1. YAZARLAR

  2. Cengiz Çandar

  3. 12 Eylül'ün zincirleri kırıldı
Cengiz Çandar

Cengiz Çandar

Yazarın Tüm Yazıları >

12 Eylül'ün zincirleri kırıldı

A+A-

Evet, Türkiye halkı, 12 Eylül’ün zincirlerini kırdı. Tam 30 yıl sonra bir 12 Eylül gününde.
Referandumun net, çok net yüzde 58’e 42’lik sonucu bu “simgesel” anlamıyla tarihe geçecek.
Tarih, 12 Eylül halk oylaması sonucunu, kampanyada kimin ne söylediğiyle değil, sonucuyla kayda geçirecek. Sonuç, tartışmaya yer bırakmayacak bir oran farkıyla Türkiye halkının, 12 Eylül askeri darbesinin anayasasının zincirlerini kırmış olduğudur.
Askeri vesayet rejiminin 12 Eylül askeri darbesinin ürünü olan 1982 Anayasası’nın belkemiği, 12 Eylül 2010 tarihindeki halk oylamasıyla kırılmıştır. Yüzde 77 katılım oranlı bir halk oylamasının yüzde 58’e yüzde 42 oranıyla “Evet” lehinde sonuçlanması, bazı ağızları mühürlemek zorundadır.
Referandum sonucunun yüzde 58-42 çıkması, “Hayır”ın, bir siyasi partinin silahlı destek altındaki “Boykot” kararıyla kurduğu ittifak ve zaman zaman “Hayır” yandaşlarının saldırganlık boyutuna varan çok canlı bir kampanyanın sonucu olması açısından, daha da değerli ve anlamlıdır.
“Boykot”a uymak zorunda kalan vatandaşlarımızın ezici çoğunluğunun “Evet” oyu vereceği bir sır değildi. Dolayısıyla, yüzde 58’i, yüzde 60, hatta yüzde 60 üzeri olarak da hesaplamak mümkündür.
Türkiye’nin, ülkeyi kutuplaştıran ve gerginleştiren bir kampanyadan sonra “Evet” ve “Hayır” oylarının birbirine çok yakın çıkması, “ülke bölündü” ve ülkede kutuplaşma arttı” tezlerinin devamını sağlayacaktı.
Öyle olmadı. Sonuç, “kuvvetli” bir “Evet”tir.
Ne ülkemiz, ne toplum kimi felaket tellalarının bizleri inandırmak istediği gibi ortasından bölünmedi. Yüzde 58-42 esaslı bir oran farkıdır.
***
Sonuç, Türkiye halkının, siyaset kilitlendiği noktada, anahtar olarak devreye girdiği vakit, “askeri vesayet istemiyorum”, “demokratik bir ülke istiyorum”, “özgürlük istiyorum” iradesinin güçlü biçimde, tartışmaya yer bırakmayacak şekilde yansımasıdır.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, sonuç ortaya çıktıktan sonra yaptığı “darbeci anlayış kaybetti” değerlendirmesi doğru ve isabetlidir.
“Darbeci anlayış”ın, Türkiye’nin demokratik değişiminin karşısında durduğu ve referandumda “Hayır”dan yana olduğu tartışma götürmez. Kaybetmiştir.
12 Eylül askeri darbesinin anayasası, “Hayır” demenin yasak olduğu ve ceza gördüğü ve kabul edilmediği taktirde askeri cunta rejiminin devam edeceği tehdidi altında referanduma sunulmuştu.
1982’deki anayasa referandumu, halk oylaması değil, bir halk oylaması karikatürüydü.
Halk, kendisine fikri özgürce sorulduğu vakit, 12 Eylül 2010 günü yaptığı gibi, “askeri vesayet rejimi”ne güçlü bir “Hayır”, Türkiye’nin değişimine güçlü bir “Evet” diyor.
***
Referandumda “Hayır” oyu veren vatandaşlarımızı  “kaybetmiş” sayabilir miyiz  peki?
Onlar kaybetmediler. Kabul edilen anayasa değişiklikleriyle onların elinden hiçbir hakları alınmış değil. Tersine, anayasa değişikliklerinin sağlayacağı haklar ve özgürlüklerden onlar da yararlanacaklar.
Ama, anayasa halk oylamasını gerçek boyutlarından çıkartıp, bir “hükümete güvenoylaması” haline dönüştüren, değişikliklerin özünü saptırarak sunan ve halkı parti tercihlerine göre oy kullanmaya zorlayan siyasi liderleri ve onların medyadaki uzantıları, bir kısım kanaat önderleri, evet onlar kaybetmiştir. Bu anlamda, referandumun elbette kaybedenleri vardır.
13 Eylül’den itibaren şapkayı önlerine koyup, bundan önce yapmadıkları bir şeyi yapmaya, nerede niçin yanlış yaptıklarını açık yüreklilikle tartışmaya başlamaları gerekiyor.
“Hayır” verenler, birbirinden farklı ve büyük ölçüde irrasyonel dürtülerle oy verdiler. Onların büyük çoğunluğu kaybetmedi. Ama darbe yandaşları  anlaşılabilir, “değişime direnme” refleksleriyle “Hayır” çağrısı yaptılar, “Hayır” oyu verdiler. Onlar kaybetti. Darbeci anlayış
Sonuç olarak, Türkiye kazandı. Demokrasi kazandı.
12 Eylül askeri darbe anayasasının zincirleri kırıldı. Yeni, sivil, demokratik anayasa yapımı için yollar açıldı.
Bu yolculuk bugünden itibaren başlıyor...

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT