1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. AFGANİSTAN

  4. ABD, Dostu Raşid Dostum'a Vize Vermedi!
ABD, Dostu Raşid Dostum'a Vize Vermedi!

ABD, Dostu Raşid Dostum'a Vize Vermedi!

ABD'nin Afganistan'daki önemli müttefiklerinden ve ABD işgalindeki Şibirgan ve Kala-yı Ceng gibi en büyük katliamların planlayıcı ve faillerinden olan Özbek lider Raşid Dostum'a vize vermedi.

A+A-

Afganistan Başkan Yardımcısı Raşid Dostum'a vize vermedi. Vetonun Dostum’un işlediği katliamlar gerekçe gösterilerek yapıldığı belirtiliyor. Bu kaitlamlar, ABD işgali sırasında ve ABD'nin onayıyla gerçekleşmişti.

New York Times'ın haberine göre ABD, Taliban'la mücadelede en önemli müttefiklerinden olan Dostum'a vize vermeyi reddetti. Dostum'un Taliban'la mücadele stratejilerini görüşmek üzere ABD'ye gitmek istediği belirtiliyor.

ABD'nin vize vermeyi reddettiğine dair mesaj Dostum'un ABD ziyaretinden günler önce Afganistan'a ulaştırıldı.

Dostum, verdiği bir röportajda ABD'li yetkililerle Taliban'la mücadele konusunu, BM'de ise kaçakçılık ve uyuşturucu meselesini görüşmek üzere ülkeye gitmek istediğini söylemişti.

Raşid Dostum, vize verilmemesinin sebebini bilmediğini belirterek ABD yönetiminden çok arkadaşı olduğunu ve konuyu onlarla görüşeceğini duyurdu.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise konunun gizli olduğu gerekçesiyle açıklama yapmaktan kaçındı. New York Times haberinde veto gerekçesinin Dostum’un işlediği katliamlar olduğunu öne sürdü.

İŞTE, RAŞİD DOSTUM’UN KATLİAM KARNESİ

İki kere Türkiye'ye kaçmak zorunda kalan Raşid Dostum, Afganistan'da yaşanan en korkunç katliamlardan biri olan 2002 yılındaki Şibirgan katliamının en önemli aktörlerinden biri.

Amerikan güçlerine direnirken, sivillere zarar gelmemesi için teslim olmayı kabul eden yedi binden fazla direnişçi, konteynırlara doldurulmuş, iki günlük yolculuk sonunda, bir kısmı havasızlıktan ve susuzluktan ölürken, geri kalanlar da yine Dostum'a bağlı silahlı güçler tarafından kurşuna dizilmişti. Katliamın ayrıntıları, bir şekilde kurtulmayı başaran birkaç direnişçinin anlatımıyla ortaya çıkmıştı.

Kala-ı Cenk'teki katliamda ise teslim olan direnişçiler, tutuldukları hapishanede, isyan gerekçesiyle kurşuna dizilmiş ve 800'e yakın direnişçi öldürülmüştü.

ABD desteğiyle ve emriyle işlenen Şibirgan ve Kala-i Ceng katliamında ölenlerin cesetleri daha sonra buldozerlerle gömülmüş, toplu mezar, Afganistan'ın kuzeyindeki Deşt-i Leyli bölgesinde yıllar sonra, sağ kalanların anlattıklarından yola çıkan bir ekip tarafından bulunmuştu.

DOSTUM'UN KANLI GEÇMİŞİ VE KATLİAMDAN AYRINTILAR

Sovyetlerin Afganistan'da açtığı bir doğalgaz tesisinde işçi olarak çalışırken, işçi sendikası başkanı olan, daha sonra Özbekleri komünist rejimle kaynaştırma görevi üstlenen, Dostum işgal döneminde mücahitlere karşı savaştı. Sovyetler çekildikten sonra kukla Necibullah'ı destekleyen Dostum, Necibullah'ın fazla dayanamayacağını anlayınca, bir anda Mücahitler'in safına geçti.

Ve sonra da Kabil'i terkederek, Kuzey'e gitti, Özbek ve Türkmenlerin çoğunlukta bulunduğu yedi vilayette hakimiyetini ilan etti. Ta ki, Taliban'a kadar. Savaşçı Özbek general Dostum, Taliban'ın karşısında bir an bile dayanamayarak, soluğu Türkiye'de aldı. Taliban sonrasında yine Türkiye'nin adamı olarak Afganistan denkleminde yer aldı. Ama bu sırada ABD'lilerle de arayı iyi tuttu ve İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en kanlı Müslüman katliamlarından birine, onlarla beraber imza attı.

BBC yapımcısı Jamie Doran, 2002`de yaptığı `Afgan Katliamı: Ölüm Konvoyu` adlı belgeselde, bu katliama ışık tutarak, şunları anlatmıştı: "Görgü tanıklarının ifadelerine göre konteynırlara istif edilen bu insanların birçoğu havasızlıktan boğuldu, hava almak için bağıran esirler konteynırların içinde kurşun yağmuruna tutularak öldürüldü.

Hayatta kalanlar susuzluktan ölmemek için birbirlerinin terini yalayarak hatta açık yaralarından akan kanlarını içerek hayatta kalmaya çalıştı.

150 Amerikan askeri tarafından kontrol edilen Şibirgan Cezaevi`ne ulaşan esirlerden birçoğu ağır şekilde dövüldü, işkence gördü, yüzlercesi çöle götürülüp ıssız bir yerde kurşuna dizildi ve toplu mezarlara gömüldü. Hatta kimi görgü tanıklarına göre Amerikan askerleri bazı esirlerin boyunlarını kırdı, üzerlerine asit döktü.

Bir süre sonra Mezar-ı Şerif çevresindeki bölgelerde rüzgarın toprağı aşındırması, köpeklerin kazmasıyla toplu mezarlar ortaya çıktı."

HEM ABD'NİN HEM DE RUSYA'NIN DOSTU!

ABD'nin Afganistan'ı işgali sonrası işgal kuvvetleriyle birlikte, sivil katliamlara karışan, zemin hazırlayan hatta bizzat içinde yer alan Raşid Dostum'un aynı zamanda Rus istihbaratı tarafından desteklendiği de söyleniyor.

ABD Ordusu'nun 2006 yılında hazırladığı bilgi notunda Afganistan'ın kuzeyinde etkili olan Özbek asıllı General Raşid Dostum'un 'Cümbüş-ü Milli İslami' partisinin, bölgedeki güç mücadelesinde Rus istihbaratı tarafından desteklendiği öne sürülüyor.

Amerikan Ordusu'nun basına sızdırılan raporları arasında Afganistan'ın kuzeyini istikrarsızlaştırmaya yönelik tehditler hakkında bir istihbarat belgesi de yer alıyor. 'Kuzey Afganistan'da Muhtemel Karışıklık' başlıklı belgede 'düşman istihbarat servisleri'nin bölgeyi istikrarsızlaştırmak için gösteriler düzenlemeyi planladığı iddia ediliyor.

HABERE YORUM KAT