1. HABERLER

  2. HABER

  3. 12 Eylül Halk Oylaması İçin ‘Darbe’ Dedi
12 Eylül Halk Oylaması İçin ‘Darbe’ Dedi

12 Eylül Halk Oylaması İçin ‘Darbe’ Dedi

CHP'li Emine Ülker Tarhan,Ergenekon sanıklarını savundu ve "12 Eylül 2010 darbesinin simgesi Silivri Cezaevi'dir." dedi.

A+A-

CHP'li Tarhan, Meclis kürsüsünden Ergenekon sanıklarını savundu ve tarihî referandumu kastederek "12 Eylül 2010 darbesinin simgesi Silivri Cezaevi'dir." dedi. Bu sözlere Adalet Bakanı Ergin'in cevabı sert oldu: "Bu ülkede biten şey; darbe hazırlığı içinde olanlardan icazet alan, darbe sonrası darbecileri ayakta alkışlayan anlayıştır."

CHP Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan, Meclis kürsüsünden Ergenekon sanıklarını savundu. Tarhan, tarihi 12 Eylül anayasa değişikliği referandumunu kastederek, "12 Eylül 1980 darbesinin simgesi Mamak ve Diyarbakır cezaevleriydi. 12 Eylül 2010 darbesinin simgesi ise Silivri Cezaevi'dir." iddiasında bulundu. Bu sözlere Adalet Bakanı Sadullah Ergin cevap verdi: "Bu ülkede biten şey; darbe hazırlığı içinde olanlardan icazet alan, darbe sonrası darbecileri ayakta alkışlayan anlayıştır. Bu ülkede biten şey; adalet değil, adalet adına yıllardır milletin ensesinde boza pişirme, darbecileri desteklemedir."

CHP Grup Başkan Vekili Emine Ülker Tarhan, Meclis Genel Kurulu'nda 'Yargı bağımsızlığı' konulu gündem dışı bir konuşma yaptı. Geçtiğimiz günlerde iki yargıcın istifa etmesine temas eden Tarhan, HSYK'nın yapısını değiştiren 12 Eylül anayasa değişikliği referandumunu eleştirdi. Tarhan, şu iddialarda bulundu: "Biz biliyoruz ki 12 Eylül 1980 darbesinin simgesi Mamak ve Diyarbakır cezaevleriydi. 12 Eylül 2010 darbesinin simgesi ise Silivri Cezaevi'dir. Postmodern darbe dönemlerinin, postmodern işkence metotları uygulanıyor orada."

CHP'li vekilin gündem dışı konuşmasını hükümet adına Adalet Bakanı Sadullah Ergin cevapladı. AB'nin İlerleme Raporu'nda yeni HSYK ile ilgili güzel tespitler bulunduğuna işaret eden Ergin, "2010 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle oluşturulan yeni yargı sisteminin gelişim çizgisini birlikte izliyoruz. Tarhan, iki hakimin istifa ettiğini söylüyor. İstifa eden iki hakim de YARSAV'a üye ve daha önce etkinliklerinde görev almış hakimler." dedi. CHP milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine de kendisine laf atan vekillere, "Siz kürsüden konuşurken biz dikkatlice dinledik. Lütfen konuştuklarınızın cevabını dinlemeye tahammül gösterin." karşılığını verdi.

Ergin, bir hakimin 'yargı bitti' diye istifa ettiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bakın bu ülkede biten bir şey var. Bu ülkede biten şey; millet iradesine geçit vermeyen vesayet sistemidir. Bu ülkede biten şey; yargı kalemiz diyenlerin ideolojik hegemonyasıdır. Ve bu ülkede biten şey; darbe hazırlığı içinde olanlardan icazet alan, darbe sonrası darbecileri ayakta alkışlayan anlayıştır. Bu ülkede biten şey; adalet değil, adalet adına yıllardır milletin ensesinde boza pişirme, darbecileri desteklemedir."

GÜLDAL MUMCU'NUN 'SEÇİMLE GELEN SULTANLAR' SÖZÜNÜ DE ELEŞTİRDİ

Adalet Bakanı Ergin, oturumun açılışında "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözünün "Egemenlik kayıtsız şartsız seçimle gelen sultanlarındır." anlamına gelmediğini söyleyen TBMM Başkan Vekili CHP'li Güldal Mumcu'ya da tepki gösterdi. Ergin, şu ifadeleri kullandı: "Sayın Başkan'a şunu hatırlatmak istiyorum; hükümeti eleştiren değerlendirmeler yaptı. Bu eleştirilerin hepsi yapılabilir. Ama kusura bakmayın Sayın Başkan, o kürsüden yapılamaz bunlar. Orada oturan başkan, Genel Kurul'u tarafsız yönetmek zorundadır." Mumcu, bu sözlere, "Benim yaptığım değerlendirmeler bir hukuk devletinde olması gereken unsurlardır. TBMM'nin koruması gereken onuru hakkındadır." diye karşılık verdi.

Öte yandan Atilla Kart'ın öncülüğündeki bir grup CHP milletvekili, Sadullah Ergin'i makamında ziyaret etti. 1,5 saat süren görüşmenin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Kart, "Adaletin gelişiminden duyduğumuz kaygıları, toplumsal barışın zedelenmesinden duyduğumuz kaygıları ifade ettik." diye konuştu. Tutukluluk süreleriyle ilgili konuyu da dile getirdiklerini ifade eden Kart, Adalet Bakanı'nın bu konuda sorunu üstlenmesi ve Meclis Başkanı'na bu konuyla ilgili çözüm önerisi götürmesi gerektiğini ifade etiklerini aktardı. (ZAMAN)

HABERE YORUM KAT