Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Yazarın Tüm Yazıları >

3 GKB, 3 KK

A+A-

MİT, Ergenekon'un 1 Numarasını açıklamıyor. “Gizli” imiş.. Kimine göre “belgede 1 numaranın adı var” ama “gizli”, “devlet sırrı”, “belge olarak kullanılamaz” gibi ifadeler varmış.. Burada “devlet sırrı” olan neyse.

Mahkeme şimdi tekrar soracak.. “Elinizde başka bilgi ve belgeler var mı?..”, “İddianızın yasal dayanağı ve gerekçesi ne?..” gibi sorular da soruyor.. Aslında MİT'in talep olmadan da adaletin tecellisi için elindeki bilgi ve belgeleri aleniyet kazanan, ülke gündemini kilitleyen mahkemeye göndermesi gerekmez mi? Sonuçta bugün için bu belgenin mahiyeti hakkında bilgimiz yok ve bu belge mahkemede soruşturma konusu yapılamıyor..

 Başbakan'a da bilgi vermiyor olabilir mi? Hani “Gizli” ya..

Mahkemeye de bilgi verilmeyecek ise kime verilebilir ki bu bilgi.. “Gizli” damgası ile verirseniz, gizli kalır, ama mahkeme bilir. Gerekiyorsa da açıklar..

MİT, mahkemeye bu bilgiyi vermeyerek suç işliyor olabilir.. Bir kişiyi koruma adına, aynı düzeydeki birçok kişiyi zan altında, şaibe altında bırakıyor..

Gizlisi mi kaldı bu işin.. Habertürk'de “Bilmeyen mi var” diye konuşuyordu geçen gün birileri.

İnternet sitelerinde toto oynanıyor.. Müzik kanallarına konu olmaya başladı “Ergenekonlara gelesin”, “1 Numara kadar taş düşsün başına” filan gibi..

İlgileri var mı, yok mu bilmem ama; bu işin içinde 3 Genelkurmay Başkanı'ndan söz ediyorlar. 3 de Kuvvet Komutanından..

Bulmaca gibi. Son 10 yıl içinde görev yapmış bunlar.. Daha doğrusu 28 Şubat'tan sonraki isimler..

Nerede ise bulana ödül verecekler..

Açıklarsa Tuncay açıklar artık. Hangisi derseniz, 2 si de olabilir.. Belki Apo insafa gelir, o açıklar..

Bilip de konuşacak insaf ve cesaret sahibi kimse yok mu?

 Ne oluyorsa, son zamanlarda yurtdışına gidiş-gelişler artmış. Suriye üzerinde, karayolu ile Lübnan, ya da havadan ABD, Almanya, İngiltere, Fransa.. Rusya'ya gidip gelenler..
Piyasa yine hareketlendi..

Birileri yine iş üzerinde..

Sanki gizli bir el, seçimleri ertelemek istiyormuş gibi... Seçimler olsa bile, birileri yine boş durmayacak.. Seçim sonuçlarını tartışmaya açacaklar.

Yılbaşından sonra yeni yolsuzluk, irtica, karı-kız haberleri var.. Yeni skandallar.. Dinî çevreleri rahatsız edecek sansasyonel olaylar, irtica ve terör yine gündemin demirbaş konuları arasında ve tabi yolsuzluk iddiaları..

Kimse boş durmuyor. Ergenekon davasının genişlemesi boşuna değil. Ek iddianame öncesi her gün yeni bir tanık, yeni bir itiraf geliyor gündeme..

Ergenekoncular ise seçimlerde AK Parti'yi köşeye sıkıştırmaya hazırlanıyor..

AK Parti boş bulunursa budanacak..

Adana ve Ankara, AK Parti'nin en zor tercihlerinden ikisi.. Mevcutlarla gitse yolsuzluk iddiaları bitmeyecek. Özellikle Ankara'da durum pek iç açıcı değil.. Sanki kendi adamını CHP'ye feda etmiş gibi bir hava doğacak.. Sahiplense, CHP Çankaya'yı bıraktı, AK Parti sahip çıktı diyecekler.. Yeni isimlerde karar kalsa, mevcutların alacağı oy AK Parti'nin işini zorlaştıracak..

İki ağır bedel söz konusu..

Bakalım bundan sonra ne olacak..

Seçmen kütükleri tekrar askıya çıkacak çıkmasına da, iptal edilen beldelerden dava açanların hükmî şahsiyetleri devam ettiğinden, onlar bu seçime katılacaklar..

3 yargı erki arasında ciddi bir sorun söz konusu. Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yüksek Seçim Kurulu. Hani iş bununla da kalsa iyi, Anayasa Mahkemesi kendi içinde bölünmüş vaziyette..

Türkiye'de yargı sorun çözmüyor. Aksine kendisi sorun üretiyor.

Anayasa sorunlu, yasalar sorunlu, yönetmelikler, genelgeler, bürokrasi, yargı sorunlu. O da yetmiyor, bir de derin devlet belası var başımızda..

Bu durum tuzun koktuğunun resmidir..

Sahi derin devlet, ya da 1 Numara kimse, o da rahat değildir eminim..

Hani adamın bırakıp gideceği, istifasını sunacağı bir makam da yok..

Adam çıkıp “Ey halkım işte o benim” de diyemiyor, başı dik bir şekilde halkın arasına karışıp gidemiyor..

Bir zamanlar, “güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar” diye şarkılara konu olan bir ülkenin çocuklarının haline bakın..

Zenginlikleri, adaleti, ilmi, sanatı, fenni başkalarına örnek olan “bir hayal ülkesi”nin içine sürüklendiği zavallı duruma bakın..

Ha, ben şu bir numara bulmacasını daha ilginç hale getireyim..

1 Numara için sözü edilen 3 Genelkurmay Başkanı ve 3 Kuvvet Komutanının isimlerinin baş harflerini alfabetik sırayla yazayım, siz eşleştirin. Bütün harfleri taramanıza gerek yok; işte o harfler: A B H İ K T Y. Sonuçta 7 ayrı harf..

Ben bu iddiaların iddiacısı değilim..

Bu konuda rivayetler muhtelif. Kimine göre 1 numara muvazzaflar arasında, kimine göre emekli. Kimine göre asker değil.. Kimine göre kendi aralarında görüş birliği olmadığı için, birden fazla merkez oluşmuş durumda.. Ama kimse de çıkıp “yok böyle bir şey” de demiyor..

Bu işler artık magazin konusu olmaya başladı.

Gerçek bir tane.. Ama gerçek bilinmeyince işte bazen böyle “şuyuu vukuundan beter” hadisler ortaya çıkıyor..

Unutmamak gerekir ki; söylenti bazen gerçeklerden daha tahripkârdır. Vehmedilen bir kişinin onuru adına bir ülke kurumları ile ve halkıyla birlikte şaibe altına bırakılıyor.. Bunun kime ne faydası var bilmiyorum..

Selam ve dua ile..

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT