1. HABERLER

  2. HABER

  3. 12 Eylül Soruşturması Özel Yetkili Savcılıkta
12 Eylül Soruşturması Özel Yetkili Savcılıkta

12 Eylül Soruşturması Özel Yetkili Savcılıkta

12 Eylül 1980 askerî darbesi soruşturmasını yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Murat Demir, görevsizlik kararı vererek, dosyayı özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'ne gönderdi.

A+A-

Savcının görevsizlik kararında, darbeyi gerçekleştiren Milli Güvenlik Konseyi üyelerine isnat edilen anayasayı ihlal suçunun CMK 250. maddeyle özel yetkili mahkemelerin görev alanına girdiği vurgulandı.

Referandumda kabul edilen anayasa değişikliğiyle 12 Eylül askeri darbesini yapanlara yargı yolu açılmıştı. Yüzlerce suç duyurusu üzerine özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği soruşturma başlatmış, Başsavcı Vekili Hamza Keleş, 27 Eylül 2010'da görevsizlik kararıyla dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermişti. Keleş, görevsizlik kararında, Kenan Evren ve Milli Güvenlik Konseyi üyelerine isnat edilen "Anayasa'yı ihlal suçu"nun işlendiği tarihte bu davalara bakmakla görevli DGM'lerin henüz kurulmadığını belirtmişti. Kararda darbe suçunun, suç tarihi itibarıyla sonradan kurulan özel yetkili mahkemelerin görevine girmediği savunulmuştu. Keleş'in görevsizlik kararının ardından Ankara Başsavcılığı dosyayla ilgili Savcı Murat Demir'i görevlendirdi. Savcı Demir de suç duyurularını tasnif ettikten sonra, Balyoz belgeleri arasında bulunan 12 Eylül'ün yol haritası niteliğindeki 'Bayrak Harekât Planı'nı istedi. Demir, suç duyuruları ve Bayrak Planı üzerindeki çalışmasını tamamladıktan sonra görevsizlik kararı verdi.

Görevsizlik kararında, 179 kişinin şikâyetçi olarak yer aldığı suç duyurusu evraklarına atıf yapıldı. Söz konusu suç duyurularında, dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Nejat Tümer, Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, Harp Akademisi Komutanı Bedrettin Demirel, Genelkurmay 2. Başkanı Ali Haydar Saltık, eski Başbakan Bülent Ulusu ve diğer görevlilerin şüpheli sıfatıyla yer aldığı vurgulandı.

Kararda, darbeyi yapan üst düzey komutanlar ile Milli Güvenlik Konseyi üyeleri, bu konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetler ile kurucu meclis görevini ifa eden Danışma Meclisi üyeleri ve bu meclisin her türlü karar ve tasarrufları ile bu kanunları uygulayanların 'Anayasa'yı ihlal' suçunu işledikleri iddiası ile suç duyurularında bulunulduğu hatırlatıldı. Anayasa'nın 'geçici 15. madde'si sebebiyle 12 Eylül'de yapılan referanduma kadar şüpheliler hakkında herhangi bir soruşturma yürütülemediğine dikkat çekilen görevsizlik kararında, referandumla 'geçici 15. madde'nin yürürlükten kaldırıldığı ve şüpheliler yönünden yargısal tasarrufta bulunulmasına engel bir durumun kalmadığı kaydedildi. Kararda, şüphelilere isnat edilen 'Anayasa'yı ihlal' suçunun suç tarihi itibarı ile 765 sayılı TCK'nın 146. maddesine aykırılık oluşturduğu ve bu suça bakma ve görev yetkisinin ise 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu hükümlerine tabi olduğu kaydedildi. Sıkıyönetim Kanunu'nun 23. maddesi hükümlerine göre de 'sıkıyönetimin kaldırılması durumunda sıkıyönetim askerî mahkemelerinin görev ve yetkilerinin sona ereceği, soruşturma ve dava dosyalarının karar verilmesine gerek olmaksızın durumlarına, mahiyetlerine ve kanun hükümlerine göre bulundukları aşamada soruşturma ve yargılamaya devam edilmek üzere görevli ve yetkili mercilere gönderileceği' hususunun düzenlendiği ifade edildi. Sonraki süreçte darbe suçlarının Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin görev alanına girdiği belirtilen kararda, söz konusu sebeplerle 'görevsizlik' kararı verilerek, dosyanın CMK'nın 250. maddesiyle görevli ve yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'ne gönderilmesinin kararlaştırıldığı ifade edildi.

METİN ARSLAN / ZAMAN

HABERE YORUM KAT