28 Şubat'ın Ekonomiye Maliyeti 291 Milyar $

16.06.2013 08:08
28 Şubatın Ekonomiye Maliyeti 291 Milyar $
28 Şubat sürecinin Türkiye ekonomisine verdiği zararlar kalem kalem ortaya çıkarıldı.

Yeni Şafak’ın haberi:

Ak Parti MYK Üyesi ekonomist Bülent Gedikli, 28 Şubat 1997 yılında yaşatılan sürecinin Türkiye'ye maliyetinin 291 milyar doları bulduğunu belirterek, bunun da 2011 yılı vergi gelirlerinin 2 katına eşit olduğunu söyledi. 28 Şubat süreciyle sadece bankalardan 46 milyar doların hortumlandığına işaret eden Gedikli, yıllardır Türkiye'nin '3K-Korku-Kaos-Kriz' yöntemi ile sömürüldüğünü kaydetti.

10 YILDIR MİLLİ İRADE HERŞEYİ BELİRLİYOR

Gedikli, geçmişte irtica, komünizm gibi korkutma yaklaşımlarıyla toplum üzerinde korkunun daha sonra kaosa ardından da kriz çıkarılmasıyla vurgunların yapıldığını söyleyerek, son günlerde ise 'Ak Parti otoriterleşiyor' korkusunun toplum üzerinde oluşturulmaya çalışıldığını vurguladı. Bu korkuyla başlayan süreci 'Gezi Eylemleri' adı altında kaosa sürükleyenlerin, hemen ardından borsada spekülakif hareketlerle ekonominin zayıfladığı krizini çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Gedikli, 'Türkiye'deki istikrarı lobiler bile bozamaz. Güçlü siyasi irade ve arkasında güçlü bir halk desteği olan hükümet var. 3 Kasım 2002'den bu yana Türkiye'de her şeyi milletin iradesi belirliyor. Mitinglerimizin bile adı 'Milli İrade Mitingi' oldu' diye konuştu.

SİVİL EYLEM VARMIŞ TİYATROSU OYNANIYOR

Faiz lobilerini 'makul olandan fazlasını olağandışı yöntemlerle almaya kalkışanlar' olarak nitelediğini ifade eden Bülent Gedikli, Türkiye'de reel faizlerin sıfırlanmaya çalışılmasından en çok bu kesimin rahatsız olduğunu vurgulayarak, 'Şimdi sivil eylem varmış, halk hareketi varmış gibi bir tiyatro sahneleniyor. Yalancı haberlerle de yabancı sermaye girişini azaltmaya çalışıyorlar. Ama umduklarını bulamayacaklar. Bürokratik vesayetten herhalde lobilerin vesayetine geçecek değil bu ülke' dedi. Gayrimenkul satışlarında Türkiye'nin cazibesini yitirdiği yönünde geçtiğimiz günlerde de bir yabancı ajans (Reuters) mesnetsiz haber yapmış, Türkiye'de gayrimenkul sektörü haberin gerçekle alakasının olmadığını dile getirmişti.

GEZİ BAHANEYDİ PİYASALADA, FED'İN AÇIKLAMASI ETKİLİ OLDU

Türkiye'den sermaye çıkışında Gezi Parkı olaylarının bahane edildiğini söyleyen Gedikli, ABD Merkez Bankası FED'in parasal genişlemeyi yavaş yavaş azaltacağı yönündeki haberler üzerine paranın belirli merkezlerde toplanmaya başlamasından kaynaklanan bir çekilme olduğu görüşünü dile getirdi. 

'Ama elinde parası olanlar aldıkları raporlarda Türkiye'de yatırım konusunda bir sorun görmüyorlar' tespitini yapan Gedikli, 'Yaşanılan olaylardan dolayı finansal dengelerde olumsuzluk fazla olmaz. Kamu kesiminin hem borçlanmada hem de ödemelerde eli rahat, bir sorun yok. Yine kamu maliyesinde sıkıntı bulunmuyor. Açık pozisyon yok. Merkez Bankası'nın rezervleri yeterince yüksek' değerlendirmesi yaptı.

RİSK ÖZEL SEKTÖRDE ANCAK O DA DÜŞÜK RİSKTE

Riskin sadece özel sektörde olduğunu vurgulayan Gedikli 'Toplam dış borcun 3'te 2'si özel sektör borcu. Acaba burada bir şey olur mu kaygısı var. Bankalar özellikle ayaklarına kurşun sıkıyorlar. Dışarıdan aldıkları borçları var. Kurları yükseltmeleri kendi aleyhlerine. Ancak, bu borçlar zaten sigortalı. Borçlu yatırıma yönlendiriliyor. Eskiden ise kamu transfer harcamada kullanıyordu. Bu paralar, reel sektördeki kişilere ait. Dünya piyasalarında likiditenin bol oluşu ve para bulmakta zorluk olmaması gibi durumlardan dolayı özel sektörün dış borç riski de düşüktür aslında. O nedenle bugün yaşanılanlar, 'psikolojik ya da kurgusal darbe' girişimidir' diye konuştu.

VATANDAŞIN ÜZERİNE YIKMALARINA MÜSAADE EDEMEYİZ

Bu olaylarda asıl büyük zararın özel sektörden eylemleri destekleyenlerce görüleceği uyarısında bulunan Gedikli, kurların yüksek olması borcu olanları, açık pozisyonda olanları sıkıntıya sokacağını kaydetti. Bu nedenle bu risklerini daha sonra vatandaşın sırtına yıkmaya çalışacaklarını bildiklerini söyleyen Gedikli, 'Kredi faizlerini yükseltmeye çalışacaklar. Ya da kredileri geri çağırma yöntemine kalkışacaklar. Ama kimse bu işin maliyetini vatandaşa yıkmaya çalışmasın. Hükümet olarak buna müsaade etmeyeceğiz' dedi.

İŞTE 28 ŞUBAT'IN ORTAYA ÇIKARDIĞI MALİYET TOPLAMDA 291 MİLYAR DOLARA MAL OLDU

Bülent Gedikli, 28 Şubat sürecinin ekonomiye ağır darbeler vurduğunu belirterek, Türkiye'ye çıkarılan faturanın 14 yıl sonra 2011 yılında toplanan vergi gelirlerinin iki katı büyüklükte olduğunu söyledi. Gedikli, o süreçte daha önemlisinin ise Türk demokrasisinin yaralanması ve insanlarımızın mağdur edilmesi olduğunu kaydederek, 'Türkiye'nin kalkınma ivmesini yavaşlatmış, onarılması güç yaralar bırakmıştır. Ekonomimiz onlarca yıllık kazanımlarını kaybetmiş, geriye gitmiştir' tespitleri yaptı. Bu kapsamda 28 Şubat sürecinin sadece milli gelirde oluşturduğu maliyetinin 93,3 milyar dolar olduğunu söyledi.

MİLLİ GELİRDEKİ AZALMA 93,3 MİLYAR DOLAR OLDU

1997 yılındaki yüzde 7,5 olan büyüme hızının, 1998 yılında 3,1'e, 1999 yılında -3,4'e kadar düştüğünü hatırlatan Gedikli, '28 Şubat yaşanmasaydı ve ülkemiz 1998 yılından itibaren yıllık ortalama yüzde 5 oranında büyüseydi; 1997 yılındaki 253,7 milyar dolarlık GSYH, 2002 yılında 323,8 milyar dolara ulaşacaktı. Aradaki fark 93,3 milyar dolar oldu' dedi. AK Partinin 2002 yılında 230,5 milyar dolar olarak devraldığı GSYH'yi 2010 yılında tam 3,18 kat artışla 734,9 milyar dolara ulaştırdığını ifade eden Gedikli, 'Yani 28 Şubat olmasaydı, AK Parti milli geliri 323,8 milyar dolardan devralsaydı, 2010 yılında milli gelirimiz 1 trilyon 29 milyar dolara çıkacaktı. Kişi başına milli gelirimiz 14 bin 100 dolara ulaşırdı ve dünyanın 17. değil 15. büyük ekonomisi olurduk' tespiti yaptı. Gedikli, 1997-2002 arasındaki gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) ve büyüme oranlarını tablo halinde şöyle dikkat çekti:

TÜRKİYE 5 YIL YÜZDE 5 BÜYÜSEYDİ

Söz konusu dönemde eğer 28 Şubat süreci yaşanmasaydı ve Türkiye'nin de 1998'den 2002'ye kadar ortalama yüzde 5 büyümesi halinde ise ortaya çıkan tablo ise şöyle olacaktı:

28subatmaliyet-1.jpg

BÜTÇEDEN FAİZE 45,9 MİLYAR DOLAR ÖDENDİ

1997 yılında toplam bütçe harcamaları 8 milyar 50 milyon lira iken faiz harcamalarının 2 milyar 278 milyon lira olarak gerçekleştiğini hesapladıklarını kaydeden Bülent Gedikli, bütçeden faize giden payın yüzde 28,3 olduğunu söyledi. Gedikli, 'Yani 1997 yılında bütçeden harcanan her 100 liradan 28,3 lirası faize gitmiştir. 1998-2002 yılları arasında ise harcanan her 100 liranın ortalama 43,5 lirası faize gitmiştir. 1998-2002 yılları arasında da aynı oran (yüzde 28,3)  gerçekleşmiş olsaydı toplam 81 milyar 126 milyon liralık faiz harcaması olacaktı. Ancak, bu yıllarda toplam 130 milyar 270 milyon liralık faiz harcamamız gerçekleşti. Aradaki fark 49 milyar 143 milyon liradır. Bu da 45 milyar 939 milyon dolara tekabül eder' dedi.

28subatmaliyet-2.jpg

KREDİ FAİZLERİNDE 37,2 MİLYAR DOLAR İLAVE MALİYET OLDU

2003-2011 döneminde bankaların kredilerden alınan yıllık faiz gelirinin artış hızının ise ortalama yüzde 23 olduğuna dikkat çeken Gedikli, 1997-2002 yılları arasında benzer oranda artışın yaşansaydı eğer 37 milyar 159 milyon dolarlık ilave bir faiz maliyetinin olmayacağını söyledi.

28subatmaliyet-3.jpg

İÇ BORÇ STOKU ARTIŞI 41,4 MİLYAR DOLAR OLDU

28 Şubat sürecinde 1997 yılında 30,7 milyar dolar olan iç borç stokunun 2002 yılında tam 3 kat artarak 91,7 dolara yükseldiğini söyleyen Gedikli, 1992-1996 yılları arasındaki ortalama yıllık borç artış oranının yüzde 10,4 olduğunu kaydetti. Gedikli, 1997-2002 arasında dolar cinsinden iç borç stokundaki ortalama yıllık artış oranının ise yüzde 22,1 olduğunu vurguladı. Gedikli, 'Dolayısıyla 1997 yılında 30, 7 milyar dolar olan iç borç stoku 2002 yılına kadar her yıl yüzde 10,4 oranında artsa idi, 2002 yılındaki iç borcumuz sadece 50,3 milyar dolar olacaktı. Fakat, 2002 yılındaki borç 91,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Aradaki fark 41,4 milyar dolar oldu'

28subatmaliyet-4.jpg

DIŞ BORÇ STOKUNDAKİ ARTIŞ 27,2 MİLYAR DOLAR OLDU

Bülent Gedikli, 28 şubat sürecinde 1999 ve 2000 yıllarında yapılan 17 Stand-By anlaşmaları ile IMF'den toplam 17 milyar 522 SDR (28.02.2001 yılında 1 SDR 1,55335 dolar) yani 27 milyar 218 milyon dolar borç alındığın belirterek, istikrarlı ve başarılı ekonomi yönetimi sayesinde geçtiğimiz günlerde bu borcun kapatıldığını hatırlattı.

28subatmaliyet-5.jpg

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim