1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. 14 Milyon Suriyeli Evinden Uzakta
14 Milyon Suriyeli Evinden Uzakta

14 Milyon Suriyeli Evinden Uzakta

Nisan 2011’den bu yana yarısı çocuk 4 milyon kişi ülkeyi terk ederek Lübnan, Ürdün, Irak, Mısır ve Türkiye gibi komşu ülkelere göç etti. Yaklaşık 10 milyon kişi ise ülke içerisinde yer değiştirdi.

A+A-

Aybike Eroğlu / Yeni Şafak

Suriye’deki iç savaşın fitili, Derra’da yaşları 9 ila 15 arasında değişen 15 çocuğun okul duvarına, ‘Hürriyet istiyoruz, demokrasi istiyoruz’ sloganı yazmasıyla ateşlendi. Yazıyı yazan çocuklar, tutuklanarak rejim güçleri tarafından alıkondu. Çocukların tutuklu kaldıkları süreçte tırnakları sökülerek yapılan işkenceler, aileleri ayağa kaldırdı. Kötü muameleye tepki sokaklara taşarak, kitlesel tepkiye dönüştü. Başta İdlip, Halep, Hama, Humus, Banyas ve Lazkiye gibi farklı şehirlere yayılan protesto eylemleri, ülkeye yayıldı. Protesto eylemlerinin yaşandığı bölgeye gönderilen Beşşâr Esed’in kardeşi ve Cumhuriyet Muhafızları ile 4. Zırhlı Tümeni'nin komutanı Mahir Esed, muhalefete sert müdahalelerde bulunarak yüzlerce kişiyi katletti. Katliama sessiz kalmayan Suriyeli halkın tepkisi ülke genelinde kitlesel başkaldırıya dönüştü. Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin yaşantısını konu alan Suriye trajedisi ve mülteci gerçeği araştırması İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Süleyman Elik tarafından yürütüldü.

KİMYASAL SALDIRIYLA GELEN TRAJEDİ

Olayların başladığı Nisan 2011’den bu yana Beşşar Esed ve kurmayları sivil halka sistematik katliam uyguladı. BM’nin 2014 itibariyle açıkladığı rakamlar ışığında Suriye iç savaşında 100 bini aşkın insan öldürüldü. Suriyeli gözlemcilerin Ağustos 2014 verilerine göre bu rakam 191 bin 369. Binlerce kişi yaralanırken, 600 bini aşkın kişi tutuklandı. Yarısı çocuk 4 milyon kişinin Lübnan, Ürdün, Irak, Mısır ve Türkiye gibi komşu ülkelere göç etmek zorunda kaldığı iç savaşta, 10 milyon kişi ülke içerisinde yer değiştirdi. 21 Ağustos 2013'de iç savaş tam anlamıyla insanlık trajedisine dönüştü. Şam’ın Doğu Guta banliyösünde rejim güçleri tarafından sivil halka kimyasal silahla saldırıldı. Aralarında çocuk ve kadınların bulunduğu bin 300’den fazla kişi yaşamını yitirdi.

Kamp dışında yüzyüze ilk araştırma

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslar İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Süleyman Elik, Suriye iç savaşından kaçarak ülkemize sığınan mültecilerle yüzyüze bir araştırma yaptı. Türkiye'de ilk kez bu araştırma kapsamında kamp dışında mülakatlar gerçekleştirildiğini belirten Elik, Anadolu ve Avrupa yakası olmak üzere İstanbul’un iki yakasında görüşmeler yaptıklarını aktardı. Elik, “Anadolu yakasında sosyal doku açısından birçok etnik ve dini farklılıkları bünyesinde barındıran Sultanbeyli ilçesini tercih ettik. Bu ilçede gelir en alt seviyelerde olmasına rağmen 14 bin Suriyeliyi misafir etti. Avrupa yakasında ise daha çok gelir düzeyi yüksek olan Fatih, Başakşehir ve Şişli ilçelerini seçmemiz aradaki farkları gösterilmesine ciddi katkılar sağladı. Hem Türkçe hem de Arapça bilen Türkmen kökenli Suriyeli iki araştırmacı Yahya Osman Bey ve Nur Osman hanımefendi de bize çok katkı sağladı” şeklinde konuştu.

Açlık göçü tetikledi

Ülke içinde her bir bölge yangın yerine dönerken yaklaşık 10 milyon Suriyeli de mülteci durumuna düştü. İnsanların yaşadıkları mahalleleri terk etmeleri sonucu zirai faaliyetler durdu. Olaylar nedeniyle gıda sıkıntısıyla karşı karşıya kalan Suriyeliler, Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere göçe başladı.

Halkın taleplerine silahla karşılık

Protestolar sırasında reform isteyen Suriye halkı, 1963'den bu yana uygulanan olağanüstü halin kaldırılması, içişleri bakanlığının sivilleştirilmesi, yargı bağımsızlığı, bireysel hakların tanınması, gelir dağılımında adaletin sağlanması, iktidardaki Baas Partisi’nin gücünün sınırlandırılmasını talep etti. Halkın taleplerine olumlu yanıt vereceğini ilan eden Beşşar Esed, verdiği sözlerin hiçbirinde durmadı. Ateşli silahlar kullanarak yüzlerce insanın ölümüne ve binlercesinin yaralanmasına ve sakat kalmasına neden oldu. Özgürlük talebi sürecinde binlerce insan cezaevine gönderildi.

REJİMİN YIKILMASI İÇİN MÜCADELE

Yaşanan gelişmeler üzerine yaşamını yitiren kişilerin aileleri, Esed’in politikalarına yönelik umudunu yitirirken, barışçıl protestolar da rejimin devrilmesi yönünde bir tavra dönüştü. Temmuz 2011’den bu yana olaylar Suriye’de halkın kendini silahlı rejim güçlerine karşı savunmak üzere silahlanmasıyla iyice şiddetlendi. Temmuz 2012 Halep’te başlayan gösteriler gerilla savaşına dönüşerek bütün ülkeye yayılmaya başladı. Suriye topraklarında yaşanan Gerilla savaşı, Esed ordusuna birçok cephe açtığı için, iç savaşın da uzaması kaçınılmaz oldu. Merkezi hükümet tarafından kontrol kaybedilirken, bu durum Esed’i taktik değişikliğine sürükledi. Ordusunu güvenli bölgelere çekerek savunmaya geçen Esed, gerilla savaşının daha fazla ilerleyememesi nedeniyle muhalefette rehavet ve yılgınlıklar belirmeye başladı. Muhalefetin yılgın tavrının ayrılıkları körükleyen bir unsura dönüştüğü Suriye iç savaşında, sınır güvenliğini sağlayan Şebbihaların halkın içine girmeleri ve çeşitli provokasyonlarla onları etkilemeleri muhalefeti zayıflattı.

Komşuluk kardeşliğe dönüştü

Suriye-Türkiye ilişkilerinin yay gibi gerilmesine neden olan Su, PKK ve Türkiye- İsrail ilişkileri gibi meselelerin çözümü AK Parti hükümetine kadar sürdü. 2004'te Esed ile Erdoğan’ın karşılıklı ziyaretleri iki ülke arasında ilk kez bir anlaşma imzalama imkanı doğurdu. 2007'de devreye giren anlaşma kapsamında, ülkeler karşılıklı vizeleri kaldırdı ve ilişkiler 27 Nisan 2009'de Savunma İşbirliği Anlaşması'nın imzalanmasıyla en üst düzeye çıkarıldı. Bölgesel sorunlar konusunda ortak tavır koyan iki ülke, Suriye’nin İsrail ile yaşadığı sorunlara çözüm yolları da geliştirdi. Suriye, Türkiye’nin arabuluculuğunu kabul ederken, Suriye-İsrail görüşmeleri, İsrail’in Gazze’ye yaptığı Dökme Kurşun operasyonu nedeniyle akamete uğradı. İki ülke ayrıca, Irak Komşu Ülkeler Platformunun aktif katılımcılarından oldu.

Çağrılara Esed kulak asmadı

Dünyayı saran Arap Baharı etkisiyle Mart 2011’e sivil eylemler başgösterdi. İç savaşa evrilen gösteriler, iki ülke ilişkilerinin de yörüngesini değiştirdi. 2011'in Nisan başlarında Türkiye, ülkesinden kaçan Suriyeli mültecilerin ana merkezlerinden biri oldu. Sivil gösterilerin çığ gibi yayıldığı sürede Türkiye, Esed’e 1970’lerden beri devam eden sıkıyönetimin kaldırılmasını ve vatandaşlık kimliklerin verilmesini tavsiye etti. Muhalefet ve yönetim arasında arabuluculuk maksadıyla Dışişleri Bakanı Davutoğlu'un 9 Ağustos’taki ziyareti Suriye’ye son ikna çabasıydı. ‘Barış ya da ateşkes’ görüşmelerinden bir sonuç alamayan Ankara, muhalif gruplarla ilişkilerini geliştirdi. Suriye Halkının Dostları Girişimini destekledi, toplantılarının İstanbul’da yapılmasına da ön ayak oldu. Suriye Ulusal Konseyi’nin uluslararası toplumda kabulüne çok ciddi katkılar sağlayan AK Parti hükümeti Gaziantep’te Suriye Geçici Hükümetinin kurulmasına destek verdi.

HABERE YORUM KAT