1. YAZARLAR

  2. Cevheri Güven

  3. 28 Şubat'ın Esas Oğlanı Devrede
Cevheri Güven

Cevheri Güven

Yazarın Tüm Yazıları >

28 Şubat'ın Esas Oğlanı Devrede

A+A-

Milliyet Ankara Temsilcisi Fikret Bila, NTV’de Ergenekon Operasyonu’nun Ayışığı ve Sarıkız darbe girişimlerine doğru kaydığını belirterek, “Hükümet o yıllarda darbe girişimi olduğunu saptadıysa o dönem o komutanları emekliye sevketmeliydi” diyor.

Bunu başkası söylese anlarım da Fikret Bila söyleyince orada duruyorum. Sarıkız ve Ayışığı isimli iki darbe girişiminin deşifre edildiği Nokta Dergisi’nin “Darbe Günlükleri” haberini görmezden gelen Fikret Bila söylüyor bunları.

Darbenin günlüğünü bile yazamayan biri “O zaman hükümet bu iki paşayı emekliye sevketmeliydi” diyor. Hükümet bırakın bunu yapmayı aklından geçirse, Fikret Bila ve Murat Yetkin emir komuta zinciri içinde neler yazarlardı bir tahmin edin.

Aslında bu yaklaşımın mucidi Fikret Bila değil. Bu yaklaşımı sabah programında Enis Berberoğlu ilk olarak dillendirdi. Öğlene doğru CNN’e çıkan Ertuğrul Özkök te Berberoğlu’nun fikirlerine atıfta bulunarak konuştu. Akşama doğru ise Fikret Bila aynı çizgide ilerledi.

Enis Berberoğlu deyince durup kritik dönemlerdeki rollerine bakmak gerekiyor. O bir konum belirleyici…

 “Bir polis şefi” yazısıyla 28 Şubat döneminde Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu’nu bitiren ve polisin elindeki tüm ağır silahların alınmasına neden olan süreci başlatan kişidir Enis Berberoğlu.

Dün CNN’de konuşurken “Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen” tamlamasını kullanmadan ağzına almadı “Darbe Günlükleri”ni. Oysa ortada iddia filan kalmadı. Mahkeme kararıyla sözkonusu günlüklerin Özden Örnek’e ait olduğu tescillendi. Hatta Darbe Günlükleri’ni görmezden gelen Hürriyet bile bu kararı haberleştirmek zorunda kaldı.

Berberoğlu kendi gazetesinin haberine de güvenmiyorsa bilemem ama 28 Şubat’taki rolüne dönmeye kararlı gözüküyor. 28 Şubat’ta Batı Çalışma Grubu’nu tespit edip Darbe Hazırlığı’nı yakalayan Bülent Orakoğlu’nu yokeden Berberoğlu, Ergenekon Savcısı ve operasyonu yürüten polisler hakkında pek hayırlı şeyler söylemiyor.

Madalyonun diğer ayağında ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu var. 28 Şubat’ta darbe deşifre edilirken önce polis bitirilmiş, ardından “Beşli Çete” olarak anılan, aralarında TOBB’un da bulunduğu sivil toplum kuruluşları meydana inmişti.

Şimdi de başka bir darbeci örgütlenme bütün ayaklarıyla deşifre ediliyor. Beşli Çete’den meydana ilk inmiş gözüken TOBB oldu. Hisarcıklıoğlu gözaltına alınan Sinan Aygün’ü savunurken, yargı bağımsızlığı filan dinlemedi.

Sinan Aygün’ün eski başkan Fuat Miras’ı nasıl ahlak dışı yöntemlerle bitirip Hisarcıklıoğlu’nu TOBB’un başına geçirdiğini yedi düvel biliyor. Başkan şimdi bedel ödüyor olabilir ama taktığı “merkez sağ lider” maskesini düşürdüğünü son anda fark etti.

Akşam saatlerinde CHP Lideri Baykal’a verdiği randevuyu son anda iptal etti. O kadar son anda ki, CHP Lideri TOBB’un kapısına gelip dönmek zorunda kaldı. Hisarcıklıoğlu sabahki açıklamasıyla kimlerle aynı kereye girdiğini fark etmiş ki, buna bir de “Baykal’la aynı kareye girme” eklenmesin istemiş. Demirel tipi hareketler bunlar…

Hisarcıklıoğlu “bir olağanüstü dönem yaşansa da Başbakanlık’a konsam” diye avunadursun, yoldaşı Sinan Aygün, evindeki kasadan çıkan 2,5 milyon Euro dahil uzun bir hesap verme dönemine girecek.

Sinan Aygün gibi bir ticaret erbabı, repoya koysa servet getirecek büyüklükteki bu parayı yastık altında niye saklar ki?

Hem “Türk Parasına Dönüş Kampanyası”nın mimarı değil miydi Sinan Aygün?

Ne  diyelim? O para “hayırlı işlerin finansmanında” kullanılıyordur ve değeri kaybolmasın diye düşünüyordur herhalde.

Aktifhaber

YAZIYA YORUM KAT