22 Şubat 2012 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Eylülün İşkenceci Albayı 32 Yıldır Kayıp
27 Ocak 2012 Cuma 08:42

12 Eylül'ün İşkenceci Albayı 32 Yıldır Kayıp

12 Eylül darbesinde Mamak Askerî Cezaevi Komutanlığı'nda adı işkencelerle anılan Albay Raci Tetik, 32 yıldır bulunamıyor.

12 Eylül darbesinden bir ay önce Mamak Askerî Cezaevi Komutanlığı'na getirilen ve adı insanlık onurunu çiğneyen işkencelerle anılan Albay Raci Tetik, 32 yıldır bulunamıyor.

Haber: Ensar Tuna Alatürk

Devrimci 78'ler Derneği, Tetik'in gizli şekilde İzmir'de yaşadığını ileri sürerken, eşi Aliye Tetik, Avustralya'da kanser tedavisi gördüğünü ifade ediyor. Tetik'in ismi, Mamak'ta vatanî görevini yaparken Albay Raci Tetik'in emriyle tutuklulara işkence yaptığını itiraf eden Kamil Atliman'ın Zaman'a yaptığı açıklamalarla gündeme gelmişti. Atliman, "Tetkik, döve döve bana dayak atmayı öğretti." demişti.

12 Eylül askerî darbesinin ardından Mamak Askerî Cezaevi'nde görev yapan askerler ile burada bulunan mahkûmlar, Cezaevi Komutanı Albay Raci Tetik'i işkencelerin baş sorumlusu olarak gösteriyor. Devrimci 78'ler Derneği de, geçen yıl Raci Tetik hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu. Derneğin Yönetim Kurulu üyesi Yılmaz Cerek, 32 yıldır nerede oturduğu saklanan Tetik'in, bulunduğunu iddia ettiği İzmir'de bir adresi de dilekçesine yazdı. Aliye Tetik ise eşi Raci Tetik'in Avustralya'da kanser tedavisi gördüğünü söylüyor. Tedavinin ardından da bir huzurevine yerleştirileceğini ifade ediyor. Geçen yıl Taraf Gazetesi'ne konuşan Aliye Tetik, "Biz 31 sene öncesinin muhakemesini vicdanlarımızda yaptık ve o zaman yaşanan tüm olayları kendi içimizde kapattık. O dönemle ilgili solcuların büyük acılar çektiğini, zarara uğradıklarını söyleyebilirim." diyor.

Mamak Cezaevi'nde coplarla dövülüp kafeslere konulduklarını ve günlerce aç-susuz bırakıldıklarını anlatan Devrimci 78'ler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Yılmaz Cerek, yaşadıklarını şöyle dile getiriyor: "Cezaevinde her gün düzenli olarak işkenceye, kötü muameleye ve baskılara maruz kaldım. Hem fiziki hem de psikolojik olarak travmalar yaşadım. Tahliye olduktan sonra da uzun yıllar psikolojik travma durumu devam etti." Mamak'ta 14 ay kalan Hüseyin Yılmaz da, askerlerin isteyerek kendilerine işkence yapmadıklarını vurgulayarak, başından geçen bir anıyı anlatıyor: "Bu çocuklara Raci Tetik emir veriyordu. Dövmeyen askerlerin dövüldüğünü biliyordum. Tanıdığım yakın köylüm bir asker vardı. Bizi dövmediklerinde dayak yiyordu, üzüme baktığında ağlıyordu."

1980 öncesi Balıkesir Ülkü Ocakları başkanlığı yaparken tutuklanarak 7 yıl Mamak'ta yatan Ahmet Ulu ise komutanların askerlere kendilerini vatan haini olarak tanıttığını söylüyor: "Askerler, 'bu insanlar vatan haini, bunlar insanları böyle katletti, hamile kadınları böyle katlettiler' şeklinde bizi dövmeleri için motive ediliyordu. Raci Tetik, Kıbrıs savaşında esirlerin kapatıldığı yerde de komutanmış. Bu işte profesyonel olduğu için Mamak'a getirildi."

İtiraf etmiş, "Beni kullandılar" demişti

Mamak Askerî Cezaevi Komutanı Albay Raci Tetik, en son 1988 yılında Milliyet Gazetesi'ne bir röportaj vermişti. "Ben bir işkenceciyim, beni pohpohlayarak kullandılar." diyen Tetik, şu ifadeleri kullanmıştı: "Benden önce bir yıl içerisinde 6 komutan değişmiş. Geldiğimde görev yapılmıyordu. Başa geçtim, örnek oldum. Talimatnameleri, kanunları uygulamaya başladım. Ama orası cezaeviydi. Hastane, okul, aşk gemisi veya yat kulübü değildi. Benden öncekiler iyi davrandıkları için başarılı olamamışlar. Mecburdum, astlarıma inisiyatif vermeye. Verince anormal işler olmadı değil, oldu. O talihsiz olaylara ben de çok üzüldüm. Ama bu, bir savaştır. Savaşta her zaman iyi şeyler olmaz. Lafla hizaya gelmiyorlardı. Saklamıyorum, oldu (işkenceleri kast ediyor). Peki onlar niye direniyorlar? Devletin talimatına niye direniyorlar? (Soru: Mamak'ı hatırladıkça uykularınız kaçıyor mu?) Çok... İki sene öncesine kadar çok olurdu. Şimdi yavaş yavaş düzeldi. Doktor, 'Mamak'ı hatırlamadan yaşa.' diyor. Orada görevliyken de oluyordu."

ZAMAN

YORUMLAR ( Toplam 1 yorum)
Ali Soylu
Mamak'a benden bir katkı.
27 Ocak 2012 Cuma 10:21
Kısa sürelerle görev yapan bölükler değiştirilirdi.Komandolar,piyadeler ve sonrası tankçı askerler göreve gelmişti.Bu tankçı çocuklar gördükleri manzara karşısında dehşete düşmüşlerdi.Bize şiddet ve işkence uygulamıyorlardı.Bir kaç gün bu böyle gitti.Bir gece koğuş nöbetçisiydim ve dışarıdan gürültüler gelmeye başladı.Pencereye yaklaşıp dışarı baktığım zaman onlarca askerin sadece iç çamaşırlarıyla ve ellerinde tuttukları kayalarla o soğuk ankara akşamında koşturulduklarını ve diğer askerler tarafından joplarla dövüldüklerini gördüm.Ertesi gün olduğunda o iyi niyetli askerler gitmiş ve yerlerini işkence makinalarına dönmüş robotlara bırakmıştı adeta.
KARİKATÜR
PANO

Haksoz haksöz