28 Şubat davası yitikleştirilemez

10.01.2014 02:04

Sibel Eraslan

Başbakan Erdoğan’ın Dolmabahçe’de gazetecilerle düzenlediği  toplantıda da sormuştum. “Yargılamanın Yenilenmesi” tartışmaları çerçevesinde, Ergenekon ve Balyoz davaları etrafında oluşan negatif şüphe ve genel itibar kaybı, 28 Şubat Davasını nasıl etkileyecek?

Başbakanımız, yeniden yargılanma meselesine olumlu yaklaştığını Adalet bakanlığının bu konuda çalışmaları olduğundan söz etti.

Yeniden Yargılama konusunda CMUK’un gayet kapsamlı mevzuatı, yeni delil-yeni olayın, hitama ermiş her ceza davasında, her zaman ileri sürülecek konular olduğunu anlatır. Görülmekte olan henüz hitama ermemiş davalardaysa,şayet varsa yeni delil- yeni olay,yargı  safahatının her aşamasında sunulur zaten...

Peki Hükümetin bahsettiği veya basından takip ettiğimiz “yeniden yargılama”dan kasıt nedir? Ergenekon ve Balyoz davalarını, tamamiyle yok saymak sonucu mu çıkacak buradan, radikal bir hukuk reformu mu?  Son günlerde sıkça gündeme gelen “paralel yapılanma” bilgisi, “siyasi yorum” mudur veya burada bir tür yeni delil/olay halinde mi ele alınacaktır?

Uzun süredir sessizliğini sürdüren Türk Silahlı Kuvvetleri, resmi sayfasında da duyurulan basın açıklamasına göre, yargı yoluna başvurmuş. “Kumpas” polemiğinin, polemikten çıkıp, yazarının da arzu etmediğini düşündüğüm bir merhaleye taşınması ihtimali söz konusu olabilir mi?Silahlı Kuvvetlere mensup kişiler haklarını aramayacaklar mı, niçin tedirginsiniz dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız. Elbette arayacaklar, bireysel başvuru hakları herkes gibi onlara da açık. Ama kurumsal başvuruyla, bireysel başvuru birbirinden farklı şeyler.  

Ergenekon ve Balyoz’da, “darbeye teşebbüse teşebbüs etmek” üzerinden yürümüştü tüm tartışma. Oysa bu davaların korkunç birer hata oldukları ve derhal yok sayılmaları gerektiği algısı, başka bir darbenin tartışılması, yargılanması imkanını sabote ediyor. Teşebbüs falan değil...Düpedüz darbe olan 28 Şubat’ın hepten buharlaşması...  Zaten genel bir mahkemede görülmekte, zaten gayri ciddi bir şekilde yürütülmekte, zaten darbeyi yapanların serbest bırakılıp, darbenin mağduru olanlarınsa hapse gönderilecekleri (Yakup Köse örneğinde olduğu gibi) bir garip süreç içine itildi 28 Şubat... 28 Şubat mağdurları bir kez daha yetim bırakılmamalıdır.

Adalet Bakanımızın bu konudaki hassasiyetini bildiğim halde, bu yıpranma payından bahsetmek zorundayım. Davayı takip eden avukat arkadaşlarımla da konuştum, onlar da 28 şubat Davası üzerine düşen bu ağır gölgeden oldukça rahatsızlar...

***

Niçin bütün tartışmalarımız holiganlık düzeyinde sürüyor? “Ya hep ya hiç” dışında başka seçenekleri yok mu hayatın? Dün Ergenekon ve Balyoz davalarını, “asrın en büyük vesayet mücadelesi” olarak takdim eden kalemler, bugün aynı davaları “paralel devletin 1.Ordu’yu çökertme programı” olarak lanse ediyorlar... Nereden nereye? Ama Adalet Perisi Themis’in gözleri, tam da bu yüzden bağlıdır ya. Yani adalet, her şeye rağmen tarafsız bir şekilde tartmaya devam etmelidir.  

Baştan beri çerçevesi belliydi bu mahkemelerin, cunta olup olmadığı ve şayet varsa eylemleri ve teşebbüsleri hakkında somut sonuçlara ulaşmak. Başta uzun tutukluluk süreleri olmak üzere pek çok konuyu tartışıp eleştirdik. Ama bugün konuştuğumuz şey eleştiri değil, cuntayı sorgulatan yapının da bir başka cunta(paralel yapı) olup olmadığı konuşuluyor... Bunu siyasi yorumolmaktan çıkartıp, paralel yapıyı en kısa zamanda müşahhaslaştırmak gerekiyor. Aksi taktirdemücerret kalması, potansiyel suçlu üretir...  

***

Savcılarla milletvekillerinin, yargıçlarla gazetecilerin bu kadar yüzgöz olduğu, jandarmadan medet uman, hayatında bir kez karakola gitmemiş akademisyenlerin sosyal medyada hafiye kesildiği kör karanlık içinde, giderek otoriterleşen bir  saflaşmaya gidiyoruz...

“Şartların olgunlaşması”nı, demir tavında dövülür cinsinden bekleyen, “volkanik” birileri için, giderek uygun pozisyona düştüğümüzü gözden kaçırıyor muyuz yoksa...

STAR

 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim