AA Muhabiri IŞİD'in Elindeki Musul'a Girdi

25.06.2014 20:10
AA Muhabiri IŞİD'in Elindeki Musul'a Girdi
AA muhabiri, 6 Haziran'dan bu yana IŞİD'in kontrolündeki Musul'a girerek, kentte yaşananları yerinde gördü.

Anadolu Ajansı Muhabiri Adem Demir'in Musul İzlenimleri:

Savaşmadan Musul’u terk eden Irak ordusundan geriye kalan ve yüksek ses çıkararak ilerleyen eski bir tankın üzerinde silahlı üç kişi duruyor. Yaşları 20 - 25 arasında değişen bu kişiler, düşmemek için çaba gösterirken etrafa “artık güç bizde” mesajı veriyor.

Bu sahnenin yaşandığı yer Musul’un şehir merkezine sadece 8 kilometre uzaklıkta bulunan Tahrir semtinin kontrol noktası. Irak’ta bugünlerde buna benzer çok sahne yaşanıyor. Çünkü Irak ordusundan geriye çok sayıda tank, zırhlı araç ve silah kaldı. Silahların yeni sahipleri olan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları, kontrol noktalarının girişlerinde tank ve diğer zırhlı araçlarla zaman zaman gövde gösterisi yapıyor.

AA muhabiri, 6 Haziran'dan beri IŞİD'in elinde olan Musul'a girerek, kentte yaşananları yerinde gördü. IŞİD militanları, fotoğraf ve görüntü çekmesine izin vermedikleri AA muhabirinin, kendi gözetimlerinde şehri kısmen dolaşmasına izin verdi. 

Hazreti Muhammed'in mührü bulunan siyah bayraklar

Üzerinde Hazreti Muhammed'in mührü bulunan siyah bayraklarıyla süsledikleri kontrol noktalarında gelen geçen araçları teftiş eden militanların, en hassas davrandıkları ziyaretçiler ise gazeteciler. Zira hiçbir kontrol noktasının fotoğraflanmasını ve görüntülenmesini istemiyorlar. Onlar, yönetimini ele geçirdikleri kentlerde ne kadar korkuya neden olmuşlarsa, kendileri de bir o kadar uçak ve helikopterlerle havadan bombalanmaktan ürküyorlar.

"Kardeş çekim yasak"

Yezidi Kürtlerin yaşadığı Musul’un Beşika ilçesine 14 kilometre uzaklıktaki Tahrir’e girdiğimizde IŞİD militanlarının dudaklarından dökülen cümle “Ahi, tesvir memnu- kardeş çekim yasak” oldu. Gazetecilerin çekim yapma izni kontrol noktalarında asla çıkmıyor. Militanlar, gazetecilerin kenti gezip fotoğraf ve video çekme izni için “emir"lerini aradıklarında, hep aynı talimatla aldıklarını ifade ediyorlar: Asla!

Konuşmamayı da tercih ediyorlar. Zira, Irak’ta yol açtıkları korku duvarlarının zedelenmesini arzulamıyorlar. Kendilerini şimdilik tanıtmak istemedikleri gibi başkalarının onlara ilişkin tanımlamalarına da öfke duyuyorlar.

Militanlar, ‘ev ev dolaşarak genç kız topladıkları ve toplu infaz ve kafa kesme’ haberlerine veryansın ediyorlar. Yöneltilen sorulara “evet” ya da “hayır” gibi tek kelimelik cevap vermeyi tercih ediyorlar.

IŞİD’i Iraklılar da bilmiyor

Basına karşı oldukça ketum davranan IŞİD’i, Iraklılar da bilmiyor. Iraklıların IŞİD tanımı, hiç görmediği halde karanlıkta temas ettiği fili tarif etmeye çalışan insanın anlatımına benziyor. Herkes temas ettiği ölçüde ve gördüğü muameleye göre IŞİD’i anlatıyor. Bu nedenle kimilerine göre, IŞİD, ‘katillerden” oluşan merhametsiz bir terörist grup’, kimilerine göreyse ‘mezhepçilik yapan diktatör Maliki’ye’ karşı kurtuluş mücadelesi veren kahramanlar ordusu…

“Şii misin, Sünni misin, asker ya da polis misin?” 

IŞİD, kontrol noktalarında halka eziyet etmiyor. Ancak gelen geçen araçları ciddi bir aramadan geçiriyor. Musul, Salahaddin, Diyala ve Enbar vilayetlerinde kendi denetimleri altındaki kontrol noktalarında şehre giriş yapanlara, “Şii misin, Sünni misin, asker ya da polis misin?” sorularını yöneltiyorlar.

Militanların muamelesi, sorulara verilen cevaplara göre değişiyor. Sünni olanlara hiçbir zorluk çıkarmıyorlar. Asker ya da polis olan Sünnilere ise tövbe ettiriyorlar. Şii olup da asker ve polis olanları tespit ettikleri zaman ise anında tutukluyorlar. Bunları infaz ettikleri iddia edilse de bugüne kadar bu yönde çok fazla haber gelmedi.

İnsanlar çaresizlik içinde

Ancak IŞİD’in işi bu kadar da kolay değil. Yönetimini ele geçirdikleri kentler ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Musul’un Tahrir semtinin sokaklarında sakinlik ama aynı zamanda gerginlik hakim. Cadde üzerindeki dükkanlarda yer yer çatışma izleri görülüyor. Halk tedirgin. İnsanlar çaresizlik içinde. Tahrir’de elektrik ve su yok. Sıcaklık öğle saatlerinde 45 dereceyi buluyor. Elektrik olmadığı için klimalar çalışmıyor, sular soğutulmuyor. Bu nedenle halk bunalmış durumda, soluğu IŞİD militanlarının karargah olarak kullandıkları binaların kapısında alıyor.

Halk, militanların, elektrik sorununa çözüm bulmasını istiyor. Sadece bu da değil. Petrol sıkıntısı ülke genelinde büyük bir krize dönüşmüş durumda. Akaryakıt bulmak güç. Olan da eskiye göre 4 kat daha pahalı. Yol kenarlarında bidonlarla kalitesiz yakıt satılıyor.

"Halkın öfkesi elinde silahı bulunduranlara yönelebilir"

Musul halkı şimdilik IŞİD militanları aleyhinde konuşmaktan çekiniyorlar. Taksici Muhammet Yusuf, “İslam Devleti, halka yönelik kötü muamelede bulunmadı” dedi. Gelecek günlerin nelere gebe olduğunu bilmediğini söyleyen Yusuf, “Her şey anlık değişiyor. Kontrol noktalarında bazen sıkı aramalar yapılıyor bazen ise hiç kimlik dahi sorulmuyor. Ancak bu hal uzun süreceğe benzemiyor. Durum değişmediği takdirde halkın öfkesi elinde silahı bulunduranlara yönelebilir” diye konuştu.

“Saflarımızda Kürt, Arap, Sünni, Şii, Türkmen ve Hristiyanlar da var"

AA muhabirinin sorularını telefonda cevaplayan Musul Öncü Aşiret Savaşçıları Sözcüsü Şeyh Ali Mamuri ise İran'ın Irak'ı işgal etmesine ve yürütülen mezhep savaşına karşı olduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Saflarımızda Kürt, Arap, Sünni, Şii, Türkmen ve Hristiyanlar da var. Bu Iraklıların devrimidir. Maliki ve partisi Amarra, Nasiriye ve benzeri bölgelerde çekilen görüntüleri Musul'daymış gibi gösteriyor. Bunlar gerçeklikten uzak iddialardır. Şu an Musul'un durumu yüzde 100 güvenli sayılmaz. Maliki'nin milisleri ve İran yanlısı milisler halen varlıklarını koruyor. Bağdat'ta devleti yönetenler işgalcidir ve kiralık katillerdir. O yüzden bu hükümet yıkılmalıdır."

Mamuri’nin devrim diye nitelediği savaşın, başarıya ulaşıp ulaşmayacağı tartışmalı. Ancak görünen o ki sadece Musul değil Salahaddin ve diğer vilayetlerde de tablo farklı değil. Anlık olarak el değiştiren yerler var. Suriye-Irak sınırındaki Kaim Gümrük Kapısı ile Irak-Ürdün hududundaki Trebil Gümrük Kapısı bunun en bariz örnekleri. Yine Irak’ın en büyük rafinerisi olan Beci de sık sık el değiştiren yerlerin başında geliyor.

Öte yandan IŞİD’ın elindeki diğer yerlerde de durum farklı değil.  Şimdilik IŞİD'in Bağdat’a doğru ilerleyişi Samarra’da durdurulmuş görünüyor. IŞİD elindeki Selahaddin kentine bağlı ve başkent Bağdat’ta 120 kilometre kuzey doğusunda. IŞİD militanları Samarra’dan Bağdat’a girmenin denemelerini çok yaptılar. Ancak Irak güçleri, IŞİD militanlarını geri püskürttü. Samarra’nın tamamı Sünnilerden oluşuyor. Burada IŞİD’i destekleyen aşiretler olmasına rağmen Şiiler merkezi yönetiyor.

Samarra’nın kırsalında IŞİD militanlarının varlığı hissediliyor. Ancak merkez tamamıyla Irak ordusunun elinde.

Samarra Valisi Ahmet Abdullah Abid el-Cuburri ile Vilayet Meclisi Başkanı Ahmet Abdulcebbar el- Ikreym görevinin başında bulunuyorlar. Samarra merkez, tamamıyla Irak askerlerinin denetim ve kontrolünde bulunuyor. Fakat ciddi sıkıntılar söz konusu. Elektrik, su, internet ve petrol krizinin yanı sıra kuru gıda maddeleriyle yaş sebze ve meyveler kente girmiyor. Kentin giriş ve çıkışlarında insanlara eziyet çektiriliyor. Çatışmalardan kaçanlar ise soluğu Kürt bölgesinde alıyor.

Ordu birlikleriyle IŞİD militanları arasında çatışmalar sürüyor

İki gün önce Irak güçleri, Samarra etrafında bir güvenlik kordonu oluşturdu. Ordu birlikleriyle IŞİD militanları arasında çatışmalar sürüyor. Özellikle 12 imamdan, Ali el-Hadi ve Hasan el-Askeri isimli imamların kabirlerinin bulunduğu yerleri ciddi şekilde koruyorlar.

IŞİD bu iki imamın kabrini ele geçirmek için uğraşıyor. Irak ordusu ise buna engel olmak için çok sayıda fadai olacak Şii gençler göndermiş durumda. Sratejik bir konuma sahip olan el-Alem ilçesine hakim olma mücadelesi veriliyor.

Kerkük-Tikrit yolu üzerinde kontrol noktalarının tamamını IŞİD ele geçirmiş bulunuyor.

Bu yol üzerindeki 90 kilometrelik mesafede yaklaşık 9 teftiş noktası var. Ancak bunlardan ikisi ana kontrol noktası olarak kabul ediliyor. Bu iki ana kontrol noktasında sıkı denetim yapılıyor.

Bölgede AA’ya serbest gazeteci olarak çalışan Ali Samarrai, “IŞİD elemanlarının elinde bilgisayarlar bulunuyor. Bölgelerin personel bilgisi yine militanların elinde. Bir arama yaptıklarında gelen kişilerin kim olduğu anında anlaşılıyor.  Eğer asker ya da polis değillerse sorun çıkarmıyorlar. Ancak insanın hayatta kalması pamuk ipliğine bağlı. Öldürülmek veya sağ kurtulmak o anki duruma ve kontrol noktasında nöbet bekleyen kişilerin psikolojisine bağlı” diye konuştu.

Enbar'da ise şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Özellikle Suriye-Irak ve Irak-Ürdün hududundaki kapılar için Irak ordusu havadan bomba yağdırıyor. Irak ordusunun hava saldırılarına Suriye savaş uçaklarının da destek verdiği iddiaları dolaşıyor.

Gelinen noktada Irak fiilen üçe bölünmüş durumda

2 Haziran’da başlayıp 6’sında Musul’un düşmesiyle birlikte Irak geneline yayılan şiddet 20’inci gününe girdi. Gelinen noktada Irak fiilen üçe bölünmüş durumda.

Kürtler, Irak Anayasası’nın 140. maddesinde konumu belirlenmediği için “sorunlu bölgeler” olarak gösterilen tüm yerleşim birimlerinde kontrolü sağlamış bulunuyorlar. Daha ilerisine gitmek istemiyorlar. Şiiler ise IŞİD’in eline daha fazla kent geçmemesi için uğraş veriyorlar. Fakat IŞİD’in durmaya hiç niyeti yok. Zira IŞİD, Bağdat’a girmek için hazırlık yapıyor. Edinilen bilgilere göre Samarra’nın kuzeyindeki ilçeleri elinde tutan IŞİD, hem içeriden hem de dışarıdan Bağdat’a darbe indirmeyi planlıyor.

Bağdat’ın içinde intihar eylemleri yapmayı planlayan örgüt, kargaşaya yol açtıktan sonra Samarra ve Diyala’dan Bağdat’a saldırarak Maliki’yi ve dolayısıyla İran etkisini yok etmeyi amaçlıyor. Ancak elindeki vilayetlerde sadece korkuyla kontrolü sağlaması güç görünüyor.

IŞİD, halkın tepkisine yol açmamak için dikkatli davranıyor. Onun için elinde bulundurduğu kentleri yumuşak bir şekilde yönetiyor. Musul ve diğer illerde örgüt, çoluk, çocuk, kadın ve yaşlılara  dokunmuyor. Bugüne kadar ciddi ölüm haberleri de gelmedi.

Irak ordusu havadan bombalayıp insan öldürdükçe IŞİD'in saflarına katılanların sayısında artış yaşanıyor.

Gazeteci Samarrai, “Halk iki güç arasında çaresiz. IŞİD ilerlemek, Şii milisler ise durdurmak istiyor. Tabii burada olan sivil halka oluyor. Aile bireylerim ile Samarra’dan kaçıp Erbil’e geldim. Daha önce taksi Samarra’dan Erbil’e 60 dolara gelirken şimdi 700 dolara geliyor” diyerek ülkenin içinde bulunduğu krizi özetledi.

Etiketler: , ,
  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim