1. HABERLER

  2. HABER

  3. 27 Nisan E-Muhtıracılarına Utanç ve Korku Kaldı
27 Nisan E-Muhtıracılarına Utanç ve Korku Kaldı

27 Nisan E-Muhtıracılarına Utanç ve Korku Kaldı

Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı Kenan Alpay beş yılı geride bırakan 27 Nisan e-muhtırasını ÜLKE Tv'de değerlendirdi.

A+A-

ÜLKE TV’de Selda Atalay'ın sunduğu “Günün İçinden” isimli haber-yorum programına konuk olan Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı Kenan Alpay beş yılı geride bırakan 27 Nisan e-muhtırasını değerlendirdi.

27 Nisan e-muhtırasına giden süreçte rol alan aktörleri ve olayları değerlendiren Alpay siyaset ve topluma vesayet etmek üzere örgütlenen geleneksel yapıya dikkat çekti.

Cumhurbaşkanlığı makamının Kemalist-laik karakterini muhafaza etmek üzere çok öncesinden gerilim yaratacak bir dizi etkinliğe start verildiğine vurgu yapan Alpay şu hususlara değindi: A. Necdet Sezer tipinde yeni bir Cumhurbaşkanı seçtirmek için uğraş verildi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt muhtıra verilmeden bir hafta önce basına yönelik düzenlediği bir toplantıda “sözde değil özde laik-Atatürkçü” cumhurbaşkanı istediklerini deklare etti. Danıştay saldırısından Cumhuriyet mitinglerine kadar hemen bütün etkinliklerde bürokratik oligarşinin enerjisini yoğunlaştırdığı alan AK Parti Hükümetini düşürmekti.

Başörtüsü yasağı üzerinden toplumun İslami aidiyetini baskı altında tutmayı hedefliyorlardı. 27 Nisan açık bir biçimde 28 Şubat’ı ikame etmek ve devam ettirmek üzere tertiplenen bir kalkışmaydı. Hükümet rest çekmeseydi siyaset ve toplum ağır bir cendere altına sokulacaktı. Yüksek yargı, TÜSİAD sermayesi, merkez medya, üniversiteler, CHP ve DSP gibi partiler TSK tarafından organize edilen bu muhtıra sürecinin parçaları oldular.

Muhtıradan ancak bir hafta sonra o da Hükümetin resti karşısında TSK’nın aciz kaldığı anlaşılınca AB ve ABD’den ılımlı mesajlar geldi. 12 Eylül ve 28 Şubat gibi 27 Nisan için de yargı sürecinin başlatılması ve suçluların cezalandırılması gerekiyor. Yeni bir kalkışmanın önünü almak için hem yargı yolunu açık tutmak hem de darbeye zemin oluşturan kanun ve kurumlar kültürünün sağlam bir biçimde değiştirilmesi gerekiyor. 

HABERE YORUM KAT