1. YAZARLAR

  2. Emre Uslu

  3. 11 numaralı CD’deki el yazısı Süha Tanyeri’nin mi
Emre Uslu

Emre Uslu

Yazarın Tüm Yazıları >

11 numaralı CD’deki el yazısı Süha Tanyeri’nin mi

A+A-

Balyoz davasının başlamasıyla birlikte tartışmalar da yeniden alevlendi. Tartışmaların odağında bu sefer Çetin Doğan’ın kızı ve damadı Pınar Doğan ve Dani Rodrik’in başlattığı bir tartışma var. Doğan’ın çocukları Balyoz davasının delilleri arasında yer alan 11 numaralı CD’nin sonradan üretildiğini, hatta askeriyeyi bilmeyen kişiler tarafından üretildiğini iddia ediyor. Buna ilişkin tutarlı sayılabilecek birkaç örnekleri de var. Sanırım bunu savcılık mahkeme safhasında açıklamaya çalışacak. Ancak Doğan’ın çocuklarının iddiaları dosyadaki diğer delilleri zayıflatacak kadar güçlü de değil. Pınar Doğan ve Dani Rodrik çerçevesini kendilerinin çizdiği bir mantıksal kurgudan hareket ederek ve tabii ki mevcut diğer bütün delilleri yok sayarak Balyoz davasını sorgulamaya çalışıyorlar. Temel mantık kurguları şu: “2003 yılında üretilmiş bir CD’de 2009 yılına ait bilgiler nasıl yer alır? Dolayısıyla bu CD’ler sonradan üretilmiş ve sahtedir ve Balyoz davası da bir tiyatrodur.”

Bu soru haklı bir soru. Ama vardıkları sonuç doğru değil. Bu önermeden yola çıkarak CD’lerin sahte olduğunu iddia etmek için arada sorulacak çok farklı sorular var. Rodrik ve Doğan o soruları bilerek sormuyor. Örneğin bütün TSK’yı ve sistemi karşısına alacak bir çete diyelim ki böyle sahte bir CD’ üretmeyi başardı. Ve diyelim ki 2000 yılında emekli olmuş memurların kullandığı bilgisayar dosyalarını bile onların adına kaydetti ve yüz binlerce belgeyi doğru bir şekilde üretti. Ve diyelim ki her nasıl olduysa birkaç belge içindeki yüzlerce isimden birkaçının eski isimlerini koymayı unuttu. Bu kadar mükemmel çalışan bu çete nasıl olur da o CD’nin üzerine el yazısıyla imzasını atar? Bilindiği gibi 11 numaralı CD’nin üzerinde “Or.K.na” ibareli bir el yazısı mevcut. Rodrik ve Doğan bilimsel titrlerini kullanmaktan çekinmedikleri bu süreçte 11 numaralı CD’nin üzerinde var olan el yazsının –eğer CD üretimse- hangi mantıkla yazılmış olabileceğini de açıklamalılar? Bu, herşeyiyle mükemmel ve aslından asla ayırt edilemeyecek dolar üreten bir kalpazanın ürettiği banknotun üzerine kendi imzasını atmaya benzer. Dolayısıyla o el yazısı herşeyi açıklayabilecek bir delil niteliğine bürünmüş durumda.

Peki, o el yazısı kime ait?

Balyoz davasının ek klasörleri arasında son birkaç gündür obsesif bir şekilde yaptığım araştırmalardan değişik sonuçlara ulaştım. Bunların bir kısmını önümüzdeki günlerde paylaşacağım ama şimdi el yazısının peşinden gidelim. Soruşturmacılar CD’lerin üzerindeki yazılar ile kozmik odada çalışan sivil memurların el yazılarını karşılaştırmışlar. Mevcut 19 CD’nin çoğunun üzerinde yer alan el yazılarının iki memurun elinin ürünü olduğu ortaya çıkmış. Ancak benim görebildiğim kadarıyla 11 numaralı CD’nin üzerindeki el yazısının o iki sivil memura ait olduğuna dair bir rapor yok. Tam da bu nedenle Pınar Doğan ve Dani Rodrik 11 numaralı CD’nin sahte olduğuna ilişkin bence acele bir yorum yapıyor. 11 numaralı CD’nin üzerindeki el yazılarının o iki memura ait olmaması o CD’yi otomatikman sahte yapmaz, yapmıyor. Zira CD’nin içinde yer alan belgelerin otantik değeri var. Biz yeniden o el yazısına dönelim. İki memur değilse o el yazısı kime ait olabilir?

Bu sorunun peşinden giderken ilginç bir yol izledim. Öncelikle “11 numaralı CD içindeki belgelerin son kaydedicisi kim” sorusunu sorarak hareket ettim. Gördüğüm kadarıyla (ihtiyatlı davranıp hemen hemen diyeyim) 11 numaralı CD’de var olan bütün dosyaların son kaydedicisi Süha Tanyeri isimli kullanıcı olarak görünüyor.

Örneğin çok tartışılan, Balyoz Harekât Planı dosyasını, önce kozmik odada görevli sivil memur Sevilay Erkani Bulut, daha sonra HRKBSK kullanıcısı, en son olarak da Süha Tanyeri isimli kullanıcı kaydetti. Yine Milli Mutabakat Hükümeti’nin var olduğu dosyasının son kaydedicisi de, kapatılacak dernekler dosyasının son kaydedicisi de Süha Tanyeri görünüyor. O halde eğer son kaydedici Süha Tanyeri ise o el yazısı Süha Tanyeri’ne ait olabilir mi?

Bu kritik soruyu ne yazık ki soruşturmacılar sormamış. Dosyada Süha Tanyeri’den elde edilen çok kritik değerde el yazılı deliller var. Uzmanlar bu el yazısı notları incelemiş ve Süha Tanyeri’nin olduğuna karar vermişler. (Ki bu el yazıları tek başında ülkede skandallar çıkarmaya yetecek belgedir. Örneğin Gökçeada’nın Rum halkının adadan nasıl kaçırtıldığı, Ada’dan Rumları kaçırtmak için oraya gerek olmadığı halde komando birliği kurulduğu anlatılıyor. Bir azınlık çocuğu olarak Dani Rodrik’in en azından bu utanç verici duruma itiraz etmesini, iddialarını sıralarken el yazısı belgelerini görmesini ve dürüstlük adına onlara da en azından şerh koymasını beklerdim. Tanyeri’nin el yazılı notlarını yeniden ele alacağım.) Ancak –benim tesbit edebildiğim kadarıyla- uzmanlar 11 numaralı CD’nin üzerindeki el yazısıyla Tanyeri’nin el yazısını karşılaştırmamışlar. Oysa bana göre asıl kritik olan nokta burası. Umarım bundan sonra onu yaparlar.

11 numaralı CD’nin üzerindeki el yazısı örneklerini gösterdiğim bir grafoloji uzmanı, yazının laboratuar ortamında ıslak imzalı versiyonunun incelenmesi gerektiğini ifade ettikten sonra “sözkonusu yazıda incelemek için gereken harflerin az olduğunu ancak karşılaştırılabilir harflere bakıldığında bu yazının kuvvetle muhtemel Süha Tanyeri’nin el ürünü olduğunu” belirtiyor. Mevcut yazıların kıyaslamasına göre hiçbir grafoloji uzmanının “bu yazı Süha Tanyeri’nin el ürünü değildir” şeklinde rapor veremeyeceğini ancak üzerinde baskı olup kıvırmak isterse “mevcut yazı az olduğundan kıyaslama yapmaya elverişli değildir” şeklinde topu taca atabilir değerlendirmesini yapıyor. Bununla beraber “kıyaslanabilir harfler” bakımından bu yazı Süha Tanyeri’nin el ürünüdür demek çok daha büyük ihtimal. Resmî olmayan bu görüş kuşkusuz çok yeni bir tartışma başlatmak için yeterli...

Buyurun siz de bakın...

acilim1@gmail.com

TARAF

YAZIYA YORUM KAT