1. YAZARLAR

  2. Ahmet Amrabi

  3. ABD Irak'ı geçebilseydi...
Ahmet Amrabi

Ahmet Amrabi

Yazarın Tüm Yazıları >

ABD Irak'ı geçebilseydi...

A+A-

Yeni muhafazakârların 'yeni Amerikan yüzyılı' projesinde, Irak'tan sonra sırada Suriye ve İran vardı. Fakat ABD Irak'ta çakılı kaldı

ABD George W. Bush'un umduğu gibi Irak'ta nihai, kapsamlı ve hızlı bir zafer elde edebilseydi, bir sonraki Amerikan hedefi Suriye ve sonrasında da İran olacaktı. Bu aslında, ABD yönetiminin ve başkanının yürütme aracı ve vitrin olarak edindiği Siyonist- Evanjelist (kendilerini böyle isimlendiriyorlar) cemaatle koalisyon içindeki Amerikan- Siyonist hareketinin öncüsü yeni muhafazakârlar çetesinin planıydı. Şu ana dek netleştiği üzere bu plan, 'yeni Amerikan yüzyılı' stratejisine dayanıyor.

Birkaç yıl önce eski Malezya başbakanı Mahatir Muhammed, uluslararası bir toplantıda Yahudilerin bütün dünyaya hükmetmek için çalıştığını veya en azından devasa kaynakları ve uluslararası nüfuzuyla ABD'yi bir araç ve vitrin olarak kullanarak dünya üzerinde kapsamlı kontrol kurduğunu ifade etmişti. 'Yeni Amerikan yüzyılı' stratejisinin en büyük hedefi tam olarak bu.

Kültürel silahlar da harekete geçirildi

Şu an Irak işgalinin beşinci yılına girmesiyle birlikte, Bush yönetiminin savaş kararı alırken dayandığı gerekçelerin düşüşünü gözler önüne serip soruyoruz: Acaba yeni muhafazakârlar bu gerekçelerin geçersizliğini önceden bilmiyor muydu? Biliyorlardı. Bir sonraki soruysa şu: Irak savaşının ve işgalinin açıklanmayan gerçek hedefleri nedir?

İki hedef var. İlki, Suudi petrol rezervlerinden sonra dünyada ikinci sırayı alan Irak petrol rezervlerinin istila edilmesi. İkinci hedefse, Arap-İsrail çekişme denkleminden Irak faktörünün çıkarılması.

Büyük stratejiye göre bu iki hedefin gerçekleşmesi, Suriye ve İran'a, İsrail'in de askeri katılımıyla birlikte arka arkaya iki savaş açılmasına zemin hazırlayacak. Bu durum da, Hamas ve Hizbullah'ın ortadan kaldırılması sonrası -uzun vadede- 'büyük İsrail' başlığı altında, Nil'den Fırat'a İsrail yayılmacılığına zemin hazırlayacak. Fakat yeni muhafazakârların görünürde Amerikan, içerik itibariyle Siyonist emperyalizm dayatma amaçlı stratejisinin araçları sadece askeri savaşlarla sınırlı değil. Zira ekonomik ve kültürel araçlar da var.

Stratejinin ekonomik veçhesi, iktidardaki despot rejimlere IMF reçeteleri dayatarak Arap ve Müslüman halklarını aç bırakmayı, başta ekmek olmak üzere temel ürünlerin üretimine hükümet desteğinin iptal edilmesini ve ulusal para biriminin değerinin büyük oranda düşürülmesini öngörüyor.

Kültürel veçhesiyse, ahlaki ve kültürel değerlerini kaybetmiş yeni nesiller yetiştirmek için eğitim yöntemlerinde köklü değişim. Buna stratejiye, bir inanç, hüküm ve yaşam biçimi olarak İslam hakkında metodolojik şüpheciliğe dayanan medya savaşı eşlik ediyor.

Bu stratejinin geleceğini sağlama almak için gereken Irak'taki ezici ve nihai Amerikan zaferi açık ara başarısız oldu. Hatta ABD'nin bu olumsuz sonuçları kontrol altına alma imkânı da yok. Fakat bu durum, stratejinin bir sonraki Amerikan başkanının döneminde bile tamamen uygulamadan kaldırılacağı anlamına gelmez. ABD'nin 2. Dünya Savaşı'nın sonundan günümüze kadar elde ettiği sicil, tepkileri değerlendirmedeki acziyetten başka bir şeye işaret etmiyor. (Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi Beyan, 25 Mart 2008)

Radikal gazetesi

YAZIYA YORUM KAT