1. HABERLER

  2. HABER

  3. 78 Milyar Dolarlık Soygun Müebbetlik Suç
78 Milyar Dolarlık Soygun Müebbetlik Suç

78 Milyar Dolarlık Soygun Müebbetlik Suç

Uzmanlara göre 2001 kriz dönemiyle ilgili olarak siyasiler ve kamu görevlileri yargılanmalı, hem de ağırlaştırılmış müebbetle.

A+A-

Haber: Hüseyin İstemil / Taraf

Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın, Moğolistan’da yaptığı 2001 kriziyle ilgili açıklamaların yankıları sürüyor. 2001 kriziyle ilgili şu an yalnızca Emlak Bankası’nın 120 kişiden 850 milyon dolarlık alacağı bulunuyor. Aynı zamanda TMSF’nin de alacaklarıyla ilgili birçok takip davası devam ediyor.

Taraf’a konuşan ekonomist Cemil Ertem, yapılan yolsuzlukların vatan hainliği suçuyla eş değer olduğunu, sorumluların ağırlaştırılmış müebbetle yargılanması gerektiğini ifade etti. Süleyman Yaşar ise Meclis soruşturması sonucunda kabine üyelerinin ihmallerinin ortaya çıkması durumunda cezai ve parasal sorumluluğunun olacağını belirtirken, Hukukçu Ergin Cinmen de bir soru önergesiyle Maliye Bakanlığı’nda bulunan belgelerin açıklanabileceğini ifade etti.

60 milyar dolar ortada yok

Konuyla ilgili Taraf’a açıklama yapan Ekonomist Dr. Süleyman Yaşar şunları söyledi:

“2001 kriziyle ilgili banka sahiplerine açılan davaların hepsi tamamlandı. Ceza alanlar oldu, almayanlar oldu. Hapis alanların cezaları ertelendi. Şimdi ise Emlak Bankası ile TMSF’nin alacaklarıyla ilgili takipleri devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Emlak Bankası Genel Müdürü, yaptığı bir açıklamada, kamu bankalarının içinin boşaltılmasıyla ilgili 120 kişiden 850 milyon dolar alacaklarının olduğunu söylemişti. Genel Müdür, bu parayı alamadıklarını söyledi. Bunun yanında TMSF’nin banka sahiplerinden alacakları da var. O alacaklarla ilgili davalar sürüyor. Özel ve kamu bankalarının içinin boşaltılmasıyla ilgili devletin alacakları 78 milyar dolardı. Bunun 18 milyar doları tahsil edildi. Geri kalan kısmı tahsil edilemedi. Onların tahsiliyle ilgili devam eden davalar var. Şahıslarla ilgili olan davalar tamamlandı. Alacaklarla ilgili davalar sürüyor. Tahsil edilemeyen paralar alınamazsa Meclis araştırması sonucunda bu kişilerin sorumlulukları ve ihmalleri ortaya çıkarsa bürokratların ve kabinenin cezai ve parasal sorumluluğu doğuyor. Tabii bu Meclis soruşturmasına bağlı olacaktır.”

28 Şubat’la bağlantılı

Ekonomist yazar Dr. Cemil Ertem de, 2001 krizinin, 28 Şubat’tan itibaren ele alınması gereken bir süreç olması gerektiğine dikkat çekerek, sadece 2001 krizinin değil 28 Şubat’ın da ekonomik arka planının yeterince araştırılmadığına dikkat çekti. 28 Şubat operasyonunu yapan çevrelerin, 2001 krizini yapan ve nemalanan çevreler olduğunu vurguladı. Ertem şunları söyledi:

“Dolayısıyla bunlar birbirinden ayrı değildir. Başbakan Erdoğan’ın soruşturma açacağız demesi yerindedir. Hatta gecikmiş bir girişimdir diyebiliriz. Ama bu soruşturmanın niteliğinin nasıl olacağını bilemiyoruz. O dönem açılan davalar, sadece şahıslara açılan davalarla sınırlı kalmadı. Olayın, Merkez Bankası ayağı var, özel bankalar ayağı var... Kur meselesinde baktığımızda da o dönemde İMKB endeksi 9-10 misli aşağı inmiştir. Türkiye çok yüksek cari açıklar vermeye başlamış, sömürge tipi sabit kur sistemi uygulanmıştır. Para Kurulu da aynen böyledir. Para Kurulu uygulaması, İngilizlerin sömürgelerinde uyguladıkları bir sitemdir. Dolayısıyla bütün bunlar sonucunda, soygunculara istedikleri fiyatlarda dolar verilmiştir. O dolarlar verildikten sonra Merkez Bankası devalüasyon yapmıştır. Bu devalüasyon da bazı kişilere haber verilerek yapılmıştır.”

Soruşturma Yüce Divanlık

2001 krizinin ardındaki sorumluların bulunamaması durumunda doğrudan siyasi iktidarın sorumlu tutulması gerektiğini savunan Ertem, “Kabine üyeleri, maliye bakanı sorumlu tutulmalıdır. Merkez Bankası Başkanı sorumlu tutulmalıdır. Bütün bu kararlara imza atan dönemin Başbakanı sorumlu tutulmalıdır” dedi. Bu soruşturmanın Yüce Divanlık bir durum olduğunu ileri süren Cemil Ertem, soruşturmanın Yüce Divan’da yapılması gerektiğinin altını çizdi. Ertem, “Bu ekonomik bir suç değil, siyasi bir suçtur. Bu vatan hainliğine giren bir suçtur. Vatanı soymaktır. Dolayısıyla Ergenekon sanıkları gibi ağırlaştırılmış müebbetle yargılanmaları gerekir” dedi.

Maliye Bakanlığı’nın arşivleri açıklanmalı

Avukat Ergin Cinmen: “2001 krizi sonrasında banka şubelerinin müdürleri dâhil olmak özere birçok kişiye dava açıldı. Benim banka şubesi müvekkillerim de oldu. Aralarında ceza alanlar da oldu, almayanlar da... Ancak bildiğim kadarıyla hiçbir kamu görevlisine dava açılmadı. Açılan davalar sona erdi. En son Uzanların davası vardı, o da karara bağlandı. Ben bir duruşmada, kamu görevlileri hakkında mahkemeye suç duyusunda bulundum, ancak bir sonuç çıkmadı. Meclis bünyesinde açılması düşünülen soruşturmada daha çok devlet görevlileri ve kurumları hakkında araştırma yapılmalıdır. Bir soru önergesiyle Maliye Bakanlığı arşivlerinden dönemin bilgi ve belgelerinin açıklanması sağlanabilir. Nasıl olsa bakanlık hep vardı. Bütün bilgi ve belgeler Maliye Bakanlığı arşivlerinde mevcut.”

HABERE YORUM KAT