutan tarafından uygulanıyor. Savaşçıların büyük çoğunluğu da, ABD ve AB tarafından terör örgütü olarak tanımlanan PKK milislerinden oluşuyor.

Batılı liderler, sonbahar ve kış ayları boyunca süren savaşta PKK’nın varlığını ve rolünü görmezden geldi. PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin ve İslamcı aşırılarla savaştığını ve terörist olmadığını savundular. Kürt milisler, IŞİD’e karşı Batı ve Washington koalisyonundan destek alabilmek için bir “kahraman direniş” kurguladılar ve çektikleri görüntülerle batının ve İŞİD’e karşı başarı elde etmek isteyen ABD’nin ilgisini çekmeyi başardılar.

Türk tankları sınıra birkaç yüz metre ötede duruyordu, ABD ise sıkışmış vaziyetteki Kürt militanlara havadan hafif silah yolluyordu. ABD, terör örgütü olarak tanımladığı bir örgüte silah gönderdiği tartışmalarına karşın PKK ile PYD’nin bağlantılarının olmasının yanında aslında farklı örgütler olduğunu savundu ayrıca Ankara ile PKK arasındaki barış görüşmesine dikkat çekti.

Türkiye için PKK ile PYD arasında kayda değer bir fark bulunmuyor, liderleri ve çekirdek kadroları arasında bir geçişkenlik söz konusu. Bir Kürt muhalife göre PKK, Kuzey Suriye’deki kantonu kendi amaçları doğrultusunda özgürlükçü ve demokratik temalı bir diktatörlükle yönetmeye çalışıyor. Şu an Batı medyasına konuşup kadınların savaştaki öneminden bahseden bu komutanlar bölgenin yerlisi komutanlar değil, yerel kaynaklar tarafından Kuzey Irak’ta yer alan ve Türkiye’nin 30 km içine kadar gelen ve bölücü hareketinin askeri eğitim kamplarının yer aldığı bölge olan “Kandil” Kürtleri olarak biliniyorlar.

İsmini vermek istemeyen bir YPG militanının dediğine göre kuşatma sırasında 5 tane Kobanili, 15 tanesi Kandilli komutan yer alıyordu.

Kobani kuşatmasındaki katkılarından dolayı 17 en iyi örgütlenmiş Kürt siyasal kuruluşu PKK/PYD’ye teşekkür etti. Onlar PKK’yı överken Kobani’dekiler ise PKK’nın Kuzey Suriye’deki yönetimi tekeline almasından ve muhalif grupları tehdit edip sindirmeye çalışmasından oldukça rahatsız durumda.

Ne zaman bir Kürt muhalif grup güç kazansa PYD tarafından, geçmişte PKK’nın Kürt muhaliflere yaptığı gibi suikastlar ve baskılarla sindirilmeye çalışılıyor. 2013 yılının Haziran ayında Suriye’nin Amuda kentinde PYD’yi protesto eden 7 sivil PYD tarafından katledildi. Bunların yanında PYD, Kürtlerin birlik ve beraberlik duygularını sömürüyor ve örgüt için yapılanın doğrudan Kürt halkının birliğine hizmet ettiği düşüncesini insanlara enjekte ediyor. Bu konuda oldukça başarılı ve etkililer. Şu an PYD koalisyondan açık hava müzesi için bir fon bekliyor. Kobani’de ise binalara dokunmanın yasaklanmasının ardından binaların altındaki cesetler büyük sağlık risklerini doğuruyor.

Muhammed adlı bir Kobanili “Birçok kişiden bu bombaları ve cesetleri temizlemesi için yardım istedik ama kimse yardım etmedi. Bu bombalar IŞİD’in bombaların yanında PYD’nin kendi yaptığı bombalar da kapsıyor. PYD her yeri kontrol ediyor ama herhangi bir şeyi organize etmeyi beceremiyor.” diyor.

5 çocuk babası bir Kobanili “Şehre geri döndüğüm zaman YPG militanları beni aşağıladı ve şehirden gitmemi istediler. Benim servetimi istiyorlar, Avrupa’ya kaçmak çok tehlikeli biliyorum, fakat artık Kobani’de kalmak gibi bir şansım yok, artık tek umudum Avrupa’ya gidip kendim ve ailem için yeni bir hayat kurmayı denemek.” şeklinde açıklamada bulundu.

Etiketler : , , ,

HABERE YORUM KAT