1. HABERLER

  2. HABER

  3. “600 Bine Yakın Yeni Mülteci Dalgasının Gelmesi Muhtemel”
“600 Bine Yakın Yeni Mülteci Dalgasının Gelmesi Muhtemel”

“600 Bine Yakın Yeni Mülteci Dalgasının Gelmesi Muhtemel”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, "En kötü senaryoda, 600 bine yakın yeni bir mülteci dalgasının Türkiye sınırlarına gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmektedir" dedi.

A+A-

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Bakanlar Kurulunda Türkiye'yi ilgilendiren son derece ciddi konuların ele alındığını, bunların en başında Suriye’de yaşanan gelişmelerin geldiğini ifade eden Kurtulmuş, bölgedeki gelişmelere ilişkin Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı ve AFAD Başkanı'nın hükümet üyelerini bilgilendirdiğini belirtti.

Türkiye'nin sınırına yakın bölgelerde son bir hafta içinde son derece ciddi olayların meydana geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, bu olaylardan bir kısmının Türkmen Dağı ve Azaz, Cerablus bölgesinde yaşanan gelişmeler olduğunu dile getirdi.

"Yeni mülteci dalgasının gelmesi muhtemel"

Kurtulmuş, bölgedeki sivil vatandaşların hareketliliğini ve askeri gelişmeleri büyük bir titizlikle son derece yakından takip ettiklerini, teyakkuz içinde hemen yanı başımızda, sınırın öte tarafından olan bu gelişmeleri yakinen değerlendirdiğini kaydetti.

Türkiye'nin sınırları ve egemenliğini korunması başta olmak üzere mülteci sorunu da dahil bütün insani sorunlarla da yakından ilgilendiklerini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Yakın dönemde bu bölgelerde olabilecek en kötü senaryoda 600 bine yakın yeni bir mülteci dalgasının Türkiye sınırlarına gelmesinin muhtemel olduğu da değerlendirilmektedir. Öncelikle hedefimiz, gelmiş ve gelebilecek olan bu göç dalgalarını, mümkün olduğunca Türkiye sınırının dışında, orada ağırlamak, verilecek hizmetlerin tamamını orada vermek. Hizmetlerin sürdürülmesini sağlamak ve buradan gelecek insanları Suriye sınırının dışında ağırlamak herhalde öncelikli hedefimiz olacak."

“Teröre karşı mücadele ve rehabilitasyon eylem planı”

Bakanlar Kurulunda, terörle mücadele sonrası ortaya çıkan sürecin iyileştirilmesi ve rehabilite edilmesine yönelik eylem planının da olduğunu aktaran Kurtulmuş, geçen hafta içerisinde Ankara'da, Başbakan Davutoğlu'nun başkanlığında bölgeden gelen sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, bölge milletvekilleri ve bölgedeki bütün ilgili insanlarla seri toplantılar yapıldığını anlattı. 

İlgili kurum ve kuruluşların koordinasyonuyla tamamlanacak sürecin, bir ihya ve inşa süreci olacağını bildiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"İnsanlarımızın gönüllerinin, zihinlerinin yeniden ihya edilmesi zorunluluğu vardır. Silopi'de terör bütünüyle bitti. Hemen Silopi'den başlayarak, diğer ilçelerimizde ve yerleşim yerlerinde insanlarımızın zihinlerinin ve gönüllerinin yeniden ihya edilmesi için gerekli adımlar atılacaktır. Aynı şekilde bir inşa süreci de zorunludur. Bu inşa sürecinden kastımız, sadece şehirlerin alt yapılarının, fiziki mekanlarının iyileştirilmesi değildir, tabii ki bunları yapacağız, bunlar en güzel şekilde yapılacak. Ama şehirlerin de kendi ruhlarıyla yeniden inşa edilmesi, yeniden güzel şekilde ayağa kaldırılması hükümetimizin eylem planının öncelikli hedeflerinden birisidir."

"Suriye'deki her gelişme Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor"

Kurtulmuş, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'ye yönelik operasyonel bir hazırlığı var mı?" sorusu üzerine şunları kaydetti:

"Suriye'deki her gelişme Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. 911 kilometre sınırımız var. Bilmem kaç bin kilometre öteden gelen, 10 bin kilometre öteden, 4 bin kilometre öteden, 6 bin kilometre öteden gelenler Suriye ile yakından ilgileniyorlar. Hatta fiilen Suriye'deki çatışmanın içerisinde yer alıyorlar. Hatta Suriye'nin bir vekalet savaşları üzerinden lime lime edilmesinin tarafı oluyorlar. Bölünmesinin, parçalanmasının tarafı oluyorlar. Önce ilkelerimizi söyleyelim. Biz Türkiye olarak Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Suriye'nin hiçbir şekilde falanca bölgesi, filancaların bölgesi diye bölünüp, parçalanmasına ne gönlümüz razı olur, ne siyasetimiz böyle bir şeyin olmasına cevaz verir."

"Türkiye her zaman teyakkuz halindedir"

Türkiye'nin başka ülkelerin aksine Suriye'nin toprak bütünlüğünün sağlanmasından yana olduğunu bildiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu çerçevede de siyasi faaliyetlerimizi sürdürürüz. Ancak Türkiye 911 kilometre sınırı olan Suriye'de bütün toplumsal kesimlerle dosttur, akrabadır, hatta hısımdır. Dolayısıyla biz buradaki bütün toplumsal kesimlerle ilgileniriz ama en çok ilgilendiğimiz husussa Türkiye'nin güvenliğidir, Türkiye'nin egemenliğidir. Türkiye'nin güvenliğini zedeleyecek, Türkiye'nin egemenliğine zarar verebilecek olan herhangi bir saldırı ihtimaline karşı Türkiye her zaman tedbirlidir, teyakkuz halindedir ve bunun gerektirdiği bütün hazırlıkları da yapar. Biz, 'Hiç kimsenin bir karış toprağında gözümüz yoktur' lafını sadece laf olarak söylemiyoruz. Samimi olarak ortaya koyuyoruz. 'Hiçbir kimsenin toprağının bölünmesinden, parçalanmasından yana değiliz' görüşümüzü samimi olarak ortaya koyuyoruz ama en az bunun kadar hassas olduğumuz bir konu da Türkiye'nin egemenliği ve Türkiye'nin bütünlüğüdür. Bu anlamda Türkiye'ye doğrudan ya da dolaylı saldırı anlamına gelebilecek her türlü gelişmeyi de çok yakinen takip eder, onlarla ilgili de gerekli tedbirlerimizi alırız."

"Operasyonların nerede olacağı çok önceden belli"

Kurtulmuş, Şırnak'ın İdil ilçesindeki öğretmenlere yönelik meslek içi eğitime yönelik soruya, "Muhtemel operasyonların nerede olacağı zaten çok önceden belli. Bazı hareketliliklerin olduğu, yasa dışı işlerin takip ve tespit edildiği yerlerde bu operasyonların yapılacağı biliniyor. Milli Eğitim Bakanlığımız da tedbiren İdil'den belli yerlere, sadece İstanbul'a değil, Malatya'dan Muğla'ya kadar çok farklı illerde öğretmenlerimizi meslek içi eğitim dolayısıyla göreve çağırdı" yanıtını verdi.

HABERE YORUM KAT