6 yılda 17 kez değişti

24.11.2008 16:55

Kürşat Bumin

Taraf'ın dünkü sayısında yer alıyordu: “İhalede pis kokular / Avrupa Birliği'nin, meslek örgütlerinin, TÜSİAD'ın hatta Kamu İhale Kurumu'nun (KİK) itiraz ve uyarılarına rağmen, Kamu İhale Kanunu 17. kez ve AB'nın temel kriterleri şeffaflık, hesap verebilirlik, yolsuzluklarla etkili mücadele hedefleriyle taban tabana zıt biçimde değiştirildi.”

Haber başlığı çok ciddi doğrusu: “İhalede pis kokular”.

Zaten öyle bir memlekette yaşıyoruz ki, “kamu ihalesi” denilince düşünmek gerek. Mehmet Altan'ın Taraf'ın haberinin yanında yer alan yorumunda da söylediği gibi, bir kere her şeyden önce “depremde ilk çöken kamu binaları”nı düşünmek gerekiyor. Arkasını artık siz tamamlayın. Daha birkaç gün önce Konya'da rektörün de aralarında olduğu bazı kişilerin tutuklanmasında da “ihale”den söz edilmiyor muydu? Burası öyle bir memleket ki, devlet hastanelerinin ilaç ve tıbbi malzeme alımlarında kapışan taraflar arasında çıkan kavga gürültünün haddi hesabı yok. (Yanlış konuşmayalım: Çok yakın zamana kadar böyle idi, belki de bu rejim değişmiştir artık, bilmiyorum açıkçası.)

Neyse, biz dönelim TBMM'den geçen “Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”a.

Taraf'ın iddialı başlığı ile karşılaşınca, ihmal ettiğim konu hakkında yakın zamanda gazetelerde neler yazılıp çizildiğini görmek istedim..

Belki ben rastlamadım iddialı konuşmayayım; ama mesela koca Hürriyet gazetesinde konunun sadece Mehmet Y. Yılmaz'ın köşesinde değerlendirildiğini tespit ettim. Demek ki her şeyden önce, bu derece önemli bir kanunun hazırlanması ve Meclis'ten geçmesi pek de ilgi çekmemiş.

Yazımızın başlığını hatırlıyorsunuz: Kamu İhale Kanunu bugüne kadar (sonuncuyla birlikte) 17 kez değiştirilmiş.

“Hay maaşallah!” diyesi geliyor insanın. 6 yılda onyedi değişiklik... Altı yıldır Meclis'in sadece bu kanunla yatıp kalkmasına ramak kalmış...

İnsan sormadan edemiyor: Kanun yazımında ve kabulünde sergilenen bu “kararsızlığın” nedeni nedir? Hadi diyelim kanunun ilk halinde –olmadı ikinci halinde- bazı hükümleri koymayı unuttun ve bunları eklemek icabetti. Peki ya geriye kalan 15 değişikliğin nedeni nedir?

Taraf'ın haber başlığı beni de iyiden iyiye işkillendirmiş olacak ki, söz konusu kanunu TBMM'nin web sitesinden indirip tetkik etmeye karar verdim.

Yazıcıya verirsem 10-12 sayfayı bulan bir kanun bu. Ama önce, yazdırmadan okumak istedim.

Tahmin ettiğiniz gibi tabii ki; mevcut kanunlarda değişiklik yapılmasına dair bütün kanunlarda karşılaştığımız manzara ile bir kez daha karşı karşıyaydık.

Önümüzdeki kanunun anlaşılabilmesi için kanunun değişikliğe uğramamış halinin de –karşılaştırma yapabilmek için- önümde olması gerekiyordu. Ama doğrusu, bu cesareti ve sabrı kendimde göremedim. Hiç mi hiç anlamadığım bir konu üstelik.

Ama madem ki kanuna göz attım, metinden rasgele çekip çıkardığım bazı bölümleri sizin de dikkatinize sunmak isterim. Bu kanun metinleriyle yakından ilgilenmenin bir vatandaşlık göreviniz olduğunu da hatırlatmak isterim. Sonuç olarak “milli irade”nin ayrılmaz birer parçasısınız ve ülkedeki yasalar sizin iradenizin birer sonucu olarak hayat buluyor.

Başlayalım o halde:

“MADDE 1- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin (b) bendi aşağıdaki şekilde; (e) bendinde yer alan “malzemeler” ibaresi “hizmetler” şeklinde değiştirilmiş, aynı bendin sonuna “ile araştırma-geliştirme faaliyetleri kapsamında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumundan yapacakları mal, hizmet ve danışmanlık hizmet alımları, et ve et ürünleri için Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğünden, ray üstünde çeken ve çekilen araçlarda kullanılan monoblok tekerlek ve tekerlek takımları için Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğünden yapacakları alımlar” ibaresi eklenmiştir...”

Güzel, kanunun “ruhu” anlaşılmıştır herhalde... Anlaşılmadı ise yapacak bir şey yok.

“MADDE 2- 4734 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine, “istekli” tanımından sonra gelmek üzere aşağıdaki “İstekli olabilecek” tanımı, “Kurul” tanımından sonra gelmek üzere aşağıdaki tanımlar eklenmiş,....”

Neden acaba? 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun belirtilen madde ve fıkrasında yer alan “istekli” tanımı yerini “istekli olabilecek” tanımına niçin terk etmiştir acaba?

“MADDE 10- 4734 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “teklif fiyatları açıklanır” ibaresi “teklif fiyatları ve yaklaşık maliyet tutarı açıklanır” şeklinde değiştirilmiştir.”

Vatandaşlar açısından bu da esrarlı bir değişiklik doğrusu. “Teklif fiyatları açıklanır” ibaresinin “teklif fiyatları ve yaklaşık maliyetleri tutarı açıklanır” şeklinde değiştirilmesinde güdülen amaç (vardır muhakkak) nedir acaba?

“MADDE 32- 4735 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (...) ikinci fıkrasındaki “Çerçeve sözleşme” ibaresi “Çerçeve anlaşma”, “kısa” ibaresi “münferit” olarak değiştirilmiştir. “

Siz de (benim gibi) anlamıyorsunuzdur herhalde. “Kısa” ibaresinin “münferit”e dönüşümünün nedir nedeni? “Kısa” ile “münferit” arasında en ufak bir ilişki yok ki, birisinin yerine öteki geçsin.

Sağ olsun Taraf gazetesi içinden çıkılmaz bu metni nasıl okumamız gerektiği hususunda da yardımımıza koşuyor. Kısa bir alıntı da bu analiz ve tespitten:

“TÜBİTAK'ın Ar-Ge amaçlı alımları, savunma, güvenlik ve istihbaratla ilgili alımlar ile Devlet Malzeme Ofisi, Et-Balık Kurumu ve Makine Kimya Endüstrisi Kurumu'nun alımları Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında olacak. Savunma, güvenlik, insani yardım gibi durumlarda ortaya çıkabilecek acil ihtiyaçları için....”

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim