1. HABERLER

  2. HABER

  3. ANALİZ

  4. ABD Dergisi Foreign Policy'de Perinçek-Erdoğan Analizi(!)
ABD Dergisi Foreign Policy'de Perinçek-Erdoğan Analizi(!)

ABD Dergisi Foreign Policy'de Perinçek-Erdoğan Analizi(!)

​​​​​​​Amerika’da yayınlanan Foreign Policy dergisinin iddiasına göre, Perinçek yanlısı askerler ile Erdoğan'ın İslamcı ordusu yakında çatışmaya başlayabilir.

A+A-

Amerika’da yayınlanan Foreign Policy'de (FP) “Türkiye'nin darbe sonrası tasfiyeleri ve Erdoğan'ın özel ordusu” makalesinde TSK hakkında iddialarda bulundu. Odatv’den Şivan Okçuoğlu tarafından çevrilen makale ABD tarafından darbenin nasıl okunduğuna dair işaretler veriyor.

Şivan Okçuoğlu tarafından çevrilen ve ODATV tarafından yayınlanan makaleyi ilginize sunuyoruz:

Dünyaca ünlü politik içeriğe sahip dergi, Amerikan Foreign Policy'de (FP) yayımlanan 15 Temmuz'un yıldönümüne yönelik bir analizde Türkiye'de darbe kalkışması sonrası başlatılan tasfiyeler değerlendirilirken, Erdoğan'ın kendisine özel paramiliter ordu kurduğu iddiası yeralıyor. FP'nin bir de iddiası var; buna göre, Perinçek yanlısı askerler ile Erdoğan'ın İslamcı ordusu yakında çatışmaya başlayabilir.

“Türkiye'nin darbe sonrası tasfiyeleri ve Erdoğan'ın özel ordusu” başlığıyla yayımlanan makalenin ara başlığında ise, “Türkiye cumhurbaşkanı acımasızca safları temizledi ve garip yatak arkadaşları ile yeni bir ordu kuruyor,” ifadesi yeralıyor.

FP'nin makalesinde; TSK'nın Kemalist enerjisini artık bütünüyle yitirdiği söylenirken, tasfiye hareketinden kurtulan generallerin Erdoğan korkuları nedeniyle cumhurbaşkanının Suriye'de istediklerini gerçekleştirmek için askerlerini itiraz etmeden çatışma bölgesine sokmayı kabul ettikleri yorumunda bulunuluyor. Tasfiye hareketi sonrasında boşalan kadrolara, yeterliliği ve ehliyeti olmayan, tek özellikleri Erdoğan'a sadakatleri olan kişilerin yerleştirildikleri, bu sebeple NATO'nun alarm durumuna geçtiği ve TSK ile ortaklaşa düzenledikleri operasyonların bu yetersiz kadrolar nedeniyle bozulma riskiyle karşı karşıya kaldığı uyarısında bulundukları da ileri sürülüyor.

Batı medyasının Fethullahçılara karşı hassas davrandığı bilinen bir gerçek. FP'nin makalesinde de uzun uzadıya, Batı ülkelerinin istihbarat birimlerinin, darbe girişiminin ardındaki ismin Fethullah Gülen olduğuna dair bir ize ulaşamadıkları anlatılıyor. Bununla birlikte Fethullahçı askerlerin kalkışmaya katıldıkları kabul edilirken, bunlara Kemalist askerlerin de dahil oldukları söyleniyor. FP'ye göre Erdoğan darbeden çok önce tasfiye hareketini planlamıştı, darbe girişiminde bulunan askerler ise “tasfiye edileceklerini öğrenerek korkuya kapılan askerler” olarak tanıtılmış.

KRİTİK WIKILEAKS BELGESİ HATIRLATILDI

FP, NATO'nun ikinci büyük ordusu olan TSK'nın en değerli komutanlarını kaybettiği, artık gücünün eskisi gibi olmadığını söylerken, ordu içerisinde etkili olmaya başladığını iddia ettiği yeni grubun adını da veriyor, “Avrasyacılar.”

Avrasyacılar adının ilk olarak Nisan 2003'te Türkiye'nin ABD büyükelçiliğinin hazırladığı bir raporda geçtiği, daha sonra WikiLeaks tarafından bu raporun sızdırılması sonucunda adlarının duyulduğu, o raporu hazırlayan elçilik görevlilerinin işaret ettikleri Amerikan karşıtı ekibin darbe sonrasında hızla güç kazanarak TSK'nın etkili unsurları haline geldiklerinin iddia edildiği makalede, Avrasyacılar karşısında “Atlantikçiler” adı verilen ve ABD ile Batı yanlısı komutanların nasıl güç kaybettiklerine değiniliyor.

Darbe girişiminin başarısızlığa uğramasının Türk-Rus aşkını alevlendirdiği, kalkışmanın dört gün ardından uçağı düşüren pilotların tutuklandıkları ve “Türkiye'nin Donald Trump'ı” diye tanıtılan Melih Gökçek'in, Türk-Rus ilişkilerini bozmak isteyen cemaatin uçağı bilhassa düşürdüğünü iddia edişi de anlatılmış.

Yazının içeriğinde “Erdoğan'ın sadık kulu” olarak tanıtılan Hulusi Akar'ın tasfiye hareketinden paçayı kurtarmasının ardından, Erdoğan'ın Suriye'ye asker sokma planlarına karşı çıkmayarak mevcut pozisyonunu korumaya çalıştığı da makalenin iddiaları arasında.

FP'ye göre, Rusya'nın isteği, Türkiye'nin Güneydoğu sınırlarında kurulması olası devletin NATO'ya değil Rusya'ya bağlı olması ve bu uğurda Kürtler, tarih boyunca olduğu gibi gerektiğinde harcanabilir unsur olarak görülüyorlar.

YOĞUN PERİNÇEK İDDİALARI

Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek'in siyaseten oy oranının yok denecek kadar az olmasına tezat oluşturacak oranda TSK içerisinde güçlendiğine dikkat çekmenin yanısıra, Perinçek'in hem Kürtler'den hem de Gülenciler'den eşit oranda nefret ettiği iddiasında da bulunuluyor.

FP'nin iddiasına göre, TSK şu anda büyük ölçüde Perinçek taraftarı aşırı milliyetçi unsurlara teslim edilmiş vaziyette. Perinçek'in ise, ABD karşıtı olmasının yanı-sıra, muhaliflerini “Haçlı Batı'nın kuklaları” olarak tanımladığı anımsatılıyor.

Tartışmalı “barış süreci” esnasında Perinçek ve yandaşlarının güç kaybettiklerini, ancak iki İslamcı grubun çatışmaya girmesi ile hapisten çıkabildiği, darbe kalkışması ile de gücünün doruğuna ulaştığı yorumu yapılırken, Erdoğan ve Perinçek yakınlaşması için, "sosyal bilimciler ile gericilerin yatağa girmeleri” tanımında bulunuluyor. Ancak FP, iddia ettikleri bu evliliğin “cehennemde gerçekleştiğini” ve Erdoğan'ın da bunu çok iyi bildiğini belirtiyor.

FP'ye göre, darbe gecesi SADAT'ın eğittiği kurşun geçirmez yelek giyinen özel güvenlik birimleri köprüde darbeci askerlerle çatışmaya girdiler. SADAT'ın kurucusu olan Adnan Tanrıverdi'nin, Erdoğan'ın başdanışmanı olarak atanmasının yanında, geçmişte İslamcı kimliği nedeniyle TSK'dan uzaklaştırılmış bir general olduğu da anımsatılmış.

AKP'nin, meclis çatısı altında muhalefetin SADAT hakkında sorduğu sorulara dahi tahammülü olmadığı, muhalefet cephesinden bu konuda yöneltilen soruları kısaca inkar ederek yanıtlarken, daha sonra meclis kayıtlarından bu soruların silindikleri de ileri sürülüyor. Tanrıverdi'nin Erdoğan'a başdanışman olmasının ise, “Erdoğan kendisine paramiliter ordu mu kuruyor?” sorusunu gündeme getirdiği söylenirken, FP bir de öngörüde bulunuyor ve, yakın bir gelecekte Perinçek'in aşırı milliyetçi savaşçıları ile Erdoğan'ın İslamcı paramiliter ordusunun çatışabileceğini ileri sürüyor.

TSK içerisinde yükselen yeni grupların tek ortak özelliklerinin Amerikan karşıtlığı olduğu, Perinçek grubunun ise uzun süredir Batı'yı düşman olarak gördüğü söylenirken, Türkiye'nin Doğu üzerindeki etkisini arttırmak isterken, Batı'nın dostluğunu kaybetmekte olduğu uyarısıyla makale sona eriyor.

 

HABERE YORUM KAT

3 Yorum